Dinlerimizi biz mi seçiyoruz? (1)

Dinlerimizi biz mi seçiyoruz? (1) DİN
5,0
25.12.2014 01:47:15
A+ A-

Bu gün bahsedeceğim konu oldukça hassas. Bu yüzden yazarken kullandığım her kelimeye hatta noktalamalara bile dikkat etmeliyim. Yine de uslubumda olması muhtemel hatalar için affınızı dilerim. Ancak en önemli ricam ''tabu''larımızı bir kenara bırakarak yazdıklarımı değerlendirmenizdir. Gelelim meseleye..

Bir soruyla başlayalım; Dinini ne zaman seçtiğini hatırlayan var mı, ya da mezhebini? Kendimi örnek vereyim; ben hatırlamıyorum. Sekiz yaşındayken ilkokul birinci sınıfı bitirdim ve yaz tatilinde kendimi mahallemizin camisinde Kuran-ı Kerim okurken buldum. Bunu yapmamı ailem istememişti. Mahalleden arkadaşlarım birer birer camiye Arapça okumayı öğrenmeye gittiler ve ben de arkalarından sürüklendim. İlk namazlarımı da o sıralar kılıyordum. İslam dışındaki dinler hakkında yüzeysel bilgilere sahiptim ki bildiğim dinler Hindistan’da ineğe tapanlar ve Hristiyanlıktı. İneğe tapınmak mantıklı gelmemişti, Hristiyanlık hakkında bildiklerim  ise yalnızca Hz. İsa’yı öldürmüş ve kitaplarını değiştirmiş olmalarıydı. Sonra aradan biraz zaman geçti, camide bize ders veren hocalar ( sanırım fıkıh derslerine başlamak için ) bir gün mezheplerimizi sordu; bir çoğumuz bilmiyorduk. Eve geldim babama mezhebimin ne olduğunu sordum. Ve o gün öğrendim ki ben ‘’ Hanefi’’ mezhebindenmişim. Ertesi gün hocaya mezhebimi de söyledim. Mezhebime göre dini bilgiler verdi; abdesti bozan durumlar ve buna benzer konular hakkında. Şimdi o günleri hatırlıyorum da, ne dinimi ne de mezhebimi kendim seçmişim. Sadece kendimi camide bulup müslüman olduğumu, sonra babama sorup Hanefi olduğumu öğrendim ve buna göre yaşamaya devam ettim. Birkaç sene öncesine kadar, Dinim ve mezhebim sorulduğunda ‘’Müslüman ve Hanefi’’ olduğumu söylüyordum. Peki ama bu adını bile sonradan öğrendiğim inançlarımı ben mi seçmiş oldum? Tabii ki hayır ! Ailem ve çevremin benimsediği din, o aile ve çevrenin bir üyesi olduğum için aynı zamanda benim de benimsediğim din olmuştu.

Aynı şey aslında dünyanın geneli için geçerli. Bunun çok yüzeysel ispatına gelince yukarıdaki haritaya bakmak yeterli. Haritadaki her renk, bir dini temsil ediyor. Haritaya baktığınızdaki aynı inançların aynı coğrafyalarda yaygın olduğunu görüyoruz. Sizce bu bir tesadüf müdür? Dinlerin belirli coğrafyalara yığılması, dini seçmekte çevrenin büyük ölçüde belirleyici rol oynadığı fikrine en somut ispatlardan biri değil midir? Oysa bizim ülkemizdeki büyük çoğunluğun dini olan İslamiyet’e göre, insanlar akıllarıyla doğru yolu bulabilirler. Peki bütün akıl seviyesi düşük insanların ve akıl seviyesi yüksek olan insanların coğrafyalara göre şekillenmesi ne kadar mantıklıdır. Daha da açık anlatmak gerekirse; akıldan mahrum olanların Avrupa, Amerika, Afrika’nın Kuzeyi, Asyanın Doğusu, Sibirya ve Avusturalya’da, akıl seviyesi yüksek olan insanların Ortadoğu ve çevresinde toplanması ne kadar kabul edilebilir?

Kendi hayatımdan ve Dünya’nın Din Dağılımı Haritası’ndan verdiğim örnekler ‘’İnsanların dinlerini kendilerinin seçmedikleri’’ fikrini kuvvetle desteklemektedir. En doğrusunu Yaratıcı bilir..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Evet -

Bence düşünmesi gereken bir konu.

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.