Bayrama dair 1

Bayrama dair 1 DİN
1,0
20.07.2015 14:39:40
A+ A-

Baştan sona kana bulanmış bir coğrafyada dinin simgelerinden olan bir bayramın gerçek bir bayram heyecanıyla kutlanması elbette ki beklenemezdi. İnkârcılık ve yok sayma anlayışının bir dünyayı ateşe atmasının tepkimeleri neticesinde ortaya çıkan reaksiyonların örnekleri muhakkak ki çoktur. Zaten dünyanın son yüzyılında bile bu reaksiyonların neler olduğu ve etkilerinin nelere mal olduğunu herhalde en cahil insan bile biliyordur. Sayısız insanı yerinden eden birinci dünya savaşında sadece bizim yakın akrabalarımızın neredeyse yarısına tekabül eden onlarca aile Rus işgalinden dolayı terk ettikleri yurtlarına bir daha dönememiştir. Kardeşlerin birbiriyle bağlantıları kopmuştur. Bu travmatik vakalar maalesef günümüzde de hala yaşanmaya devam ediyor. Başta Suriye olmak üzere ırak, Libya ve yemen gibi ülkelerden milyonlarca insan topraklarından göç etmek zorunda kalmıştır. Binlercesi ölmüş ve yaralanmıştır. Çoğu sakat kalmıştır. Sözüm ona kendisine müslümanım diyen ve Allah u ekber nidalarıyla masum insanları acımasızca katleden, soysuz emperyalist çeteleri maalesef bayram dahi durduramamıştır. Sadece ırakta yüzün üzerinde insan katledilmiştir. Müslüman toplumun birlikteliği maalesef mevcut savaşlarla karmaşık hale gelmiştir. Dinin en önemli sembolleri dahi insanların birlikteliğinin ortak paydada sevince dönüşmesine müsaade etmemektedir. İnsanları birbirinden kutuplaştırarak uzaklaştıran bu cahilane din körlüğü, Müslüman coğrafyada yeni anlayışların sorgulanmasına sebebiyet verecektir. Yeni anlayıştan kasıt dine alternatif anlayışlar değil de daha çok dini sadece şeriat ekseninde görme anlayışının bırakılması şeklinde olacaktır. Daha da açacak olursak Müslüman coğrafyada bundan sonra şeriatın devlet düzeni şeklinde yaşaması çok zor olacaktır. Buna örnek verecek olsak, Tunus iyi bir örnek olabilir. 2011 devriminden sonra ilk seçimde şeriat menşeli partiler kazanmışken daha sonraki seçimlerde halk daiş benzeri örgütlerin dini alet ederek yaptıkları zalimane uygulamalarından da etkilenerek laik bir iktidarı ortaya çıkarmıştır. Daha doğrusu din bundan sonra büyük bir ihtimalle daha çok bireysel bir yaşantı şeklinde hayat bulacaktır. Dört halife devri denilen dönemden sonra neredeyse şeriatla yönetilen hiçbir devlette halkta bu tam bir memnuniyete evirilememiştir. Artık din adına yapılan sömürü hilesi halkta körü körüne bir karşılık bulmamaktadır. Belkide İslam dünyası kendi rönesansını kendiliğinden yapıyor olacaktır. Din adına mal olmuş sayısız hurafelerden arınma vaktide gelmiştir böylelikle. Ne olursa olsun Müslüman toplum için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Su akar yatağını bulur misali; halk bu zalim düzenleri de geriletecektir. Akla uygun düşmeyen hiçbir düzen ayakta kalamaz. Geçmişte adalet adına yola çıkıp sonra zalimleşip yıkılan düzenleri hatırlayabiliriz.(örn. Rus proletaryası) satırlarıma son verirken bayramın cani çeteler için ne kadar anlamsız olduğunu ispatlayan bir vahşi saldırı haberi geldi. Canilerin Suruç ve Kobani'de eş zamanlı bomba patlattıkları öğrenildi. Kobanideki saldırı son anda fark edildiği için ucuz atlatılmış fakat suruçta patlama maalesef çok sayıda insanın can vermesine sebep vermiştir. Ayrıntılar tam olarak ortaya çıktığında daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabilecektir. Sanırım bu anlattıklarım farklılıkların birlikte yaşamasının ne kadar zora girdiği bu olayla daha da anlaşılmıştır. Kandan beslenenler için bayram ne ki. ne olabilirki...



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.