Bir ayet açıklayalım (Müminun Suresi, 54-56)

Bir ayet açıklayalım (Müminun Suresi, 54-56) DİN
0,0
10.09.2013 16:51:57
A+ A-

 

Kuran'dan ayet açıklamalarına bugün de devam etmek istiyorum. Her insan güne Kuran'la başlamalı, aklında, kalbinde hep Kuran'ın hükümleri, Kuran'ın yol göstericiliği olmalı. Eğer bir beyin Kuran'la dolarsa, eğer bir kalp Kuran'la dolarsa bilin ki o insan hem çok akıllı olur, hem çok güzel yaşar, hem çok cesur olur, Allah'tan başka hesap verecek hiç kimsesi yoktur. Allah'a kendisini bırakmış olan bu insan her daim tevekkülün konforunu yaşar. Bugünkü ayetlerimiz: Müminun Suresi, 54 ve 56. Ayetler:

"Artık sen onları, belli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak. Onlar sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve çocuklarla Biz onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller." (Müminun Suresi, 54-56)

Din ahlakından uzak yaşayan kimi insanlar, dünya hayatını nimetler içinde geçiriyor olabilirler. Bir insanın dünya hayatında isteyebileceği neredeyse herşeye; zenginliğe, güzelliğe, şan, şöhret, itibar ve akla gelebilecek büyük küçük her türlü imkana sahip olabilirler. Ancak Rabbimiz'in Kuran'da bildirdiği gibi, bunların hiçbiri onlara hayırdan yana bir şey kazandırmaz, onlar için gerçek anlamda birer nimete dönüşmez. Allah tüm bunları onların dünyada ve ahirette tadacakları azabın şiddetinin daha da artması için vermektedir. Allah onlara görünürde nimet vermekte, ama bunlardan zevk alacak ruhu yaşamalarına izin vermemektedir. Dolayısıyla bu insanlar dünya hayatının tüm güzelliklerini elde etseler de, bir anlamda "nimet içinde mahrumiyet" yaşarlar. Bir insanın isteyebileceği herşeye sahip olması, ancak bunlardan gerçek anlamda zevk alamaması ise büyük bir azaptır. Oysa din ahlakına sahip olsalar, bu nimetlerden hiç tahmin edemeyecekleri kadar derin bir zevk alacaklardır.

Bu gerçek, müminlerin hayatlarında çok belirgin bir şekilde görülür. Müminler hiçbir zaman bıkkınlığa kapılmazlar. Aksine her geçen gün, ruhlarındaki derinliğin artmasıyla birlikte, ellerindeki nimetlerin kıymetini daha da detaylı olarak anlarlar. Bunlardan her geçen an daha fazla zevk almaya, daha fazla heyecan duymaya başlarlar. Bunların her birini, Allah'ın kendilerine olan rahmetinin, sevgisinin ve lütfunun tecellileri olarak görürler.

 

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.