Din bilim çerçevesinde 'İnsan yaratılışı'

Din bilim çerçevesinde 'İnsan yaratılışı' DİN
0,0
07.08.2014 15:02:09
A+ A-

DİN BİLİM ÇERÇEVESİNDE ‘İNSAN YARATILIŞI’

 

İnsanlık yaşamından günümüze kadar en büyük sorunlardan biri  olan insan yaratılışında ki esrarlı oluşum hep tartışma konusu olmuştur. Bu konuda yazılmış, yorumlanmış yüzlerce yazıya ek olarak tamamen kendi araştırmalarıma dayanan, Din Bilim Çerçevesinde İnsan Yaratılışı adlı yazımda da yaratılış ile ilgili bilgiler Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an-ı Kerim Meali 2013 basımlı kitabından toplanmıştır. Sizlere okurken daha yararlı olacağını ve kontrol etmeniz açısından daha kolay olacağını düşündüğüm için; insan yaratılışından bahseden sure ve ayetleri yazımın giriş kısmında belirtmekteyim. Bu çalışmada öncelikli amacım; ortaya atılan bir konunun savunma noktasında ikinci el bilgilere başvurmadan, doğrudan bilginin ana noktasına gidip savını doğrulamanın önemine dikkat çekmektir. Yaşadığımız coğrafya insanının sorgulama ve eleştirel düşünceden yoksun oluşu maalesef beraberinde kutsal kitapların sadece sembolik olarak bir anlam kazanmasına neden olmuştur. Herkes bir kutsal  kitaba inanmakta ama hiçbir kimse maalesef kutsal kitabın içeriğine inip irdelememektedir. Bu da inancımızın ne kadar çürük temellere dayandığının açık kanıtıdır. Hatta öyle bir toplum haline geldik ki uzun paragrafları okumaktan bile aciz hale gelir olduk. Umarım bu çalışmamı sıkılmadan okur ve hayatı sorgulama adına kendinizde bir kıvılcım oluşturursunuz. Şimdi sure ve ayetleri sırasıyla yazıp inceleyecek olursak:

       Bakara Suresi 28. ayet

       Nahl Suresi 70-78. ayetleri

       Kehf Suresi 37. ayet

       Hac Suresi 5. ayet

       Mü’minun Suresi 12-16. ayetleri

       Rum Suresi 20-54. ayetleri

       Secde Suresi 5-9. ayetleri

       Fatır Suresi 11. ayet

       Yasin Suresi 68. ayet

       Zumer Suresi 6. ayet

       Mü’min Suresi 67. ayet

       Ahkaf Suresi 15. ayet

       Nuh Suresi 13-14 ayetleri

       Kıyame Suresi 36-39. ayetleri

       İnsan Suresi 1-2. ayetleri

       Mürselat Suresi 20-23. ayetleri

       Abese Suresi 17-20. ayetleri

 

Ayetlerin içeriğine bakacak olursak;

 

BAKARA SURESİ 28. AYET: Siz cansız (henüz yokken) sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah’ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda ona döneceksiniz.

    

 NAHL SURESİ

             70. AYET: Allah, sizi yarattı, sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye ) hakkıyla gücü yetendir.

              78. AYET: Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredersiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

     

KEHF SURESİ 37. AYET: Arkadaşı ona cevap vererek dedi ki: ‘‘ Seni topraktan sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni(eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah2ı inkar mı ediyorsun? ’’

     

HAC SURESİ 5. AYET: Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz(düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir ‘alaka’ dan, sonra da yaratılışı belli belirsiz ‘mudga’ dan yaratık ki size kudretimizi apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvetle) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz) içinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hale gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur yağdırdığımız zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı, çift çift bitkiler bitirir.

         Alaka: erkeğin spermiyle döllenmiş dii yumurtadan bir hafta zarfında oluşan hücre  topluluğunun rahim esdarına asılıp gömülmüş şekli demektir.

         Mudga: ceninin, üzerinde diş şekillerini andıran şekiller taşıyan, henüz uzuvları oluşmamış şekli demektir.

 

MÜ’MİNUN SURESİ

        12. AYET: Andolsun ki, biz insanı, çamurdan(süzülmüş) bir özde yarattık.

        16. AYET:  Sonra yine muhakkak siz, kıyamet gününde (tekrar) dirileceksiniz.

 

RUM SURESİ

        20. AYET: Sizi topraktan yaratması, o’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra bir de gördünüz ki siz beşer olmuş (çoğalıp) yayılıyorsunuz.

        54. AYET: Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç vere, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O hakkıyla bilendir hakkıyla kudret sahibidir.

 

 SECDE SURESİ

         5. AYET: Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir.

         9. AYET: Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

 

FATIR SURESİ 11. AYET: Allah sizi önce topraktan , sonra da az bir suda (meniden) yarattı. Sonra sizi(erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta( Levh-i Mahfuz’da  yazılı) olmasın şüphesiz bu, Allah’a kolaydır.

 

YASİN SURESİ 68.AYET: Kime uzun süre ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız) Hala düşünmeyecekler mi?

 

ZUMER SURESİ 6. AYET: O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti. Sizin için hayvanlardan(erkek ve dişi) sekiz eş yarattı. Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç kat karanlık içinde oluşturuyor. İşte rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hakimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?

 

MÜ’MİN SURESİ 67. AYET: O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden) sonra alakadan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar.

 

AHKAF SURESİ 15. AYET: Biz insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu!  Onun (anne karnında) taşınması ve sütten kesilme süresi( toplam olarak) otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına gelip kırk yaşına varınca şöyle der: ‘‘Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın Salih amel işlememi ilham et. Neslimi de Salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım.’’

