FİZİKTEKİ GELİŞMELER VE ALLAH

FİZİKTEKİ GELİŞMELER VE ALLAH DİN
5,0
10.10.2013 15:20:26
A+ A-

BİLİM ALLAH DİYOR-3

Fizikteki Gelişmeler-2

Bir önceki yazımda; modern kozmolojideki gelişmeler evrenin bir başlangıcı olduğunu ortaya koyduğunu belirtmiştik. Ayrıca Einstein’ın genel izafiyet teorisi Big Bang ile birlikte sadece evrenin değil bizim algıladığımız anlamdaki uzay ve zamanın da başladığını ortaya koyduğunu ve Termodinamik yasalarının evrenin bir başlangıcı olduğunun mutlaklığı yanında bir sonu olduğunu da mutlak olarak ortaya çıkardığından bahsetmiştik. Bu yazımızda biraz daha ayrıntılarıyla evrenin var oluşu ile ilgili bilimsel açıklamalara ve bu açıklamaların Allah’a olan işaretlerini göstermeye devam edeceğim.

Big Bang ve Yaratılış

Big bang evrenin bundan yaklaşık 13.7-14 milyar yıl önce aniden var olmaya başladığını ortaya koymuştur. Big Bang’in bilimsel kanıtları kısaca şunlardır:

-          Hubble’un astronomik gözlemleri evrenin hızla genişlediğini ortaya koydu. Bu zamanda geriye gidildiğinde tüm evrenin tek bir noktadan, bir başlangıç noktasından var olmaya başladığının da kanıtlarından biri oldu.

-          1965 yılında bilim adamları tarafından belirlenen evrenin arka plan ısısı sıfırın sadece  3,7 derece üstündeydi. Bu bulgu bilim adamlarınca evrenin başlangıç dönemine ait Big Bang ile ilgili ileri sürülen bilgileri doğrular niteliktedir.

-          Hafif elementlerin kökeni de Big Bang’in en önemli kanıtları arasında yer alır. Zira çok hafif elementlerin (deuterim, helyum gibi) oluşması için yıldızların çekirdeklerindekinden daha fazla –milyarlarca derecede- ısı gerekir. Evrende bu ısıya ancak Big Bang sırasında ulaşılmış olmasından başka açıklama yoktur.

Big Bang’e alternatif modeller

Big Bang teorisi ile birlikte evrenin, maddenin, uzayın ve zamanın bir başlangıcı olduğu fikri evrenin ve maddenin ezeliyetine bel bağlayan ve tüm felsefesini bu kabule göre tesis eden materyalizm ve Allah’ı red eden felsefeler üzerine bir kabus gibi çöktü.  

“Allah” gerçeği gibi bu gerçeği de kabullenemeyen ve evrendeki akıllara durgunluk veren hassas ayarlar, insancıl ilke, tasarım gibi planlı ve bilinçli bir var edilişe işaret eden bilimsel bulguları kabul edemeyen  bazı teorisyenler bu kez de Big Bang’in yerine evrenin var oluşunu kimi zaman fanteziye varan türlü hipotez ve teorilerle açıklama çabalarına giriştiler. Fantastik ve bilimsel olmaktan ziyade daha çok felsefik ve teorik olarak “Enflasyon modeli, Değişmezlik durumu teorisi, Salınım modeli, Kaotik evren teorisi, Çoklu evrenler teorisi, Genişleyen balon evrenler, Süper cisim teorisi vb.”  teoriler bunlardan bazılardır.  Bir başka yazımda bu alternatif teoriler üzerinde durarak bu teorilerin şimdilik birer felsefeden öteye geçemediğini ve kendi içlerinde pek çok belirsizlik taşımakla birlikte bir kısmının asla ispat edilemez olduğu gibi geçersizlikleri üzerinde duracağım. Şimdi Fizikteki gelişmelere kaldığımız yerden devam edelim.

