DİNDARLIK VE ATEİSTLİK YADA DÜŞÜNSEL FARKLILIK

DİN
0,0
20.01.2013 10:39:11
A+ A-

 

İnsan hep evrende var olan kuralların farkına varmayı öğrenmeye çalışmış ve bu süreçte başarıya ulaşmış insanlardan oluşan toplumlar bugünün dünyasında bilim ve teknolojik gelişmede hep önde olmuşlar.

''Aslında bilimin uğraştığı, mikro ve makro düzeyde evrende var olan kuralların farkına varmak ve insanlığın hizmetine sunmaktan ibaret. Bu evreni tek tek keşfedilmesi gereken sonsuz uzunlukta ve sayıda zincirler yumağı gibi algılarsak her halkanın çözülmesinin önemini kavrayabiliriz.'' Düşüncesinden hareket edersek bu halkaların her birinin çözülmesi bilimsel yeni bir adım olmaktadır.

Dine inanmak veya İnanmamak; aslında bu sonsuzluğun sonunda bu evreni ve var olan kurallarını koyan bir Yaratıcıya , mutlak hakime isim koymak anlamına gelmiyor mu?

Dindar ve ateist işte tam da bu noktada farklı bir  sonuca varıyor. İnanan dindar insan,  bu evrenin ve var olan kurallarının yaratıcısı 'ALLAH' tır diyor. Ateist ise bu yaratıcıyı 'Tabiat ana, doğa' olarak isimlendiriyor.

Elbette fark bu kadar basit değil ; bir MÜSLÜMAN olarak uyguladığımız  ritüeller var, ortaya konan bir inanç sistemi var, inandığımız bir ilahi kitap.radikal.com.tr">kitap var. Müslümanlar olarak inançlarımızı yaşayalım ancak kendimiz de sonsuza uzanan  zincirleri çözme iradesini ortaya koyalım.

O zaman göreceğiz ki Farklı inançlar , farklı insanlar ve düşünceler arasında yaşanabilir bir dünya daha geniş anlamda evren iklimi doğacak.

Böyle bir iklimden kim kaybeder? Hiç kimse?

 

Telat Dilmen



ETİKETLER: kitap

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

BARIŞ İÇİN ORTAK NOKTA -

barışmak iyidir,İnsanlar birbirideki ortak noktalar anlamaya çalıştıkca daha anlayışlı olmaya yönelecektir.Ütopya olabilir fakat ben böyle bir dünya hayal ederek katkı yapmaya çalıştım.Elbette düşünce sistemlerini bir sayfada anlatmak mümkün değil.Önümdeki ufku iyiye giden yolda nasıl görebilirim çabası.

0 0
dr who -

sanırsam yazınızdan ne dindarlar ne de atesitler memnun olmayacak. 2 inanışın tek ortak noktasını kainatın sırrını keşfetmek olarak nitelendirmişsiniz. bu bile ortak bir nokta değil. dindara göre bilim ortaya konulmuş kapalı bir kutunun ne olduğunu anlamaya çalışan bir olgudur. ateiste göre bilim yaşamımızı-toplumumuzu iyileştiren sabit bir yoldur,farkındalık sağlar, iyidir.yazınızın sonundaki kardeşce yaşam dileğinizinde ütopyadan da öte bir temenni olduğunu belirteyim.Allah kelimesini kullandığınız için bahsettiğiniz "dindar" kelimesinin müslümanlık olduğunu anlıyorum. Biraz araştırırsanız islam dininde ateizme hoşgörü yoktur. Ateizmin ise yazılı bir kitabı olmadığını bilmekle beraber, henüz müslümana kardeş gözüyle bakan bir ateistle tanışmadım.iki fikirde paralel durumların olması tabiat kanunudur. olayların çıkış noktasına bakarsanız biri ötekini daima reddetmiştir.

0 0
SORUN ZATEN BASİT DEĞİL -

Basit olarak anlatmaya gayret ettim ancak düşündüklerimi tam anlatamamışım.Aslında beyindekileri yazıya doğru dökebilmekte zor.Uzun süre yorumunuza yorum yapmadım ancak İlahiyat fakültelerindeki ders ayarlama tartışmalarını duyunca gerekli oldu.Şöyle bir müslüman dünyanın ufkunu tarayalım ne göreceğiz: -Sayılar az ülke hariç hepsinde barış ve huzur yok.Dahada kötüsü kendi içinde savaş var. -Hepsi geri kalmış.Sağlıktan beslenmeden tutun en basit sorunları çözülmemiş -Eğitim yerlerde sürünüyor.Dünya nüfusunun yüzde 20 si olan müslüman dünya yüzde 5 teknolojiye katılım sağlıyor. -Peki ne olmuşta 10-13.asırlarda İbni Rüşt ve Sina benzeri düşünürler çıkaran kocaman bir Müslüman Dünya bugün bu durumda ve karanlıkta. Allah kendine çeki düzen vermeyi bilmeyen ve sebebi başkalarında arayan müslümanları inananları affetmez.

0 0
SORUN BU KADAR BASİT DEĞİL -

(Dine inanmak veya İnanmamak; aslında bu sonsuzluğun sonunda bu evreni ve var olan kurallarını koyan bir Yaratıcıya, mutlak hakime isim koymak anlamına gelmiyor mu?) Yukarıdaki alıntı size ait. Din ve insan ilişkisi bu kadar basit olmadığı, sürekli olan yaratılışın gidişatından anlıyoruz. İnsanın görevi, 'kâinattaki kurallara isim koymak' da nereden çıktı? Sizin anlatımınıza göre ha Allah demişim, ha tabiat. Ne fark etti şimdi benim hayatım için? Bence bir şey ne amaçla yaratılmış, öncelikle onun tespiti yapılmalı ve o amaç, hayatımıza referans olmalıdır. Bunun için de o şeyi yaratana sormak lazım, ??sen beni ve kainatı niye yarattın diye??? Ciddi ve tarafsız olarak sorduk mu? Niye ciddi falan dedim? Çünkü yazılarınızda teknolojik ilerleme ve geri kalma kaygıları var. Sizin bu dondurulmuş felsefe ile Yaratcıya: ??Sen beni niye yaratmıştın, bi araştırıyım, bakayım??? diye soramazsın. Zihninizdeki parangalar sordurmaz, bir yolunu bulur geçiştirir. İzin verirseniz bi şey söyleyeceğim: Ne kadar bilim ve teknikte ilerlerseniz ilerleyin, doğru bir istikamet ve amaç olmazsa, o teknoloji aleyhinize çalışır, başınıza bela olur. Birinci ve ikinci Dünya Savaşlarında, Avrupa ülkeleri kolonizasyon yöntemi ile elde ettikleri sermaye ve savaş teknolojisi ile birbirlerini öldürmediler mi? İsminin başında İslam olan bir devlet de atom bombası yaptı. Ne yapacak bu atom bombasını? Kafası bozulunca tüm mahlukatı ve insanları öldürecek. Peygamberin böyle bir çalışması olmadı. İlla ki güçlü, kuvvetli olmak maksat değil; Hak ve hakikat üzere olmalıdır. Önceliği, kendimin ve evrenin yaratılış maksadını, bana ne ifade ediyor; iyi yakalamak lazımdır, diye düşünüyorum. Bu bir çırpıda olacak iş değil. Benim 60 yılımı aldı, hala da almaya devam ediyor. O zaman değil materyalistlerle, eşcinsellerle, çingenelerle de beraber sorun yaşamayız.

0 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.