DOMUZ ETİ HARAM KILINDI ÇÜNKÜ;

DOMUZ ETİ HARAM KILINDI ÇÜNKÜ; DİN
0,0
04.06.2014 23:21:19
A+ A-

YAĞLIDIR: Domuz eti çok yağlıdır. Yenildiği takdirde bu yağ kana geçer. Böylece kan yağ tanecikleriyle dolmuş olur. Kandaki bu fazla miktardaki yağ, atardamarların sertleşmesine, tansiyon yükselmesine ve kalp infarktüsüne sebep olur.

ZEHİRLİ MADDELER: Domuz yağı içerisinde stoksin denilen zehirli maddeler mevcuttur.

Vücuda giren bu zehirli maddelerin dışarı atılması için lenf bezlerinin fazla çalışması icap eder. Bu durum bilhassa çocuklarda lenf düğmelerinin iltihaplanması ve şişmesi şeklinde kendini gösterir. Hasta çocuğun boğaz bölgesi anormal bir şekilde şişerek adeta domuza benzer. Bu sebeple bu hastalığa domuz hastalığı (Skrofuloz) adı verilir. Hastalığın ilerlemesi halinde bütün lenf bezleri cerahatlanarak şişer, ateş yükselir, ağrı başlar ve tehlikeli bir durum ortaya çıkar.

FAZLA MİKTARDA KÜKÜRT: Domuz etinde bol miktarda bulunan sümüksü bağ dokusu kükürt yönünden çok zengindir. Bu sayede vücuda fazla miktarda kükürt alınmış olur. Bu fazlalıksa; kıkırdak, kas ve sinirlere oturarak eklemlerde iltihaplanma, kireçlenme ve bel fıtığı gibi hastalıklara yol açar.

VÜCÜT YAPISINI BOZAR: Domuz eti devamlı yenilirse vücuttaki sert kıkırdak maddesinin yerini, domuzdan geçen bağ dokusu alır. Bunun sonucu olarak, kıkırdak yumuşar; vücut ağırlığına tahammül edemeyerek altında ezilir. Böylece, eklemlerde bozulmalar meydana gelir. Domuz eti yiyenlerin elleri pelteleşir, yağ tabakaları teşekkül eder.

Mesela yiyen kimse sporcuysa; tembel ve az hareketli olur. Bazı futbolcular bu sebeple mesleklerinden olmuşlardır.

AŞIRI BÜYÜME: Domuzda büyüme hormonu da çok fazladır. Doğduğu zaman 600-700 veya daha fazla gram olan bu domuz yavrusu 6 ayda 100 kiloya erişir. Bu kadar hızlı gelişme, büyüme hormonunun fazlalığı sebebiyledir. Domuz etiyle fazla miktarda alınan büyüme hormonu vücutta doku şişliklerine ve iltihaplanmalara yol açar. Burun, çene, el ve ayak kemiklerinin anormal şekilde büyümesine ve vücudun aşırı bir şekilde yağlanmasına sebep olur. Büyüme hormonunun en etkili yönü, kanserin gelişmesine zemin hazırlamasıdır. Nitekim domuz kesim işiyle uğraşanlar, erkek domuzların beli bir yaştan sonra çoğu kere “kansere” yakalandıklarını bilimsel ve kişisel verilerle ifade eder.

DERİ HASTALIKLARI: Domuz etinin ihtiva ettiği histamin ve imtidazol denilen maddeler, deride kaşıntı hissi uyandırır. Ekzama, dermatit, nörodermatit gibi iltihabi deri hastalıklarına zemin hazırlar.

   Bu maddeler ayrıca; kan çıbanı, apandisit, safra yolları hastalıkları, toplardamar iltihapları gibi hastalıklara yakalanma ihtimalini artırır. Bu sebeple doktorlar, kalp hastalarına kesinlikle domuz eti yememelerini tavsiye ederler.