Evrendeki Hassas ayarlar ve Allah

İlk kez Brandon Carter tarafından kullanılan “antropik ilke” olarak da bilinen evrendeki hassas ayarlar için Carter şöyle demektedir. “Görünüşte birbirleriyle irtibatsız ve rastgele olan bütün fizik sabitlerinin garip bir ortak özelliği var. Bu sabitler evrende hayatın oluşabilmesi için tam da olmaları gereken değerdeler…” Buna göre;

-          Görünen o dur ki bilimin tabiat kanunları dedikleri şeyler evrende hayatı oluşturacak şekilde akıl almaz bir hassaslıkta ayarlanmıştır. Bu ayarlar o kadar hassastır ki ayarlarda yapılacak milyar kerede milyar kerede milyar kerede milyar kerede milyar kerede milyar kerede bir değişme bile evrenin günümüzde bilinen tüm dengesinin yerle bir olmasına yetecek de artacaktır bile…

-          Son 30 yılda pek çok bilim adamı bu hassas ayarlara ve evrendeki tasarımdan yola çıkarak evrenin kozmik bir kaza sonucu meydana gelemeyeceğine dair ittifak etmişlerdir.

Evren ve oluşumundaki hassas ayarlara bazı örnekler

Buraya konu ile ilgili bir kaç örnek almak istiyorum. Fakat konuya uzak bazı insanlar bu hassas ayarlar konusunu biraz basite aldıklarından ya da öyle sandıklarından evrenin günümüzdeki halini alabilmesi ve canlılığın oluşabilmesi için gerekli olan bilinen tüm hassas ayarlar listesini sitemdeki yazımdan okuyabilir. Konu ile ilgili çok daha detaylı bilgi almak isteyenler Emre DORMAN’ın “MODERN BİLİM: “TANRI VAR”” adlı kitabını üstelik hem kendi sitesinden hem de benim sitemden PDF olarak ücretiz indirip okuyabilirler.

Son olarak şunu söyleyebilirim ki aşağıda verilen bilgileri incelediğinizde siz de göreceksiniz ki evrendeki var oluş hiçbir şekilde tesadüflerle açıklanamaz. Zira evrenin günümüzdeki haliyle tesadüfen oluşma ihtimal hesapları evrendeki atomlardan bile daha fazla ihtimali gerektirmektedir ki bunun da diğer bir anlamı imkânsızlıktır. 

Evrendeki hassas ayarlar

1. Güçlü nükleer kuvvet sabiti

Eğer daha büyük olsaydı: Hidrojen olmazdı; yaşam için önemli olan çekirdek istikrarsız olurdu.

Eğer daha küçük olsaydı: Hidrojenden başka element olmazdı.

2. Zayıf nükleer kuvvet sabiti

Eğer daha büyük olsaydı: Big Bang’de çok fazla hidrojen helyuma çevrilirdi, bundan dolayı yıldızların yanmasıyla, çok fazla ağır element malzemesi ortaya çıkardı; yıldızlardan ağır elementler yayılmazdı.

Eğer daha küçük olsaydı: Big Bang’de çok az hidrojen helyuma çevrilirdi, bundan dolayı yıldızların yanmasıyla, çok az ağır element malzemesi ortaya çıkardı; yıldızlardan ağır elementler

yayılmazdı.

3. Çekim kuvveti sabiti

Eğer daha büyük olsaydı: Yıldızlar çok sıcak olur, yıldızlar çok çabuk ve düzensizce yanarlardı.

Eğer daha küçük olsaydı: Yıldızlar nükleer füzyon ateşleyemeyecek kadar soğuk kalırlardı, bundan dolayı ağır element üretimi olmazdı.

4. Elektromanyetik kuvvet sabiti

Eğer daha büyük olsaydı: Yetersiz kimyasal bağlar olurdu; boron elementinden daha büyük olan elementler bölünme için çok istikrarsız olurlardı.

Eğer daha küçük olsaydı: Yetersiz kimyasal bağlar olurdu; karbon veya oksijen yetersiz miktarlarda olurdu.

.....

8. Evrenin genleşme oranı

Eğer daha büyük olsaydı: Galaksi oluşumu olmazdı.

Eğer daha küçük olsaydı: Yıldız oluşumlarından önce evren çökerdi.

......

