"Belki sen taaccüb ettin, onlar da eğlenirler."

"Belki sen taaccüb ettin, onlar da eğlenirler." DİN
5,0
07.12.2014 11:42:15
A+ A-

Başlıktaki cümle Kur'an'dan bir âyetin Türkçe meâli / anlamı (Es- Sâffât 37/12). [Allah, Peygamberi olan Habîbine] "Belki sen taaccüb ettin yani şaşkınlaştın / şaşakaldın (seni inkâr ettiklerine [ Celâleyn] ). Onlar da ( bu taaccübünden dolayı [Beyzâvî, Celâleyn] ) eğlenirler. (Kur'ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm, İkinci Cild, Yedinci Baskı, Balıkesirli Hasan Basri Çantay, 1392-Hi. /1972-Mi., Naşiri: Mürşid Çantay, s.794)

Bu ayeti izleyen âyetlerin mealleri:

"Kendilerine (Kur'an ile [Celâleyn] ) va'z edilince düşünüp de öğüt kabul etmezler," (Es- Sâffât 37/13; a.g.e., aynı c. ve s.) 
"Bir mu'cize (inşikâk-ı kamer / ay'ın ikiye ayrılması ve benzerleri gibi [Celâleyn, Medârik] ) gördükleri vakit (onu) eğlenceye tutarlar." (Es- Sâffât 37/14; a.g.e., aynı c. ve s.)
" (Nitekim) 'Bu', dediler, 'apaçık bir sihirden başkası değildir.' (Bu sözü ayın ikiye ayrılması münâsebetiyle söylemişlerdi. [Celâleyn] ) (Es- Sâffât 37/15; a.g.e., aynı c. ve s.)
" 'Biz ölüb de bir toprak ve bir yığın kemik olduğumuz vakit mi, sâhiden biz mi mutlakâ diriltilmiş olacağız !?' " (Es- Sâffât 37/16; a.g.e., aynı c. ve s.)

" 'Evvelki atalarımız da mı?' " (Es- Sâffât 37/17; a.g.e., aynı c. ve s.)

"Sen de ki: "Evet (diriltileceksiniz [ Celâleyn, Medârik] ). Hem siz (hepiniz) hor ve hakîr olarak." (Es- Sâffât 37/18; a.g.e., aynı c. ve s.)
"İşte o, ancak bir tek sayhadan (bu sayha ikinci nefhadır [Beyzâvî] (Nefha: Hz İsrâfil'in sûr'a üflemesi) ibaretdir ki onların birdenbire gözleri açılıverecekdir." (Yâhud: Kendilerine ne yapılacağını gözetib dururlar [Beyzâvî]. Kötü amellerine bakarlar [Medârik] (Es-Sâffât 37/19; a.g.e., aynı c. ve s.)
" 'Eyvah bize,' derler, 'bu, cezâ ve hesâb günüdür.' (Es-Sâffât 37/20; a.g.e., aynı c. ve s.)
" (Evet), bu, sizin tekzib eder olduğunuz ayırdetme günüdür." (Kazâ günüdür [ Kazâ: olacağı ezelden Cenâb-ı Hak tarafından takdir olunan şeylerin vukua gelmesi] . Hidâyetle dalâlin [yaşarken doğru yolda olmakla, doğru yoldan sapmış olmanın], iyi ile kötünün ayırdedildiği gündür [Beyzâvî, Medârik] ) (Es-Sâffât 37/21; a.g.e., aynı c. ve s.)
" (Meleklere: [Beyzâvî, Celâleyn, Medârik] ) 'O zulmedenleri, onlara eş olanları [Puta tapanı diğer puta tapanlarla, yıldızlara tapanı da diğer yıldızlara tapanlarla. Yâhud karînleri / yakınları olan şeytanları [Beyzâvî], Allah'ı bırakıb tapmakda ısrâr ettikleri şeyleri [putları ve sâireyi] bir araya toplayın da cehennem yoluna götürün" (dediler [Celâleyn].) (Es-Sâffât 37/22-23; a.g.e., aynı c., s.795)
" 'Onları habsedin (sırâtın yanında [Celâleyn], Mevkıfde [Beyzâvî] [mevkıf: durulan yer].) Çünkü onlar mes'uldürler (Akîdelerinden, sözlerinden ve hareketlerinden [Beyzâvî, Celâleyn]. ) (Es-Sâffât 37/24; a.g.e., aynı c., s.795)

İsmail Hakkı Bursevî'nin Rûhu'l- Beyân- Kur'an Meâli ve Tefsiri- adlı eserinden bu âyetlerle ilgili iki alıntı:
"Katâde der ki: Allah'ın peygamberi Kur'an indiği zaman hayret ve hayranlığını gizleyememiş ve ayrıca Âdemoğullarının da sapıklıklarını ilginç bulmuştur. Vak'a şöyledir: Hz. Peygamber (s.a.) Kur'an'ı işitip dinleyen herkesin Kur'an'a inanacağını zannediyordu. Müşrikler, Kur'an'ı işittikleri zaman Kur'an'a inanmayıp onunla alay edince Hz. Peygamber (s.a.) bu duruma çok şaşırdı. İşte bundan dıolayı Allah Teâlâ: "Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar. buyurdu. Acep ve taaccüb ise sebebini bilmediği bir şeyden dolayı insana ârız olan bir haldir." (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu'l-Beyân-Kur'an Meâli ve Tefsiri- 16. Ciilt, Erkam Yayınları, s.456)

Cüneyd-i Bağdâdî (k.s.)'ye bu âyet soruldu; o şöyle dedi: Allah Teâlâ hiçbir şeye hayret etmez. Ancak O peygamberine muvafakat etmiş ve şöyle buyurmuştur: "(Resûlüm! Kâfirlerin seni yalanlamalarına) şaşıyorsan, asıl şaşılacak şey onların: 'Biz toprak olduğumuz zaman yeniden mi yaratılacağız?' demeleridir" (er-Râd 13/5).
El- Müfredat'ta der ki: "Hayır, sen şaşıyorsun, halbuki onlar alay ediyorlar" sözünün mânâsı şudur: Sen dirilişin hakikatini iyi bildiğin için onların dirilişi inkar etmelerine şaşırıyorsun; onlar ise cahil oldukları için alay ediyorlar. (a.g.e., aynı c., s.457)


 

  



ETİKETLER: Haber, Haberler, HES, zaman, kar, Allah, baskı,

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.