Bazı Kur'an âyetlerinin anlam olarak çevirileri (mealleri) (8)

Bazı Kur'an âyetlerinin anlam olarak çevirileri (mealleri) (8) DİN
5,0
04.09.2015 07:16:23
A+ A-

"Ey Muhammed! Böylece şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarman, şüphe götürmeyen toplanma günü ile uyarman için sana Arapça okunan bir kitap vahyettik. İnsanların bir takımı cennete, bir takımı da çılgın alevli cehenneme girer." (Şûrâ 42/7)

"Demek onlar Allah'tan başka dostlar edindiler!? Oysa dost ancak Allah'tır. O ölüleri diriltir. Her şeye kâdirdir." (Şûrâ 42/9)

"Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek Allah'a âittir. İşte bu Allah benim Rabbimdir. O'na güvenirim ve O'na yönelirim." (Şûrâ 42/10)

"Allah Nuh'a buyurduğu şeyleri size de din olarak buyurmuştur. Ey Muhammed! Sana vahyettik; İbrahim'e, Mûsâ'ya ve İsâ'ya buyurduk ki: 'Dine bağlı kalın, onda ayrılığa düşmeyin.' Putperestleri çağırdığın şey onların gözünde büyümektedir. Allah dilediğini kendine seçer, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir." (Şûrâ 42/13)

"Allah'ın çağrısına icâbet eden bulunduktan sonra, O'nun hakkında tartışmağa girişenlerin delilleri Rableri katında hükümsüzdür. Onlara bir gazap vardır, çetin bir azap da onlar içindir." (Şûrâ 42/16)

"Eğer Allah rızkı kullarının hepsine bol bol verseydi, yeryüzünde azgınlık ederlerdi. Ama O, dilediğini bir ölçüye göre indirir. Doğrusu O, kullarından haberdardır, onları görendir." (Şûrâ 42/27)

"Başınıza gelen herhangi bir musîbet ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder." (Şûrâ 42/30) 

"Yeryüzünde O'nu âciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz da yardımcınız da yoktur." (Şûrâ 42/31)

"Âyetlerimiz üzerinde tartışanar, kendilerine kaçacak yer olmadığını bilsinler." (Şûrâ 42/35)

"Size verilen herhangi bir şey, sâdece dünya hayâtının bir geçimliğidir. Allah katında olan; inanıp Rablerine güvenen, büyük günahlardan ve hayâsızlıklardan çekinen, öfkelendiklerinde bile bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namaz kılanlar için daha iyi ve daha süreklidir. Onların işleri aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da sarfederler." (Şûrâ 42/36-38)

"İnsanlara zulmedenlere, yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere karşı durulmalıdır. İşte, can yakıcı azap bunlaradır." (Şûrâ 42/42)

"Allah katından, geri çevrilemeyecek günün gelmesinden önce Rabbinizin çağrısına cevap verin. O gün hiçbirinize sığınacak yer bulunmaz, inkâr da edemezsiniz." (Şûrâ 42/47)

 

Kaynak: Kur'ân-ı Kerîm ve Türkçe Anlamı (Meâl), Hazırlayanlar: Dr. Hüseyin Atay ve Dr. Yaşar Kutluay ( Hasan Hüsnü Erdem ve Yusuf Ziyaeddin Ersal'ın nezâreti altında); Redaksiyon Komitesi: Mahir İz, Osman Keskioğlu, M.Ziya Bilgin, Mahmut Öğütçü (Bu mealin ikinci baskısı Doç. Dr. Hüseyin Atay, Doç. Dr. Mehmet Hatipoğlu, Osman Keskioğlu'ndan kurulu komisyon tarafından  tekrar gözden geçirilmiştir.); Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, İlk Baskı:1961; yararlanılan: 15. Baskı, Ankara-1988)

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.