ATEİZMİ ANLAMAK-3

DİN
5,0
19.01.2014 22:39:10
A+ A-

ATEİZMİ ANLAMAK-3

Ateizmi anlamak yazı dizisine kaldığımız yerden devam ediyoruz. Birinci ve ikinci yazılarımda ateizmin “ezeliyet” ve “tesadüf” konularındaki çelişkilerinden bahs etmiştim. Bu yazımda detaylara çokça girmeden ateizmin diğer kavramlarla ve konularla ilişkisini ve bu ilişkilerdeki çelişkili durumları ortaya koymaya çalışacağım.

Ateizm bilim ve akıl

Ateist düşünce genelde kendisini bilimle özdeşleştirmekte ve bilimsel olduğunu ileri sürdüğü bazı teoriler aracılığıyla dinin bilimin karşısında olduğu fikrini ileri sürmekte… Şüphesiz onların bu önyargılarında dindar geçinen büyük bir kitlenin payı inkar edilemez ama Kur’an açısından ele alındığında Kur’an’ın akla ve bilime önem vermediği ve önemli bir biçimde atıf yapmadığı asla savunulamaz. Bilakis Kur’an kadar akla, bilime, düşünmeye, tefekküre, araştırma ve incelemeye davet eden, vurgu yapan başka bir kutsal kitap yoktur.

Ayrıca jeoloji, fizik, tıp, biyokimya, genetik vb. bilim dallarında son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların neredeyse tamamına yakını ateizmin aleyhine ve teizmin lehine sonuçlar vermiştir. Özetle; Big Bang ile evrenin bir başlangıcı olduğu tezi oldukça kuvvetlenmiş, termodinamik yasaları evrenin bir sonu olduğuna dair kesin bir kanıt ortaya koymuştur. Keza yapılan deneysel çalışmalar bir proteinin bile tesadüfler sonucu oluşamayacağını ortaya koyarken DNA’nın yapısı evrende sadece bir DNA’da şifrelenmiş muazzam bir bilgi ve veri olduğunu ortaya koymuştur. Keza; matematiksel hesaplamalar evrendeki fiziksel sabitelerin ve çekim kuvveti gibi kuvvetlerin yaşamı oluşturması için tam da olması gereken hassas ayarda ayarlanmış olduğunu keşfetmiş ve bu durumun tesadüfen olma olasılığının imkansızlığını ortaya koymuştur. Keza felsefe açısından zaten başlangıcı ve sona ereceği belli olan evrenin ezeli olamayacağı o halde evrenin ötesinde ezeli ve ebedi olan bir varlığın olması gerektiği daha rasyonel olacağı açıktır. Keza kuantum fiziği ile determinist evren görüşü şimdilerde yıkılmaya yüz tutmuş bunun yerine özgür iradeye ve belirsizliğe ve evrendeki sebeplerin herhangi bir şeyi meydana getirebilmelerinin imkansız olduğunun kanıtlanmasına yönelik yeni keşif kapıları açılmıştır…

Yani neresinden bakarsanız bakın evrenin aydınlanan her köşesinde Allah’ın varlığına dair emareler, işaretler ortaya çıkmaktadır. Evren bilimin/sünnetullah denilen ilahi yasaların diliyle yazılmış, sanatkarını tanıtan büyük bir kitaptır. Bilim ilerledikçe ve bilimsel gelişmeler arttıkça bu ilahi kitaptaki ayetler daha net okunacak ve onun var edicisine dair işaretleri daha net bir şekilde parlayacaktır.

Hayatın anlamı/anlamsızlığı

Her ne kadar spesifik bir konu olsa da ateizm düşüncesinin hayatı anlamlandırmada büyük sorun yaşadığı açıktır.  Ateizme göre tesadüfler ya da zorunlu şartlar sonucu kendini bir şekilde dünyada bulan bir hayvan türü olan insanın evrenin ömrüne nispetle bir göz açıp kapamaktan bile daha kısa olan hayatında yaptığı hiçbir şeyin rasyonel anlamda bir önemi yoktur. Eğer  ateizmin iddia ettiği gibi bir yaratıcı yoksa –haşa- nasılsa günün birinde yok olacak olan bütün evreni yerle bir etseniz de ya da cennete çevirseniz de kalıcılığı olmadığından herhangi bir anlam ifade etmez… Yok olmaya mahkum bir hayatın yaşanması rüya içindeki hayali bir karakterin varlığına benzer. Rüyanızda gördüğünüz hayali bir karakterin rüyanızda yaptığı hiçbir şeyin önemi yoktur. İster rüyanızda dünyaları kurtarsın, isterse batırsın…

Azap/ceza/mükafat ilişkisi ve dine karşı haksız eleştiriler

İnançsızlar dinleri, özellikle de İslamı, çoğunlukla Kur’andaki cehenneme dair ifadelerden yola çıkarak acımasızca eleştirirler. Detaylarını inşallah kısa bir süre sonra sonlandıracağım “Kuran’da cehennem” konulu yazıma bırakarak burada konuya kısaca değinmek isterim.

Evvela; suçluların cezalandırılması ya da ıslahı her aklın ve vicdanın kabul edeceği bir uygulamadır. Kimse kendisine ya da evladına ya da bir yakınına yapılan haksız bir muameleye göz yumulmasını ve suçlunun cezasız kalmasını aklen ve vicdanen kabul etmez. O halde neden Allah suçluları ve hak edenleri cezalandırmasın?