19. Su molekülünün polaritesi

Eğer daha büyük olsaydı: Füzyon ısısı ve buharlaşma, yaşamın varlığı için çok büyük olurdu.

Eğer daha küçük olsaydı: Füzyon ısısı ve buharlaşma, yaşamın varlığı için çok küçük olurdu; yaşam kimyasının işlemesi için gerekli olan su kalitesiz olurdu; buz yüzmezdi, kaçarak donardı.

.......

23. Erken evrende etkili olan ölçüler

Eğer daha küçük olsaydı: Kuantum mekaniği, çekim gücü ve izafiyet birlikte var olmazdı ve yaşam mümkün olmazdı.

Eğer daha büyük olsaydı: Kuantum mekaniği, çekim gücü ve izafiyet birlikte var olmazdı ve yaşam mümkün olmazdı.

Yaşam için bazı hassas ayarlar

1. Galaksinin büyüklüğü

Eğer daha büyük olsaydı: Gaz akması ve yıldızlar, Güneş’in yörüngesini bozardı ve çok fazla galaktik püskürmeyi ateşlerdi.

Eğer daha küçük olsaydı: Yeterli bir zaman diliminde, yıldız oluşumunu sağlamaya yeterli olmayacak miktarda gaz galaksimize akardı.

2. Galaksinin tipi

Eğer daha eliptik olsaydı: Yaşam kimyası için yeterli ağır elementlerin oluşmasından önce, yıldız oluşumları dururdu.

Eğer daha düzensiz olsaydı: Işınıma maruz kalma çok şiddetli olacak ve yaşam kimyası için gerekli ağır elementler bulunmayacaktı.

3. Galaksinin yeri

Eğer zengin bir galaksi kümesine daha yakın olsaydı:

Galaksinin çekim gücü bozulacaktı.

Eğer büyük bir galaksiye/galaksilere daha yakın olsaydı:

Galaksinin çekim gücü bozulacaktı.

.....

11. Ana yıldıza uzaklık

Eğer daha uzak olsaydı: Kararlı bir su döngüsü için gezegen çok soğuk olurdu.

Eğer daha yakın olsaydı: Kararlı bir su döngüsü için gezegen çok sıcak olurdu.

12. Yörüngenin eğimliliği

Eğer daha büyük olsaydı: Gezegendeki sıcaklık farkları çok büyük olurdu.

13. Yörüngenin dışmerkezliliği

Eğer daha büyük olsaydı: Mevsimsel sıcaklık farkları çok büyük olurdu.

14. Dönme süreci

Eğer daha uzun olsaydı: Günlük sıcaklık değişimleri çok büyük olurdu.

Eğer daha kısa olsaydı: Yaşam için gerekli yüzey sıcaklığı kapsamı sağlanamazdı.

.....

19. Göktaşı ve kuyrukluyıldız çarpışma oranı

Eğer daha büyük olsaydı: Birçok tür var olmazdı.

Eğer daha küçük olsaydı: Yerkabuğu yaşam için gerekli olan maddelerden yoksun kalırdı.

20. Dünyanın ilk haliyle çarpışan kitlenin zamanlaması

Eğer daha erken olsaydı: Dünyanın atmosferi çok kalın olurdu; ay çok küçük olurdu.

Eğer daha geç olsaydı: Gelişmiş yaşam çağı için Güneş çok parlak olurdu.

21. Atmosferdeki nitrojen oksijen oranı

Eğer daha büyük olsaydı: Gelişmiş yaşam fonksiyonları çok çabuk ilerlerdi.

Eğer daha küçük olsaydı: Gelişmiş yaşam fonksiyonları çok yavaş ilerlerdi.

22. Atmosferdeki karbondioksit düzeyi

Eğer daha büyük olsaydı: Sera etkisi artardı.

Eğer daha küçük olsaydı: Bitkiler etkili şekilde fotosentez yapamazdı.

23. Atmosferdeki su buharı düzeyi

Eğer daha büyük olsaydı: Sera etkisi artardı.

Eğer daha küçük olsaydı: Karadaki yaşam için yeterli miktarda yağmur yağmazdı.

