Bir Müslüman Musevileri ve Hıristiyanları dost edinebilir mi?

Bir Müslüman Musevileri ve Hıristiyanları dost edinebilir mi? DİN
0,0
28.09.2014 19:47:14
A+ A-

 

İnsanların en çok sorduğu sorulardan biri şu: "Bir Müslüman Musevileri be Hıristiyanları dost edinebilir mi?" Bu soruyu sorarken Maide Suresi'nin 51. Ayetini söyleyerek Allah'ın onları dost edinmememizi söylediğini düşünüyorlar:

Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları dostlar (veliler) edinmeyin; onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez. (Maide Suresi, 51)

Öncelikle ayeti açıklayalım. Bu ayette dostlar kelimesi iki kere geçmektedir. Biri "evliyau" kelimesi, "koruyucular, kanun nazarında sorumlular, evliyalar, efendiler, sahipler, malikler" anlamındadır. Diğeri ise "Vetevellehum"dur. Bu da "bakımını üstlenir, hâkim duruma geçer, yönetimi ele alır" anlamındadır. Yani bu ayette geçen "dost, veli" kelimesi "yönetim" anlamına gelmektedir. Allah Müslümanlara, Hıristiyanların ve Musevilerin yönetimi altına girmeyin diye bildirmektedir. Yani, bazı kimselerin söylediği gibi bu ayette Musevilerle veya Hristiyanlarla iyi ilişkiler içinde olmamak anlamı yoktur. Müslüman bir toplumda, Musevi veya Hristiyan bir yöneticinin olmaması ise son derece doğal bir durumdur. Her iki taraf da kendi inancına göre hareket edeceği için, yani bir Musevi kendi inancına göre, bir Hristiyan kendi inancına göre, bir Müslüman da kendi inancına göre hareket edeceği ve kendi inancına göre uygulama yapacağı için ve bu durumda Müslümanların inancıyla çelişen durumlar ortaya çıkacağı için böyle bir hüküm olması son derece doğaldır.

Sonuç olarak ayette bildirilen Musevileri ve Hıristiyanları dost edinmemek değil, onları yönetici olarak kabul etmemek ve onların yönetimi altına girmemektir. Bunun dışında Müslümanların Kitap Ehli ile çok yakın ilişkileri vardır. Müslüman bir kimse Ehli Kitaptan bir bayanla evlenebilir. Mesela Peygamberimiz Efendimizin bizzat kendisi de evlenmiştir. Ehli Kitap'ın düğününe gidilir, cenazesine gidilir, yemekleri yenir, ticaret yapılır, iç içe, dostça, arkadaşça, kardeşçe bir hayat vardır. Peygamberimiz'in uygulamalarında bu açıkça görülmektedir.

Bu konuyla ilgili ayette Allah şöyle buyurur:

"Bugün size temiz olan şeyler helal kılındı. Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin de yemeğiniz onlara helaldir.Mü'minlerden özgür ve iffetli kadınlar ile sizden önce (kendilerine) kitap verilenlerden özgür ve iffetli kadınlar da, namuslu, fuhuşta bulunmayan ve gizlice dostlar edinmemişler olarak -onlara ücretlerini (mehirlerini) ödediğiniz takdirde- size (helal kılındı.) Kim imanı tanımayıp küfre saparsa, elbette onun yaptığı boşa çıkmıştır. O ahirette hüsrana uğrayanlardandır." (Maide Suresi, 5)

Allah'ın ayeti, Müslümanlar ve Kitap Ehli arasındaki ilişkinin ne kadar doğal, iç içe ve kardeşçe olduğunu göstermektedir. Birbirinin yemeğini yiyen, evine gidip gelen, birbirine ikramda bulunan, sofralarda sohbet eden çok canlı ve güzel bir dostluk ilişkisi olduğunu göstermektedir.

Museviler bir olan Allah'a iman etmekte ve Allah'ın adını anarak hayvanlarını kesmektedir. Bununla birlikte bilindiği gibi Hristiyanlar domuz eti yemektedir. Ancak Müslümanlara domuz eti haram kılınmıştır. Dolayısıyla müminlerin Kitap Ehli'nin yemeğini yerken bu durumu göz önünde bulundurmaları gerekir.

Tüm yazılarım: http://erkanarkuttanguncelyazilar.wordpress.com/

 


YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.