Defne Joy: Aniden öldü ve unutulup gitti mi?

Defne Joy: Aniden öldü ve unutulup gitti mi? DİN
0,0
19.02.2013 16:40:36
A+ A-

Sosyetede dünyası önce tanınmayacak hale gelip gizlice hastaneye yatan sonra da vefaat eden Ceyla Gölcüklü'nin haberi ile sarsıldı. Ardından hiç beklemedikleri bir anda her gece dans yarışmasında dansedip etrafa gülücükler atan, delidolu, neşeli Defne Joy'un vefaat haberi geldi. Böyle durumlar genelde insanlarda ani şok etkisi yapıyor. Peki bu insanlar ölüm karşısında neden bu kadar şok oluyorlar, neden adeta çok büyük bir travma yaşıyorlar, neden bir anda derin bir uykudan uyanmış gibi oluyorlar biliyor musunuz? Çünkü ölümü hiç düşünmüyorlar, hiç akıllarına bile getirmiyorlar da ondan. 

Defne Joy öldüğünde dans yarışmasına katılan arkadaşları arkasından göz yaşları döktüler, yas tuttular. Aradan aylar geçti, şimdi ne yapıyorlar dersiniz? Bodrum, Çeşme plajlarında vur patlasın çal oynasın eğleniyorlar. Defne'nin aniden öldüğü Allah'ın huzurunda hesap verdiği akıllarına bile gelmiyor. Defne Joy da 32 yaşındaydı, daha çok gençti. Kendisine sorsanız daha dünyada yapacak çok işi vardı, istediği bir kariyer, yetiştirmek istediği bir çocuğu vardı, ölüm hiç aklına bile gemiyordu ama ölüm onu hiç beklemediği bir anda yakaladı. İşte bu gerçek her seferinde bize dünyanın ne kadar boş, ne kadar geçici olduğunu bir kez daha anlatıyor. İnsanlar delirmişçesine dünyaya yapışıyorlar, paranın, malın, mülkün, hava atmanın, kariyerin peşinde koşuyorlar. Ölüm bir anda gelip yakalayınca da her şeylerini bırakıp gerçek hayatlarına ahirete gidiyorlar. Hiçbir insan ne zaman öleceğini, ne zaman ölüm melekleriyle karşılaşacağını bilmiyor, yalnızca Allah biliyor: 

Kıyamet saatinin bilgisi, şüphesiz Allah'ın Katındadır. Yağmuru yağdırır; rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse, yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse de, hangi yerde öleceğini bilmez. Hiç şüphesiz Allah bilendir, haberdardır. (Lokman Suresi, 34) 

Hele can boğaza gelip dayandığında,

Ki o sırada siz (sadece) bakıp-durursunuz,

Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz. (Vakıa Suresi, 83, 85)

Eğer insanlar gerçek hayatın ahiret olduğunu bilseler, kısacık geçen dünya hayatına bu kadar değer vermeseler ölüm karşısında böylesine büyük bir yıkım yaşamazlar. Hepimiz bu dünyada bir göz çarpması kadar kalacağız, sonra sonsuza kadar kalacağımız ahiret hayatımız başlayacak. Eğer dünya bu kadar çabuk geçiyorsa o zaman bu dünyaya neden meyl eder insan? Herkes bu dünyadan Allah'ın belirlediği ölüm anı geldiği anda gidiyor, ölüm melekleri alıp o insanı götürüyor. Bu yüzden bize düşen kaderimizden dolayı daima Allah'tan razı olmaktır. Eğer bir insan dünya hayatını Allah için yaşamışsa, salih birçok amelle donatmışsa ölünce sonsuz cennete kavuşur. Eğer isyan içinde, inkâr içinde yaşamışsa, Allah'ı tamamen unutmuşsa o zaman da sonsuz cehenneme atılır, bu hepimizin karşılaşacağı kesin bir gerçektir. Bu yüzden Allah'ın adaletine tam teslim olmak ve ölen insanın sonsuz hayatına kavuştuğunu düşünmek gerekir. 

İnsanların çoğu böyle ani ölümler karşısında bir anlık şok ve üzüntü yaşayıp çok kısa bir süre sonra da kendi hayatlarına dalıyorlar. Ölümün bir gün gelip de kendilerini de aniden yakalayabileceğini hiç düşünmüyorlar. Ölümü hep kendilerinden çok ama çok uzakta görüyorlar. Oysa bütün bu olaylar insanın düşünmesi, akletmesi ve dünyanın ne kadar boş olduğunu, ne kadar geçici olduğunu fark etmesi için yaratılıyor. Ama insan her seferinde yeni bir ölüme tekrar alışıp dünyaya dalmaya, oyalanmaya ve kendini eğlendirmeye devam etmeyi seçiyor. 

Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi. (Ankebut Suresi, 64)

Kaynak: http://kaderingercegi.blogspot.com/



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.