Cehenneme bir gün değil, bir saat değil, bir dakika katlanabilecek misin?

Cehenneme bir gün değil, bir saat değil, bir dakika katlanabilecek misin? DİN
0,0
03.03.2013 20:10:57
A+ A-

"Ben asla sıkışık bir yerde kalamam, nefes alamam, ölürüm sıkıntıdan! Asla kaynar yemek yiyemem, boğazımdan geçmez,  küçücük bir böcekle bile aynı odada kalamam, acayip korkarım, ben az uyuyamam, o zaman bütün günüm mahvolur. Meyve yemende bir gün bile geçiremem. Aç yatamam, kötü söz duymaya katlanamam, gürültülü ortamda bir dakika bile duramam, fazla üstüme gelinmesinden hiç hoşlanmam, hemen orayı terk ederim!"

İşte insanın ne kadar da hassas bir yapıya sahip olduğunu görüyor musunuz? Ne kadar bitmek tükenmek bilmeyen isteklerle dolu. Dünyada kendi imkânları ölçüsünde bütün bunları elinden geldiği kadar yapıyor. Dünya hayatında hiç çok sıkışık bir yerde, nefes bile alamayacağı kadar dar bir yerde kalmıyor, yemeğini istediği gibi yiyor, suyunu içiyor, meyvesini yiyor. Sevdiği insanlarla görüşüyor. En azından katlanmak istemediği durumlardan kaçıp uzaklaşabiliyor. Peki bu insan cehennemde ne yapacak? Cehennemde sonsuz bir ömür değil, bir gün değil,  hatta bir saati nasıl geçirecek?

Bu kadar zora gelemeyen insan cehennemde ateşten yataklarda nasıl yatacak? Boynundan aşağı darı dikenini geçirip, kaynar suyu nasıl içecek? Nasıl sürekli kavga, dövüş olan, insanlar tarafından aşağılandığı, hiç kimsenin kendisini sevmediği, tek bir dostunun olmadığı bir ortamda yaşayacak? Nasıl her gün her dakika ölmek ve kurtulmak istese de bir gün olsun bu azap üzerinden hafifletilmeyecek? Nasıl sürekli insanların haykırışlarını, yalvarışlarını, ağlamalarını dinleyecek? Nasıl her an ölüm korkusuyla, yakalanma, ateşe atılma korkusuyla yaşayıp bir türlü ölmeyecek? Cehennemin izbe, karanlık, kötü kokan, pis sokaklarında yerlerde sürüklenerek yaşayacak? Hayatında tek bir güzellik olmadan, ruhundaki müthiş sıkıntıyla ve pişmanlıkla nasıl sonsuza kadar bu acıya katlanacak?

Bütün bu detaylar, inkar edenlerin cehennemde karşılaşacağı azap çeşitleri Kuran'da detaylı olarak Allah tarafından bildiriliyor. Allah dünya hayatında her topluma onlara hikmetli ayetlerini okuyan bir uyarıcı korkutucu gönderiyor. Bugün de televizyonlardan, radyolardan, internetten insanlar sürekli uyarılıyor, ahirete çağrılıyor. Dolayısıyla hiçbir insan ahirette Allah'ın huzurunda durduğunda "ben bilmiyordum, ben duymamıştım" diyemeyecek. Her insan Allah'ın sonsuz adalet sahibi olduğunu bilecek.

Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Allah'a karşı (savunacak) delilleri olmasın. Allah, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir. (Nisa Suresi, 165)

Allah Kuran'da, dünya hayatında Allah'a kul olarak yaşarsak, iman edersek bizi sonsuz cennetle ödüllendireceğini bildiriyor. Ama inkâr edenlerin, dünyaya dalıp gidenlerin, alay ederek dinden yüz çevirenlerin, bunca nimeti görmezden gelenlerin de defalarca cehennemle cezalandırılacağını söylüyor. Dünyada Allah'ı unutan insan, tek bir gün bile hatırlamayan, şükretmeyen vicdansız insan doğal olarak ahirette de Allah tarafından unutuluyor. Bundan daha adil bir şey olabilir mi? Sana inen onca ayeti görmezden gelirsen, yüz çevirirsen, duymak istemezsen o zaman adaletin yerine gelmesinden daha doğal ne olabilir? İmanlı insanlar cennet bahçelerinde nimetlerle ödüllendirilirken, inkârcıların azap ve pişmanlık içinde yaşamalarından daha adil ne olabilir?

Dünyada küçücük bir sıkıntıya gelemeyen insan cehennemde her gün, her dakika, her saniye görülmemiş sıkıntılara, azaplara, ateşten yataklara dayanacak. Çünkü buna mecbur olacak, bundan kurtuluşu olmadığını bilecek. Her şeyden önemlisi de hak ettiğini bilecek.  Unutmayın ki Allah tüm kullarına karşı çok ama çok şefkatlidir, azabı çetindir ama merhameti de her yeri kaplamıştır. Bu yüzden henüz dünyada yaşarken size gelen uyarıları, sözleri dikkate alın, kalbinizi imanla, Allah aşkıyla doldurun. Unutmayın ki siz ona bir adım yaklaşırsanız O size on adım gelecektir. Allah tüm kullarına karşı adil hüküm verendir, adaletlilerin en adaletlisidir, merhametlilerin de en merhametlisidir. Buna karşın insan iman etmediği takdirde son derece zalim ve nankördür. Her insan ahirete adaletin yerini bulduğuna şahit olacak, insanların akın akın cennete alındığına ve akın akın da cehenneme sürüklendiğine şahit olacaktır. Hiçbir insanın da kalbinde Allah'ın adaletinden en ufak bir şüphe olmayacaktır. Çünkü her nefis kendine basirettir, insan kimse görmese de, kimse bilmese de tüm günahlarından ve inkârından haberdardır.

Gerçekten Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacağı gün, kafir olan da: "Ah, keşke ben bir toprak oluverseydim" diyecek. (Nebe' Suresi, 40)

Ateşin içinde olanlar, cehennem bekçilerine dediler ki: "Rabbinize dua edin; azaptan bir günü (olsun) bize hafifletsin." (Mü'min Suresi, 49)

"Bunun nedeni şudur: Çünkü siz Allah'ın ayetlerini alay konusu edindiniz; dünya hayatı da sizi aldattı." Böylece ne ordan (ateşten) çıkarılırlar, ne (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilir. (Casiye Suresi, 35)

Kaynak:http://olumkiyametcehennemkonulari.blogspot.com/



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.