Cehennemde ne yok?

Cehennemde ne yok? DİN
0,0
18.07.2013 16:55:18
A+ A-

Cennette neler olmadığını anlattığım yazım birçok kişi tarafından çok beğenildi.  Gerçekten de cennette insanın dilediği, arzu ettiği sayısız nimet olduğu gibi, hayalinin üzerinde yaratılacak olan birçok nimette var, bizler Allah izin verirse bu nimetleri cennete girdiğimizde göreceğiz, tanıyacağız ve bunlardan büyük zevk alacağız. Peki cehennem için de aynı şeyi düşünürsek, cehennemde ne yok?

İnsan çok aciz bir varlıktır, sarayda da otursa, köşkte de yaşasa bir damla suya muhtaçtır. Birkaç gün susuz kalsa adeta mahfolur, perişan olur, bir damla su içmek için herşeyini verir. İşte cehennemde insan, o kavurucu sıcağın içinde, müthiş susamışken, içmek için bir damla su bile bulamayacaktır. Su içmek istediğinde kaynar su ile karşılaşacak, bu yüzden sonsuza kadar susuzluğunu gideremeyecektir. Bu tahmin bile edemeyeceğiniz kadar büyük bir azaptır.

...Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu? (Muhammed Suresi, 15)

Cehennemde ikinci olmayan şey ise umuttur. İnsan dünyada ne kadar zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın içinde hep "bir gün bitecek" umudunu taşır. "Hastalık bir gün biter, darlık, zorluk, sıkıntı, parasızlık bir gün biter" diye düşünür. Ve içinde hep bir ümit taşır. Ama cehenneme atılan insan, bunu hak eden insan orada sonsuza kadar kalacağını anlar (Allah'ın dilemesiyle) ve çıkış umudu olmayan müthiş bir azab yurduna atılır. Artık pişman olmak, geri dönmeye çalışmak, yalvarmak, yakarmak, ağlamak, bağırmak, çağırmak hiç bir sonuç vermez. Çünkü dünyada Allah'ı unutan, kibirle yüz çeviren insanlarla Allah orada konuşmaz, onları muhatap almaz.

Onlardan (azap) hafifletilmeyecek ve orda onlar umutlarını kaybetmiş kimselerdir. (Zuhruf Suresi, 75)

... Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz ve onları arındırmaz. Ve onlar için acı bir azap vardır. (Bakara Suresi, 174)

Cehennemde olmayan diğer bir şey de ölümdür. Yine insan dünyada çok ciddi bir hastalıkla karşılaştığında, çok ağrısı olduğunda, cahiliye bakış açısıyla çok bunaldığında içinden "ölsem de kurtulsam" diye geçirir. Tabii bu inkar edenlerin düşüncesidir, mümin daima tevekküllüdür, ölümün bir kurtuluş, bir çıkış olmadığını bilir. Cehenneme atılan insan yine aynı cahiliye bakış açısıyla cehennemden biran önce kurtulmak ister, "ölse, yok olsa da buradan bir çıksa" diye düşünür. Oysa cehennemde ölüm yoktur. Binbir türlü tehlike, ateş, dövülme, ateşten kazıklar, kamçılar ile karşılaşır. Tehlike her yerdedir, ölüm insana yaklaşır, yaklaşır, insan onu daima tam arkasında hisseder, korkudan ölür ama bir türlü ölmez, ölemez. Sonsuza kadar azapla, korku içinde yaşar.

Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramıyacak, ona her yandan ölüm gelecek, oysa ölmeyecek de. Ardından daha katı bir azap olacak. (İbrahim Suresi, 17)

İnsan için dünyada en önemli şeylerden biri de ailesinin, dostlarının, arkadaşlarının, akrabalarının olmasıdır. İnsan daima sevgi görmek, paylaşmak, övülmek ister, zor anında dostlarından yardım görmek ister. Hep ailesinin, çocuklarının, arkadaşlarının kendisini içinde bulunduğu zorluktan kurtaracağını düşünür, hayatında hep birilerine güvenir. Ama cehennemde güvenebileceği tek bir insan yoktur, onu ateşten, o acı azaptan kurtaracak tek bir dost yoktur. İnsan orada yapayalnızdır, ona sevgi gösteren, onu koruyan, onunla ilgilenen ne ailesi, ne çocuğu, ne iş arkadaşları, hiç kimse ama hiç kimse yoktur.

