Bir Emreden Nefs Terbiyesi "ORUÇ"

DİN
5,0
19.11.2013 09:39:56
A+ A-

Oruç ile alakalı bir çok açılım, açıklama bulabilirsiniz. Üstatların bu konulardaki değerli görüşlerinin yanında bizim karalayacaklarımız devede kulak bile sayılmaz. Zaten maksadımız kimseye bir şey öğretmek ve ya eğitmek değil. Yazarak tefekkür etmeyi seviyorum sadece. Bu tefekkürün neticesinde bizde bir açılım olursa belki başkalarına da tesiri olur diye paylaşmaktır niyet.

Aslında orucun çeşitli seviyelerde birçok faydası söz konusudur, bizim bahsedeceğimiz Nefsi Emmare terbiyesi avam bir açılımdır. Emreden nefs, nefs mertebelerin en altıdır. Dolayısı ile nefs mertebelerinden de kısaca bahsetmeden geçmek olmaz.

Nefs mertebeleri yedidir:

1.Emmare nefs : Nefs mertebelrinin en altı, hayvansal duygular ile sizi idare etmeye çalışır. Tamamen beden arzu ve istekleri çerçevesinde yaşanır.

2.Levvame nefs: Bazı idrakler oluşmuş ve bu idrakleri yaşamak için yapması gerekenlerin farkında, ama birçok zaman bu yaşaması gerekenleri yaşayamadığı için kendine kızar ve “levm eder”

3.Mülhime nefs: İlham alan nefs, Levvame nefs’deki idrak ve amel sürekli olunca bu süreklilik insanı Mülhime nefs’e taşır. Aldığı ilham la Allahtan gayrı olmadığını idrak eder ve özünün “O” olduğunu itiraf edip ilham aldığı anlarda bedensiz yaşar. Bu mertebe riskleri beraberinde getirir. Kendinin “O” olduğu idrakı ile Namaz, Oruç gibi elzem ibadetleri yapmasının artık gereksiz olduğunu düşünür ve Emmere nefs e geri döner. Buradaki kurtarıcı ancak sağlam bir yol göstericidir. Bu halin doğru yaşanması ilm-el yakin halidir.

4.Mutmainne nefs: Mülhime nefs’de girdaplara kapılmak mümküdür. Bu girdaplar alıp sizi başa döndrebilir, ancak Mutmaine nefs idrakı oturmuş, bir daha geriye gitmesi mümkün olmayan bir noktadır, velayet bu noktada açığa çıkar.

5.Râdiye nefs: Mlşhime, Mutmainne ve Radiye bir bütün gibidir, aralarında bir benzerlik ve bağ vardır, seviye ilerledikçe inanç ve idrak daha da sağlamlaşır.

6.Mardiye nefs : Mardiye nefs te farklı bir çizgi ve anlayış vardır. “O” tek varlık olarak kendi vasıflarını seyre koyulur. Burada çokluk müşahedesi söz konusu değildir, surete bürünmüşlük söz konusu değildir. Hakk-el yakin halidir.

7.Sâfiye nefs : Buraya kadar bahsedilen nefs mertebelerinin en üstüdür, üstad detayına girmenin abes olduğundan bahseder, beşeri akıl ile anlatılmasının çok uygun olmadığı görüşü vardır.

Üstadın detaylı değerlendirmesi için bkz : http://tumkitaplar.org/find/default.asp?KA=0&Sub=1&chk_BKD=&chk_TMK=&chk_HPI=0&txtFind=&cmb_Kitaplar=&SubID=547

Emreden nefs gördüğünü gibi nefs mertebelerinin en altında. En altında olması kötü ve ya pis olduğu manasına gelmez. Aslında bu yazıda kötü ve ya pis mantığı da yok. Ancak her zaman duyduğumuz nefsin pis olması manasında işaret edilen nefs bu nefsi emmaredir.

Emreden nefs bizim hayvansal istekler dışında bir şey yapmamızı istemez, bunlar nelerdir diye bakacak olursak; yemek, cinsellik, bedene zevk veren içki, uyuşturucu, kumar gibi. Bu bahsettiklerimizin sadece bedensel olması değil, sizi bedenden ibaret olduğunuz zannına bağlaması da söz konusu. Bu noktada amaç hiçbir zaman emreden nefsi öldürmek değil, terbiye etmek. Acıktığımız zaman bize yemek yememiz gerektiği hissiyatı gelmezse açlıktan ölürüz.

Hayvansal bir güdü olarak emreden nefs, bulduğunu, tadı hoş gelen şeyleri sınırsızca yemimizi söyler, ancak beden sınırlarına dayandığımızda beden alarm vererek size bir dur der. Aslında bunun kaynağı da, hayvanların yemek bulamama korkusu ile bulduğunu yiyerek stok yapmasına dayanıyor. Ancak biz şuursal olarak bu ddevirde gerektiğinde yemek bulabileceğimizin farkındayız. Fazla yemeğe gerek yok, bunu emreden nefs bilmez, bizim ona galip gelip her istediğini her istediğinde yemememiz lazım. Yani bu noktada emreden nefse tabi olmadan şuurumuzdan gelen doğru bilgiye tabi olarak hareket etmeliyiz.

Örnek olarak ömrümüz boyunca şerbetli tatlı yemesek bir zararı yok, hatta ciddi faydası var, bunu bilim kanıtladı ve şuursal olarak bu bilgiye sahibiz, ancak biz kendimizi ne kadar tutsakta illa bir yerlerde o şerbetli tatlıları yiyoruz. Aslında o zaman emreden nefse tabi olmuş oluyoruz. Benzer şekilde alkol. Beyne zararlı olduğu kanıtlandı buna şuursal olarak hâkimiz ama bilerek insanlar alkol almaya devam ediyor, sonsuz hayatlarının yüksek potansiyelli aracını köreltiyorlar.

Gelelim orucun emreden nefs terbiyesine. Oruç tuttuğunuz zaman nefsi emare bunun farkında olmuyor. Yine standart isteklerini size gönderiyor ve yapmanızı bekliyor. Ancak siz Oruçlu olduğunuz için yemiyor, içmiyor, cinsel arzularınızı bastırıyorsunuz. Bu doğrultuda emreden nefsin emirleri şuurunuzda karşılıksız kalıyor. Diyoruz ki “Ey nefsi emmare, senin bana verdiğin emirleri direk uygulamam, önce şuurumda bir süzgeçten geçiririm sonra eğer uygun görürsem uygulamaya alırım”. Böylelikle emreden nefsden gelen her talebin uygulanmama ihtimaline kendimizi inandırırız, ve oruç bir şartlanmışlığımızın da önünü almış olur. Nefsi emareyi yavaştan kontrol altına alır ve kaydından kurtularak, Levvame nefse doğru hareketi kolaylaştırmış oluruz.

Emmare nefsi kontrol edenin daha oruca ihtiyacı yoktur gibi bir şey söylemk çok abes olur. Yazının başında bahsettiğimiz gibi her seviyede Orucun yaşanması farklı idraklere vesile olacaktır. Bizimki sadece kendimize göre Emmare nefs boyutundaki bir açılımıydı.

Ahmet Serhat UĞURLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.