DOMUZ ETİ VE TRİŞİN: Domuz eti insana bulaşan tehlikeli hastalıklardan birisi de trişin hastalığıdır. Domuzlar bu hastalığı trişinli fare veya trişinli domuz eti ile beslenmekle alırlar. Fakat trişin, domuzlarda ağır bir hastalık yapmaz. Hâlbuki insanlarda, çok tehlikeli ve öldürücü bir hastalık meydana getirir. Domuz etiyle alınan trişin kurtçuklar, mide-bağırsak yoluyla kana geçer. Böylece de, bütün vücuda yayılırlar. Trişin kurtçukları özellikle çene, dil, boyun, yutak ve göğüs bölgelerindeki kas dokularına yerleşirler. Çiğneme, konuşma ve yutma adalelerinde felçler meydana getirirler. Yine kan damarlarında tıkanıklığa, menenjit ve beyin iltihabına sebep olurlar. Bazı ağır vakalar ölümle sonuçlanır. Bu hastalığın en kötü taraflarından birisi de kesin bir tedavi şeklinin olmamasıdır.

         Trişin hastaları bilhassa Avrupa ve Hristiyan ülkelerde aşırı bir şekilde yaygındır. Sıkı veteriner kontrolleri yapılmasına rağmen, İsveç, İngiltere ve Polonya’da trişin salgınları fazla miktarda görülmektedir. Yurdumuzda ve İslam ülkelerinde yerli Hristiyanların dışında hiçbir Müslümanda trişin hastalığı görülmemiştir. Çünkü ülkemizde ve İslam topraklarında, Hristiyanlar dışında kimse domuz eti yememektedir.

GIDALAR VE İNSAN MİZACI: İnsan ve hayvanlar yedikleri gıdaların az-çok tesirinde kalırlar. Mesela köpek, Arslan gibi et yiyen hayvanların yırtıcı; koyun, keçi, deve gibi ot ile beslenen hayvanlarınsa daha uysal ve yumuşak olduğu malumdur. Bu durum, insanlar için de geçerlidir. Nebati gıdalarla beslenenlerin, genellikle halim-selim; et ve et ürünleriyle beslenen insanların ise daha sert mizaçlı oldukları tespit edilmiştir. Domuz, dişisini kıskanmayan bir hayvandır. Domuz eti ile beslenen insanlarda, kıskançlık hissinin zayıfladığı veya dumura uğradığı söylenmektedir.

İLİM İSLAMİ VE KUR’ANI TEYİD EYLEMEKTEDİR: İlim, İslam hukukunun yasakladığı ve Müslümanların asırlar boyunca tabi oldukları bazı yasakların amaçlarını anlamaya çalışmıştır. Mikroskobun icat edilmesinden çok daha önceye dayanan bu yasaklar sırasıyla şunlardır: Leş(içinde çok hızlı bakteri ürer),kan(çok fazla bakteri içerir, daha hızlı ürerler) ve son olarak domuz eti. Domuzun bedeni, temizlemekle giderilemeyecek kadar pek çok hastalığın çekim alanıdır. İnsana ve hayvana bulaşabilen parazit, bakteri ve virüslerin sığınağı durumundadır. Bunlardan balantidium coli paraziti,trchinella şeriti,tenya solium(domuz tenyası) ve tenyalar(cysticercosis) gibi bazıları domuza hastır. Zoonozlar, bazı influenza türleri,fluke olarak da bilinen yaprak şeklinde ve yassı bir parazit kurt olan fasciolopsis buskii,askaris kurdu ise hem insan hem de hayvanlarda görülen bazı hastalıklar arasında sıralanabilir.Balantidiasis hastalığına domuzlarla temas edenlerde domuz çobanlarında sıklıkla rastlanır.Bu hastalık veba gibi yayılır.Böyle bir olay Atlas Okyanusu’ndaki adalardan birinde domuz pisliklerinin kasırga sonrasında  yayılması sonucu gerçekleşmişti. Bu hastalık, domuz pisliklerini temizleyecek teknolojiye sahip olduğunu ve domuz eti tüketmemenin bir dayanağı olmadığını ileri süren Almanya, Fransa, Filipinler ve Venezüella gibi gelişmiş sanayi ülkelerinde de görülmüştür.

 

KAYNAK: Çandan Minareye Büyük İtiraf, PROF.DR. AHMET AKGÜNDÜZ; Popüler Yayınları, 5.Baskı

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.