Dinler ve Resim Sanatı (İslâmiyet ve Hristiyanlık)

Dinler ve Resim Sanatı (İslâmiyet ve Hristiyanlık) DİN
0,0
28.09.2013 12:20:03
A+ A-

Dinlerin edebi yönünün anlaşılmasıyla birlikte bariz bir şekilde göze çarpan başka bir konu da dini ögelerin resim sanatına nasıl yansıdığıdır. Çünkü ibadethanelere baktığımız zaman gözümüze çarpan ilk şey, o ibadethanedeki resimlerdir. Bu konu İslâmiyet için geçersizdir çünkü Sünni camilerinde resim kullanımı, çok hoş karşılanmayan bir durumdur. Ancak camilerde resim kullanılmaması, resim sanatının başka bir alanda baş göstermesine sebebiyet vermiştir. Kuvvetli bir minyatür sanatı doğmuştur.

İslâmiyet'teki minyatür sanatı, ciddi anlamda insan gözüne hitap eder. Tabi ki minyatür sanatının büyük bir geçmişi vardır. En eski minyatür, İÖ 2. asırda Mısır'da gözümüze çarpmaktadır. Buradan doğan sanat, şark milletlerinin gelişimiyle paralellik göstermiştir. Hristiyanlıkta da minyatürler çokça bulunsa da minyatür sanatı dendiğinde akla İslâm kültürü gelmektedir.

Hristiyan resim sanatında ise durum biraz daha karışıktır. Çünkü Hristiyanlık birbirinden çok farklı mezheplere ayrılmıştır. Ancak toplumumuzda Hristiyanlık dendiğinde öncelikle akla Vatikan Kilisesi gelmektedir. Bu durum diğer mezhepleri çok üzmektedir. Mesela Protestanlar Papa'ya biat etmemelerine rağmen toplumumuz onları da Katolik bir oluşum olarak görmektedirler.

Ancak herhangi bir Protestan kilisesine girdiğimizde bu düşüncenin çok ama çok yanlış olduğunu görürüz. Çünkü Protestanlar  ?genellikle Presbiteryenler- kiliselerinde resim bulundurmazlar. Bunun da On Emir'deki "Kendin için oyma put; yukarda göklerde olanın ya da aşağıda yerde olanın ya da yerin altında sularda olanın suretini hiç yapmayacaksın, onlara eğilmeyeceksin ve onlara ibadet etmeyeceksin." kuralından ötürü gerekli olduğunu düşünürler.

Protestanlarda böyle bir yaklaşım olsa da Katolikler bunun tersine her kiliselerinde resimlerini ve sembollerini bulundururlar. Bir kere Papa, tek başına bir simgedir. Havari Petrus'un devamı olduğuna inanılır. Bunun da kaynağının şu ayet olduğunu belirtirler:

"İsa onlara, "Siz ne dersiniz" dedi, "Sizce ben kimim?" Simun Petrus, "Sen, yaşayan Tanrı'nın Oğlu Mesih'sin " yanıtını verdi. İsa ona, "Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun!" dedi. "Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam'dır. Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek. Göklerin Egemenliği'nin anahtarlarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak; yeryüzünde çözeceğin her şey göklerde de çözülmüş olacak."-Matta 16:15-19

Bunun gibi Katolik kilisesinin simgeleri ve sembolleri pek çoktur. Meselâ yine Meryem Ana da çok mühim bir simgedir. Kilise duvarlarının süslenmesinde çok kullanılır. Fark ettiğim bir şey de şudur: Katolik kilisesi sembollerinde İsa haç üzerinde, kanlar içinde tasvir ediliyor ancak Protestanlarda bu tasvir neredeyse hiç kullanılmıyor.

Ortodoks kiliselerinde ise bambaşka bir sanat vardır. İkonlar kullanılır. Benim en sevdiğim Ortodoks ikonları Ayasofya Müzesindedirler. Yine bu ikonlarda da genellikle İsa ve Meryem Ana tasvirleri yapılmaktadır. Ancak bu ikonlarda Vaftizci Yahya'nın da çok önemi vardır. Çokça kullanılır. Bu simgelerde göze çarpan bir konu da, ikonların çoğu zaman sarı renkli olmalarıdır. Sarı rengin kullanımının da Ortodoks ülkelerin coğrafi özellikleri ile bağlantılı olduğunu düşünmekteyim.,

Bunun gibi pek çok simge ve sembol, bizlerin gözüne hitap etmektedir. Bu sembollerin her birinin görünen manalarının dışında görünmeyen manaları da vardır, onları da başka bir yazımda belirtmek bana sevinç verecektir. 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.