Ey iman edenler, hiçbir alış-verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı gün gelmezden evvel, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kafirler... Onlar zulmedenlerdir. (Bakara Suresi, 254)

Şöyle bir etrafınızdaki insanlara, eşinize, dostunuza, arkadaşlarınıza bakın. Ne kadar da çok kuralları var değil mi? Kimi sabah kahve içmeden güne başlayamaz, kimi kuş tüyü yastıktan başka yastıkta yatamaz, kimi et yemeden yaşayamaz, kimi her daim yanında yardımcıları olmadan yapamaz. Kimi marka kıyafetlerini giymeden sokağa çıkamaz. Ne kadar da rahatlarına düşkünler değil mi? Yaşamak için kendilerine belirledikleri binlerce kural var. İşte bu insanlar bütün bu kuralları kendi şartları içinde ne yapıp edip oluştururlar. Ama cehennemde insanın alıştığı konfor, sınırsız yiyecek çeşitleri, sabah kahveleri, yumuşak yastıklar, taze meyveler, birbirinden güzel sofralar, marka kıyafetler yoktur. Bunun tam tersine sadece yiyecek ve içecek olarak kaynar su, irin ve darı dikeni vardır. İnsan değil bu saydığımız şeyler, hoşuna gidecek küçücük bir meyve tanesi bile bulamaz, bir yudum soğuk su bile içemez. Sonsuza kadar bütün bu nimetlerden uzak tutulur. Üstelik mahrumken cennettekilerin nimet içinde yaşamları da kendisine seyrettirilir. Böylece azabı da kat kat artar.

O gün, münafık erkekler ile münafık kadınlar, iman edenlere derler ki: "(Ne olur) Bize bir bakın, sizin nurunuzdan birazcık alıp-yararlanalım." Onlara: "Arkanıza (dünyaya) dönün de bir nur arayıp-bulmaya çalışın" denilir. Derken aralarında kapısı olan bir sur çekilmiştir; onun iç yanında rahmet, dış yanında o yönden azap vardır. (Hadid Suresi, 13)

Bütün bu anlattığım detayların dışında cehennemde olmayan daha o kadar çok şey var ki. Cehennemde güneş yok, hava hep karanlık ve puslu, son derece iç karartıcı. Sokaklar izbe, ucube, son derece çirkin insanlarla dolu. Tek bir güzel insan yok, tek bir dost yok. İnsanın içini açacak denizler, dağlar, yemyeşil çimler, parklar, bahçeler yok. Onun yerine dar ve pis sokaklar, son derece köhne barakalar, ateşten yataklar var. Cehenemde güzel elbiseler, mücevherler, lüks arabalar yok. Tamamen yoksulluk, sefillik, açlık ve pislik var. Cehennemde yıkanmak yok, temiz hiçbirşey yok. Cehennemde eğlenmek yok, müzik yok, nefsinin hoşuna gidecek hiçbir şey yok. Cehennemde sonuza kadar tek bir güzel söz yok, sürekli aşağılanma, horlanma, tartaklanma ve ateşe atılma var. Sonuçta cehenneme atılan insana sonsuza kadar tek bir güzellik, sadece güneşin bir parça yüzünü görmek, bir damla soğuk su içmek, bir dostun yüzünü görmek yok. Orada sadece pişmanlık dolu inlemeler ve haykırmalar var. Orada yalnızca bir gün olsun bu azaptan kurtulmak için herşeyini ama herşeyini verecek insanlar var...

Ateşin içinde olanlar, cehennem bekçilerine dediler ki: "Rabbinize dua edin; azaptan bir günü (olsun) bize hafifletsin." (Mü'min Suresi, 49)

Bizim bir kere daha (dünyaya dönüşümüz mümkün) olsaydı da iman edenlerden olabilseydik." (Şuara Suresi, 102)

Kaynak: http://olumkiyametcehennemkonulari.blogspot.com/



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.