Camiler, Şehircilik Hizmet Sunumu ve Devlet -1-

Camiler, Şehircilik Hizmet Sunumu ve Devlet -1- DİN
0,0
07.02.2014 20:39:13
A+ A-

Doğrusu, bu kadar cami yapılmasını, toplumumuzun hayrına, evrensel düzeyde kabul edilmiş bir uygar topluma erişmemize katkı sunacağına inanmıyorum.  Ancak, benim bu düşüncem, ne cami yapılmasın anlamına gelir, ne de insanların inaçlarını uygulayabilecekleri mekan olmasın anlamına gelir.  Bu, cami kadar, belki daha fazla, Okula, hastaneye, kütüphaneye gereksinimimiz olduğu anlamına gelir.  Bir anlamı da, cami yapmak isteyen cemaat kendisi karşılasın masraflarını anlamına gelir.

Cami konusu kaç zamandır kafamı kurcalayan bir konudur.  Niye bu kadar çok cami yapılıyor. Cemaatten fazla cami var; şu kadar zamanda bir cami yapılıyor[1].  Ve benzeri soruları çoğaltmak mümkün.  Temel olarak, muhafazkar bir hükümet iktidarda ve bu hükümet mevcut cami sayısının yetersiz olduğundan hareketle cami yapılmasını desteklemekte, teşvik etmekte, hatta bizzat yapmaktadır (TOKİ aracılığı ile).  Hemen akla şu gelebilir, eee ne var bunda, “Biz Müslüman bir ülkeyiz. Cami yapmaktan ve yaptırmaktan daha doğal ne olabilir ki?” 

 

Birincisi, biz bir müslüman ülke değiliz, biz Anayasasında inanç özgürlüğünü temel almış, tüm inançlara eşit mesafede durmayı taahhüt etmiş ve resmi dini olmayan bir ülkeyiz.  Kuşkusuz, bu ülkede yaşayan insanların büyük bir çoğunluğu (%99 değil, %95’i değil, Hatta belki de %90’ı değil) Müslüman olan bir ülkeyiz.  Böylesi bir çoğunluğun olduğu bir ülkede, O inanca mensup kitlenin gereksinimlerine cevap vermeye çalışmak gayet normal bir durumdur. 

Normal olmayan, bu işin kuralsız, tek din varmış gibi işlemler yapılması ve daha da önemlisi devletin bizzat bu işle ilgilenmesi.

Ayrıca, belki de işin en önemli kısmı, Cami vb dini mekanların yapımı, yapımının teşvik edilmesi, sadece inananların ibadetlerini yapmak istediklerinde cevap verebilecek mekan olması değil, başta farklı kültür ve inançlara sahip olanlar olmak üzere, toplumu kontrol etme amacı taşımasıdır.  Örneğin, üç gün sonra şu söylenebilecektir, “efenim, burada cami var, bar açamazsınız”, “burada cami var, içkili restaurant açamazsınız”.  Cami yapımı o kadar keyfi ve kontrolsüz yapılıyor ki, Mesela “burada okul var, cami yapamazsınız” deme cesareti yok (cesaret olsa bile, söyliyen kişinin yaşamını garanti edecek güvenlik mekanizması da yok), veya “burası park alanı, cami yapamazsınız” diyebilecek kimse yok, olanı da (örneğin İstanbul Göztepe parkı) ali cengiz oyunları ile alt etmek mümkün.

Bir başka konu, 3194 sayılı İmar Kanunu’nda yapılan değişiklik ile cami alanı da Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) içerisine alınmıştır.  Daha doğrusu, “Dini Tesis Alanı” da DOP içerisine alınmıştır.  Ancak, bu güne kadar Cami dışında bir dini tesis yapıldığına, veya planda bir başka Dini Tesise yer ayrıldığına tanık olunmamıştır.

Devam edeceğiz….

Not: Başlıktaki resim 2011 yılı ocak ayında Siirt'te tarafımdan çekilmiştir ve eğer dikkatle incelenecek olursa bir kare içerisinde 5 ten fazla cami vardır.

[1] Cumhuriyet gazetesi, 1994 yada 05 yılında türkiye’de 6 saatte bir cami yapılıyor diye haber vermişti.

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.