24. Atmosferdeki ozon düzeyi

Eğer daha büyük olsaydı: Yüzey sıcaklıkları çok düşük olurdu.

Eğer daha küçük olsaydı: Yüzey sıcaklıkları çok yüksek olurdu; yüzeyde çok fazla morötesi ışınım olurdu.

25. Atmosferdeki oksijen miktarı

Eğer daha büyük olsaydı: Bitkiler ve hidrokarbonlar kolayca yanardı.

Eğer daha küçük olsaydı: Gelişmiş hayvanlar, çok az soluyabilirdi.

26. Sismik aktivite

Eğer daha büyük olsaydı: Birçok yaşam biçimi yok olurdu.

Eğer daha küçük olsaydı: Nehirlerin sürüklediği, okyanus tabanındaki zengin besinler, tektonik hareketlerle tekrar karalara geri dönüştürülemezdi; karbonatlardan yeterince karbondioksit bırakılamazdı.

......

30. Jüpiter’in uzaklığı

Eğer daha fazla olsaydı: Dünya’ya çok sayıda göktaşı ve kuyrukluyıldız çarpardı.

Eğer daha az olsaydı: Dünya’nın yörüngesi kararsız hale gelirdi.

31. Jüpiter’in kütlesi

Eğer daha büyük olsaydı: Dünya’nın yörüngesi kararsız hale gelirdi.

Eğer daha küçük olsaydı: D ünya’ya çok sayıda göktaşı ve kuyrukluyıldız çarpardı.

32. Atmosferin basıncı

Eğer daha küçük olsaydı: Sıvı haldeki su çok çabuk buharlaşır, nadiren yoğunlaşırdı.

Eğer daha büyük olsaydı: Sıvı haldeki su, karadaki yaşam için gerekli olduğu gibi kolayca buharlaşmaz; yeryüzüne yeterince güneş ışığı gelemez; yeryüzüne yetersiz miktarda morötesi ışınım gelirdi.

33. Atmosferin şeffaflığı

Eğer daha küçük olsaydı: Güneş ışınımının yetersiz kapsamdaki dalga boyları gezegen yüzeyine ulaşırdı.

Eğer daha büyük olsaydı: Güneş ışınımının çok geniş kapsamdaki dalga boyları gezegen yüzeyine ulaşırdı.

34. Atmosferdeki klor miktarı

Eğer daha küçük olsaydı: Erozyon oranları, nehirlerin, göllerin, toprağın asitlilik oranları ve bazı metabolik oranlar, çoğu yaşam formu için yetersiz kalırdı.

Eğer daha büyük olsaydı: Erozyon oranları, nehirlerin, göllerin, toprağın asitlilik oranları ve bazı metabolik oranlar, çoğu yaşam formu için yükselirdi.

35. Okyanuslardaki ve topraktaki demir miktarı

Eğer daha küçük olsaydı: Gelişmiş yaşamı destekleyecek, yaşam çeşitliliği ve miktarı çok sınırlanır; eğer çok küçükse hiçbir yaşam mümkün olamazdı.

Eğer daha büyük olsaydı: En azından gelişmiş yaşamda demir zehirlenmesi kaçınılmaz olurdu.

.....

39. Orman ve çalı yangınlarının miktarı ve kapsamı

Eğer daha az olsaydı: Toprakta yetişmeyi engelleyici maddeler birikir; toprağın nitratlaşması yetersiz olur; toprağın yeterli miktarda su geçirmesi ve bazı zararlıların absorbe edilmesi için gerekli odunkömürü üretimi yetersiz olurdu.

Eğer daha fazla olsaydı: Çok fazla bitki ve yaşam biçimi yok olurdu.

40. Toprak kükürtünün miktarı

Eğer daha az olsaydı: Bitkiler bazı proteinlerden yoksun kalır ve ölürlerdi.

Eğer daha fazla olsaydı: Bitkiler kükürt toksinlerinden zehirlenip ölürler; suyun ve toprağın asitliliği yaşam için çok fazla olurdu; nitrojen döngüleri bozulurdu.

http://www.ateizmvedin.com

METİN AYDIN

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.