 

NUH SURESİ

       13. AYET: Size ne oluyor da Allah için bir vakar(saygınlık, büyüklük) ummuyorsunuz?

       14. AYET: Halbuki, o, sizi evrelerden geçirerek yaratmıştır.

 

KIYAME SURESİ

       36. AYET: İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.

       39. AYET: Nihayet ondan da erkek ve dişi iki eş var etti.

 

İNSAN SURESİ

         1.AYET: İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.

         2.AYET: Şüphesiz biz insanı karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.

 

 MÜRSELAK SURESİ

         20. AYET: Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?

         23. AYET: Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!

 

ABESE SURESİ

         17. AYET: Kahrolası(inkarcı) insan! Ne nankördür o!

         20. AYET: Sonra ona yolu kolaylaştırdı.

 

Kısacası din;  hz. Adem ve hz. Havva’dan geldiğimizi söyler. Hz. Adem ve hz. Havva’da,  döllenmiş yumurtadan meydana gelmiştir. Bu döllenmiş yumurta toprakta 50 bin yılda oluşmuştur. Yani dünya bir bütün olarak insan yaşamına uygun olacak şekilde düzenlendikten sonra hz. Adem ve dolayısıyla beraberinde tüm insanlık yaratılmıştır. Şimdi sorun tam da bu noktada başlıyor ki bu sorununda verilen bu bilginin bilimsel olarak test edemeyişimizden kaynaklanıyor. Şimdi de kısaca bilimin yaratılış konusundaki tespitlerine bakacak olursak;

Bilimin gördüğü; oluşmuş dediğimiz alem, insana gelinceye kadar 4.5 milyar yıl önce, bir dünya meydana geliyor. Bu dünyanın nasıl meydana geldiği büyük ölçüde biliniyor. Bu noktada bugüne kadar ürettiğimiz hipotezler henüz yanlışlanmış değil. Bunlar içerisinde elemanlar(demir, hidrojen, oksijen..vb) var. Bunlarında nasıl oluştuğu, hangi ortamlarda oluştuğunu, hangi sürelerde ve dolayısıyla kainat içerisinde hangi miktarda bulunduğu bilinmektedir. Ondan sonra bunları adım adım izlemekteyiz. Bunlar, dünyayı oluşturduktan sonra canlı dediğimiz nesne yani kendini kopyalayabilen ve kendini programlayabilen canlılar nasıl oluşmuş bunu da adım adım izleyebilmekteyiz. Bunlar izlenince belli bir yere gelinmektedir. 7 milyon sene evvel Afrika’ ya gidiyorsunuz. 7 milyon sene evvel Afrika’da 55 milyon sene evvel ilk defa ortaya çıkmış primatlar diye bir grup canlı var. Bu primatlar içerisinden bir tanesi diğerlerinden ayrılıyor. Bu noktada insan maymundan gelmiştir demek yanlış bir laf. Çünkü bugün kü maymun aynı insan gibi gelişmiş bir hayvan. Şimdi bu noktada ikisininde ortak bir ataları var.

İnsan, dine göre döllenmiş yumurtadan meydana gelmiştir. Şimdi burada demek ki insanın içinden çıktığı insan olmayan canlılar var. Bilimin bu noktada bütün canlıların, cansızdan geldiği konusunda bir şüphesi yoktur. Dolayısıyla bilimin gördüğü şu; 7 milyon sene evvel bu primatlar içerisinde bir grup ayrılıyor. Bu grup içerisinde özellikle Doğu Afrika’da yaşayanlar, Doğu Afrika’nın 3-5 milyon sene evvel yükselmeye başlamasıyla burada ki ormanlar ortadan kalkıyor. Şimdi orman içerisinde yaşayan primatlar var. Ağaçtan ağaca atlayarak yaşıyorlar. Bugün Kongo’da Amazon’da yaşayan maymunlar gibi, fakat ağaç ortadan kalktığı zaman bunlar etkisiz hale geliyor. Bunların sağında aslanlar yaşıyor, şimdi sizin bu aslandan kaçmanız lazım ama kaçacak ağaç yok ortada. O zaman sizin aslanın geldiğini görmeniz lazım. Dolayısıyla otların uzunluğundan dolayı dört ayak yerine iki ayak üzerine kalkıp etrafı gözetliyorlar. Ayağa kalkmakla diğer iki ayak serbest kalıyor. Bunların serbest kalmasıyla, biz beyindeki büyümenin paralel gittiğini görüyoruz. Çünkü havada kalan ayakların serbest kalmasıyla bunlar iş yapmaya başlıyor. Bunlar iş yapmaya başladığı an aslan geldiğinde birisinin aklına geldiğinde bir taş atarsa ona üstünlük sağlar. Dolayısıyla o ortamda yaşaması daha kolay hale geliyor

Bu noktada çeşitli hominik türlerinden bazılarına baktığımız zaman müthiş dişlerinin  ve güçlü çenelerinin olduğunu görüyoruz fakat çok belirli bir gıdaya saplanıp kalıyorlar. Onun için yok olup gidiyorlar. Buna mukabil homo habilis dediğimiz paralel insan türü et yiyor ot yiyor ve başarılı oluyor. Bu gelişimi ve ara türleriyle beraber kanıtını fosillerde görmekteyiz.

Bilimin açıklık getirdiği yaratılış ve yaşayışın sürekliliği konusundaki tespiti kısacası bunlardan oluşmaktadır. Yazımı burada bitirirken farkındalık adına yararlı olacağımı umarım.

           

 YAZI: Saffet SAVAŞ

 TARİH: 07.08.2014

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.