Başkasını yaşamak

DİN
0,0
26.10.2015 17:56:35
A+ A-

Bugün sizlere hepimizin zaman zaman hissettiği bir duygudan bahsetmek istiyorum. Kıskançlık. Dinimizde kıskançlığın farklı biçimleri için farklı adlandırmalara yapılmıştır. Birisinden olan bir şeye özenmeye gıpta denmiş, başkasında olan onda olmasın duygusu ise hased olarak  nitelendirilmiştir. İşte ben bugün hasetten söz edeceğim.

Pek çoğunuz yok canım ben kıskansam da haset etmem diyorsunuzdur. Ama bazen içinizden bir başkası için "Aman bunun da herşeyi var. Birşeyi de eksik olsun" demiş olabilirsiniz. Ya da "Ne var bir kere de ben birşeye sahip olsam da, bu olmasa"diye içinizden geçirmişsinizdir. Olur ya insanlık hali böyle duygular aklınızdan, yüreğinizden geçmiş olabilir. Üzülmeyin. Hepimiz insan olduğumuza göre her zaman Adem'e doğru değil, bazen Şeytan'a doğru da yürüyebiliyoruz. Nefs mücadelesi öyle bir şey ki insan bazen kendisi için dilemenin sınırını aşabiliyor.

Böyle bir duygu içindeysek ne yapabiliriz peki? Diyelim önünüzde sizin yapmak istediğiniz işi yapan, sizin dilediğiniz gibi özellikleri olan bir eşi olan, sizin yıllarca uğraşıp didinip ancak rüyanızda gördüğünüz arabaya sahip olan bir yakınınız olsa, ne hissederdiniz? Bu duyguyla başa çıkmak çok kolay olmasa gerek. Ancak birinci olarak alabileceğiniz önlem bu duygu nedeniyle karşıdakine yanlış tavırlar ortaya koymamaktır. Eğer bunu başarabilirseniz çok yol katetmişsinizdir demektir. Bundan sonraki aşama ise, hissettiğiniz kıskançlık yüzünden ona ters davranmamaktır. Üçüncü adım ise, onun sahip olduklarının da bir sebebi olduğunu kendinize hatırlatmaktır. Örneğin, bir arkadaşınız iyi bir eşe sahipse, kimbilir belki de sizden daha iyi birisi olmasından ileridir. Ya da tam tersine sizden daha kaprisli birisidir ve Allah onu hizaya sokmak için örnek birisini ona vermiş olabilir. Bir yakınınızın harika bir evi olması hayatı boyunca sizden çok daha fazla çalışmış olmasına bağlı olabilir. Veya sizin yaptığınızın aksine iyi bir üniversite kazanarak, iyi bir meslek edinmiş olmasından kaynaklanıyor olabilir. Belki de arkadaşınız haram para yiyerek o evi almıştır ve haram para yemesinden kaynaklanan bazı olaylarla karşılaşacaktır. Siz ana göre değerlendirdiğiniz için onun durumu size ondan daha güzel gelmekte olabilir. Tabi bütün bunları tamamlayacak şekilde, hayır kavramına değinmek istiyorum. Bu konuda sayısız yazı okumuşsunuzdur. Rabbin sizin için neyi hayırlı gördüğünü bilemeyeceğinizi, size hoş görünenin sizin için hayırlı olmayabileceğini defalarca duymuşsunuzdur. Bu noktayı yeniden hatırlayın lütfen. Bununla ilgili bir başka yazı yazacağım için tekrara düşmemek adına sözü uzatmıyorum.

Size açıkça şunu söylemek isterim ki, kıskançlık yaşıyorsanız kendi hayatınızı yaşamıyorsunuzdur.   Gözünüzü açın. Allah'ın verecekleri çok boldur. Rabbimiz Kuran'da bize "Siz fakirsiniz, Allah zengindir" demektedir. Yani Allah'ın rızkı tükenmez. Korkmayın. İnsanın kendisi için güzel şeyler istemesi en doğal hakkıdır. Fakat başkalarının sahip olduklarını kaybetmelerini dilemek bir yönüyle haddi aşmaktır aslında. Çünkü Allah'ın birisine bahşettiğini tartışmaya açmaktır. Bunun yerine kendi hayatınıza odaklanıp neyi düzeltebileceğinizi düşünseniz, kıskanarak geçireceğiniz zamanı hayatınıza çeki düzen vermek için harcasanız inanın şu anki durumunuzdan daha iyi bir noktaya gelirsiniz. Size başka insanlara gözünüzü kapayın demiyorum. Sadece kıskanarak kendinizi tüketmenin bir işe yaramayacağını anlatmaya çalışıyorum. Bugün kendiniz için bir iyilik yapın, hayatınızda memnun olmadığınız şeylerle ilgili ne yapabileceğinizi düşünün. Kimbilir belki uzun süredir sizin atmanız gereken bir adım var ve Allah birşeyleri değiştirebilmek için sizi bekliyordur. Bu adımı atmaya ne dersiniz? Başkası için olumsuz düşüneceğinize, kendiniz için olumlu düşünün. En nihayetinde Allah hiçbir kulun çabasını sonuçsuz koymayacağını belirtmiştir:

Necm 39: Gerçek şu ki, insan için çalışıp didindiğinden başkası yoktur. 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.