Çetin Altan’da ölüm korkusuyla duaya başlarsa...

Çetin Altan’da ölüm korkusuyla duaya başlarsa... DİN
0,0
30.05.2014 18:18:16
A+ A-

 

Geçen gün 87 yaşına giren Çetin Altan hayatının nasıl çabuk geçtiğini ve 87 yaşına girdiğini anlatan bir yazı yazdı. Şöyle diyordu yazısında:

“Bu gün bendenizin yaş günü, 87 kapıyı çalıyor; mutlaka açtıracak. Ama gelecek yılın bu gününde ne olur bilemem. Yaş günü hatırına, klişe bir cümle yazmaya çalışayım:
Elbet her şey bir gül buketi değil, ama her şey bir demet devedikeni de değil.

Her yaş günü bir istasyon:Ha şuradan da geçtik, ha buradan da geçtik, derkeeeen...
Bir de bakıyorsun ki, yaşamakta olanların geçmekte olduğu istasyonlar, senin çoktan geçmiş olduğun istasyonlar. Korkuyor muyum, korkmuyor muyum?Ne korkuyorum, ne korkmuyor; sadece kaygılanıyorum, ya dayanılmaz acılar çekersem diye ve becerebildiğim kadar, şimdiden başlıyorum duaya...

Bu yazıyı okuduğumda aklıma dünyaca ünlü ateist Prof. Antony Flew geldi. Ne demişti yarım yüzyıllık ateist İngiliz felsefeci: “Yanılmışım, Tanrı Varmış” " "Beni esas hayretler içerisinde bırakan, yaşam mimarisidir. Sistem, son derece kompleks, sanki dizayn edilmiş, orada büyük bir akıl var."Benim için Tanrı kavramı, tecrübeyle kendisini gösteren Büyük Bir Akla dair, derin hissiyatla birlikte olan inanç olarak tarif edilebilir."

Prof. Antony Flew’un iman ettiğini duyan Prof. Nicholas Wolterstorff ise düşüncelerini şöyle dile getirmişti:

"Antony Flew'un, 'Yanılmışım, Tanrı Varmış' kitabı, en ünlü çağdaş ateistlerimizden birinin, Tanrı'nın var olduğuna inanmaya başlamasının, ilgi çekici bir kaydıdır. Bu hikaye, Flew'un açık fikirli oluşu, dürüstlüğü ve zihinsel bütünlüğünün etkili bir şahididir. Bir zamanlar arkadaşı olan ateistler için, çok rahatsız edici bir sarsıntı olacaktır."

Yaşlandıkça ve ölüme yaklaştıkça iman eden birçok ateist var. Ya da Allah’a inandığı halde dini kabul etmeyen ama daha sonra gerçekleri görüp dine yönelenler var. Aslında buna şaşırmamak gerek. Çünkü Allah tüm insanları dünyaya gelmeden önce Kalü Bela’da Allah’ın huzurunda toplanıyorlar. Allah’ın varlığına ve birliğine şahit oluyorlar. Fakat dünyaya geldiklerinde verdikleri sözü, Allah’ın varlığını ve birliğine şahit olduklarını unutuyorlar. İmtihan gereği Allah bu görüşmeyi insanların hafızasından kaldırıyor. Ama insanlar bilinçaltında ve vicdanlarında bu gerçeği biliyorlar. Ne diyor Allah ayetinde:

Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene',

Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun). (Şems Suresi, 7-8)

Ayette bildirildiği gibi her insan yaratılırken Allah tarafından ona ruh veriliyor ve bu ruhun içindeki nefse de günah ve kötülükten sakınma ilham ediliyor. Buna “vicdan” diyoruz. Aslında her insanın vicdanı içinde konuşuyor, iyiyi ve kötüyü kendisine söylüyor. Sonuç olarak insanlar fıtratlarında dine yatkınlıkla dünyaya geliyorlar. Akılla, düşünerek ve Allah’ın delillerini görerek iman ediyorlar.

Çetin Altan’da çok aklı başında ve kültürlü bir insan. Eminim bu şuur açıklığı ile Allah’ın tüm delillerini görebiliyor, bize şah damarımızdan daha yakın olduğunu biliyordur. Tüm kainatı yaratan ve müthiş bir düzen içinde tutan Allah’ın insanlar için belirlediği dosdoğru yol ise dindir, İslam’dır. İnsan ancak Allah’ın kendisi için beğendiği din üzerinde yaşarsa Allah’ın istediği gibi bir kul olabilir.

İnsan yaşlandıkça ve ölüme yaklaştıkça vicdanı daha çok harekete geçebilir, doğruları daha net teşhis edebilir. Asıl hayatın ölümden sonra başladığını ve sonsuza kadar süreceğini kavrayabilir. Ne diyor peygamberimiz: “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. İşte asıl perde insan ölünce tam olarak kalkacak. İnsan o zaman dünyanın gerçekten de bir imtihan yeri olduğunu çok net anlayacak. Ama artık geriye dönüş hiçbir şekilde mümkün olmayacak. Bu yüzden insanın tabii ki duasından başka neyi var? Allah’a sığınıp bağışlanma dilemekten başka neyi var? Bu yüzden Çetin Altan’a hak veriyorum. Hepimiz çok aciz kullarız, bir gün gelip tek başına Allah’ın huzurunda duracağız. Dünyada tüm yaptıklarımızın hesabını vereceğiz. Ama unutmayın ki Allah’ın azabı çok çetindir, ama rahmeti her yeri kaplamıştır. İnsan mutlaka son nefesini vermeden, daha ömrü tükenmeden ve hiç vakit kaybetmeden yüzünü Allah’a dönmelidir. Ve mutlaka iman dolu bir kalple bu dünyadan gitmelidir...

Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın? Allah şükrün karşılığını verendir, bilendir. (Nisa Suresi, 147)

De ki: "Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azabı da) kaçınılmaz olacaktır." (Furkan Suresi, 77)

Tüm yazılarım: http://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Video sayfam: http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.