İkincisi; Allah Kur’anda kimseye zulmetmeyeceğini defalarca vurgulamakta ve açık ve net olarak ifade etmektedir. Herkes kendi yapıp ettiğinin karşılığını mükafat ya da ceza suretinde görecektir. O halde bu uygulama neden azap olsun?

Üçüncüsü; Adalet hak sahibine hakkının iadesidir, Ya da haksızlığa uğramış kişinin mağduriyetinin giderilmesidir. Eğer ahirette mükâfat ya da ceza olmasa hak ve adalet nasıl yerini bulacaktır?

Dördüncüsü; Kur’anda cennet ve cehennemle ilgili ayetler sabit olmakla birlikte müteşabih ayetlerdir. Gerçek mahiyetlerini ancak Allah bilir. Allah buradaki mükafat ve bu mükafattan hasıl olacak huzuru ve cehennem hapishanesindeki ceza ve pişmanlıktan kaynaklanan azabı anlayabilmemiz için bizlerin anlayacağı ifade tarzıyla ve caydırıcı olabilecek uslupla buraları bizlere bildirmiş, anlatmıştır. Bu konu ile ilgili inşallah ileride müstakil bir yazı yazacağım. Ama burada şu kadar söylemek isterim ki;

Allah ahirette başka bir yaratılışla yeniden yaratılacağımızı buyurmakta... O halde o suretini bilmediğimiz başkalaşmış hayatı anlayabilmemiz için teşbih yani benzetme yoluyla anlatım icab eder.

O gün yerküre başka bir yerküreye dönüştürülür. Gökler de öyle. Hepsi o Vâhid ve Kahhâr olan Allah'ın huzurunda dikilir. İbrahim/48

Keza; cennette verilen nimetlerle ilgili teşbih yani benzetim yapıldığı aşağıdaki ayette daha net bir şekilde ifade edilmiştir.

"İnananlar ve salih amel işeyenlere, altlarından ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Onlara bundan bir rızık verildiğinde, "Bu daha öncede rızıklandığımız şeydir" derler. Bunlar söylediklerinin benzerleri olarak verilmiştir. Bakara/25

Cehennem ile ilgili ayetler incelendiğinde;  cehennemdekilerin birbirleriyle ve cennet ehli ile konuştukları, onlardan su vb. nimetler istedikleri, cehennemde zakkum ağacı ve dikenler gibi yiyecekler olduğu su ve irin benzeri içecekler olduğundan bahsedilmekte… Bu gibi anlatımlardan anlaşılmaktadır ki oradaki ateş bizim dünyada bildiğimiz ateş değildir. Ateşin içinde içecek, su ya da ağaç olmaz.  Anlaşılan o ki oradaki sıkıntı ve pişmanlığın derecesinin tarafımızca anlaşılması ve bu durumun zalimler açısından caydırıcılık unsuru olması açısından Allah oradaki sıkıntıları bizlere bu şekilde müteşabih bir şekilde tarif etmiştir. Bizler korkunç bir haber aldığımızda “başımdan kaynar sular döküldü” deriz. Ya da çok sıkıntı çeken hasta olan birine “ateşler içinde yanıyor” deriz. Bunun gibi ifadeler bizler tarafından çekilen sıkıntıların ve azabın büyüklüğünü anlayabilmemiz açısından kullanılmakta… Allah her şeyin en doğrusunu bilir… 

Vurgulamak istediğim nokta şudur. Zalimlerin cezasız kalması ve mazlumların haklarının iade edilmemesi adaletsizliktir. Allah adil-i mutlaktır. O kimseye zerre kadar haksızlık etmeden hak sahibine hakkını iade edecek ve zalimin zulmünün cezasını verecektir. Bu uygulamaların gerçekleşeceği mekanlar cennet ve cehennem olarak isimlendirilmiştir. Cehennem zalimlerin kalplerindeki zulüm tohumunun bir neticesi olarak karşılarına çıkacaktır. Cehennem ahirette pişmanlıklarla dolu, kimseye zerre kadar haksızlık ve zulm edilmeyen sıkıntılı bir hapishane; cennet ise huzur dolu bir vatan olacaktır…

O halde ateistlerin sık sık yaptıkları cennet ve cehennemle ilgili ayetleri gündeme getirerek Kur’anı eleştirmeleri haksız bir eleştiridir.  Zira görülmektedir ki Kur’anda cennet ve cehennemden bahsedilmesi sorunlu bir mesele değildir. Asıl bahsedilmeseydi büyük bir eksiklik olacaktı. Cennet ve cehennem tasvirlerindeki ifadeler ise oraların bizim anlayamayacağımız tarzda yeniden inşasının yine bizim anlamamız için bize benzetmeler yoluyla tasvirinden kaynaklanmaktadır…

Allah yanlış anlayışlarımızı düzeltsin. Eksiklerimizi tamamlasın. Kalbimizi imana ve islama açsın. İçimizden kini ve nefreti söküp atsın. Kalplerimizi birleştirsin. Sevgi, muhabbet ve şefkat duygularımızı artırsın. Bizi razı olunanlardan ve yalnız kendisine kulluk eden, şirke bulaşmamış kullarından eylesin.

http://www.ateizmvedin.com

 Metin AYDIN

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.