Burcu Çetinkaya: Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol

Burcu Çetinkaya: Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol DİN
5,0
26.11.2013 00:30:57
A+ A-

Muhafazakar bir Türk genci olarak tüm Radikal Blog okuyucularını selamlıyor ve Muhafazakar bir Türk genci olarak bu inanç sömürüleri karşısında rahatsızlığımı siz okuyucularla paylaşmayı uygun görüyorum. Laik çevre kelimesinden de tiksiniyorum, çünkü bu kelime sanki Laik, Müslüman değil anlamına kaydırılıyor, gerek biz Laikiz diyenler içinde biz Muhafazakâr dindarız diyenler içinde geçerlidir bu, iki tarafta kalın kafalılığı bıraksınlar! Şimdi deniyordu ki “Türban siyasi bir simgedir. ” bu tezi bir yana atalım diğer kutup da diyordu ki “Hayır, başörtüsü bir inanç meselesidir.” Ben ikincisine katılıyorum lakin sadece söze katılıyorum, yanlış anlaşılmasın, söylen kişiye değil! Geçelim…

AKP 3 dönemdir üst üste başımızdalar, maşallah! AKP'nin gelişi tamamen din üzerine siyasetten ibaretti, her ne kadar biz merkez sağı savunuyoruz deseler bile dinimizi istismar ederek bir hava yakaladılar, mağdur edebiyatı yaparak ve geldiler. Bu geliş ile beraber bazı kişiliksiz kişilerin, 28 Şubat döneminde kabaran Atatürkçülükleri, Kur'an-ı Kerim'i çağdışı bulduklarını belirten şahıslar bayanlı-erkekli olarak “Hidayete” erdiler, ne mutlu onlara! En başından beri Atatürk'ü yanlış anlayan bu zihniyetin 360 derece dönmelerine şaşılmaması gerekir. RP'yi çağdışı, şeriatçı diye aşağılayan bu şahısların birer birer tesettüre girdiklerini görmekteyiz. Artistinden, sporcusuna, sunucusundan, şarkıcısına v. s… Sürer gider bu liste! Geçen gün Ahmet Kaya ile ilgili yazımda 1999'daki “Çatal Fatihleri” şimdi kuzulaşarak birer birer “Pişmanlık” duyduklarını anlatmaktadır, ağlayarak... Şimdi ise 28 Şubat rüzgarı ile tesettürü siyasi bir simge olarak gören, gericilik olarak gören medyatik isimlerin birer birer saçma sapan altta kot pantolon veya tayt kafasında da yüzünün neredeyse tamamı gözüken bir eşarp ile kameraların karşısına geçerek “Birilerine” mesaj gönderdikleri dün gibi aşikar! 

Gerçekten ben artık bu insanları anlamakta güçlük çekiyorum daha dün Çile Bülbülüm şarkısını dinleyerek rakıyı fondip yapanlar karşımıza saçma sapan, İslam'da yeri olmayan, moda olsun diye tesettüre girerek günümüz iktidar partisine şirinlik yapıyorlar. İktidar da zannediyor ki, biz bunları partimize alırsak millette bize “Yahu şu Tayyip'e bak, amma büyük adam dünün mini eteklisini, dekoltelisini tesettüre soktu, İslam'a iyi hizmet ediyor” diyecekler yanılıyorlar, bu İslam'a hizmet değildir İslam inancını aşağılamaktır. İslam inancında gösterişin, şatafatın yeri yoktur, bunu bilmeyen gafiller halen daha İslam'a hizmet adı altında saçma sapan icraatlarla ya milleti İslam'dan soyutlamak istiyorlar ya da İslam'a kendilerince yorum getirmek istiyorlar, anlaşılacak gibi değil! Bakınız Peygamber Efenedimiz Hz. Muhammed (S. A. V) ne buyurmuştur: “Ümmetim hakkında korktuğum şeylerin en korkuncu şunlardır: Karın büyüklüğü, çok uyku tembellik ve iman zayıflığıdır.” Burada anlatılmak istenen şey: Obur olma, sofradan tam doymadan kalk, imanını sağlam zemin üzerine oturt, hak yeme, hakkı yenenin yanında ol… Bir de şu ikazı yapmıştır Hz. Ömer(r. a):”Çok yeme içmeden sakının” devamına gerek yok bence, çünkü ilk cümlesi İslam fazilet ve ahlakını bize gösteriyor.

Doymak bilmeyen insanoğlu popülaritesi arttırmak adına bugünün iktidarına yalakalık yapmak için kendisinden vazgeçiyor. Ben de isterim insanoğlunun Yaradanına iman etmesini. Ben de isterim İslam inancına göre yaşamasını. Lakin bunu insana baskı ile yaptıracak değilim. Bu İslam ahlak ve faziletine uymaz. Allah'a şirk koşmaktır, çünkü Allah'ın yolladığı kitapta her şey yazılı, aç onu oku, Allah emretmiştir, oradan öğren, derim! İşte bugüne kadar Batı yaşantısına göre yaşamış, o diskotek bu diskotek gezmiş dolaşmış, yaşam tarzıyla muhafazakar çevreden çok farklı bir kişi Burcu Çetinkaya’nın tesettüre girmesi (hele ki giyiniş tarzına tesettür bile diyemeyeceğim) bana baya bir garip geldi. Tek Burcu Hanım için söylemiyorum bunu daha niceleri için... Kur'an-ı Kerim, 3 Kasım 2002'den önce de vardı, İslamiyet AKP'den önce de vardı! Sokaklara çıktığımda üzülüyorum, özellikle okuduğum okuldan tutun gittiğim kafeye her yerde moda olsun diye örtünen binlerce hanım kardeşlerim! İnancı için örtünen bir kişi makyaj yapar mı, gösterişe önem verir mi, o zaman tesettürün bir manası kalmaz! Her nedense, tesettüre girmiş ünlüler hemen Başbakan R. Tayyip Erdoğan'ın yanında soluğu alıyorlar, ben hiç CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu veya MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin yanında görmedim! Varınız gerisini hesap ediniz.

İnanmıyorum bu insanlara, inanmıyorum bu insanların Muhafazakarlıklarına girdikleri tesettürlere, Allah rızası için olmadığı o kadar belli ki, o aşağıladığınız Laik kesime hiç hak vermezdim lakin sizin deyiminiz ile “Laikçi” kesimin sözlerinde de bir parça dahi olsa haklılık payı var.

Sözlerimi yazıma çok uygun ve yazımın başlığı olan Hz. Mevlana'nın özlü sözü ile bitiriyorum:

“Ya olduğun gibi görün Ya göründüğün gibi ol!”

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.