Elest Tufanı?

DİN
0,0
15.11.2012 19:37:55
A+ A-

Ve gecenin sonuydu, zaman ve mekânın henüz başıydı. Dünya "Elest" tufanını sessizce beklemeye başlamıştı. Melekler aniden uçuşa geçmiş, varlık âlemini baştan başa, yokluk sahrasını ufuktan ufuğa dolaşıyorlardı, varlık ve yokluk bir olmuştu, Meleklerin aceleci, kaygan kanatlarının gölgesi, henüz bir beden görmemişti, belki de henüz başlamamışlardı görevlerine ne Cebrail, ne Azrail, ne Mikail, ne İsrafil, ne Kiramen Kâtibin, Kendilerini hiçbir vücuda bulaştırmamış arı ruhlar gibi her yandan kaçışıyorlardı.

Henüz söylenmemişti yalandan bir kelime, Henüz yazmamıştı melekler günah defterine bir cümle ve henüz olmamıştı zulümden bir hamle, başları eğikti tüm ruhların, Arap'ı, Acemi, Kürdü Türkü, birazdan ahit yapılacak ve birer birer tek ve yalnız inişe geçeceklerdi yeryüzüne âdem'in ardından.

Meleklerin sesi mahzun ve yürek yakarcasına yokluk âleminden varlık boşluğuna doğru yankılanıyordu. Melekler, Allah cc'ın mesajını metafizik makamından yokluk âleminin bütün zerrelerine iletmekle görevlilerdi. Allah cc zerreleri çağırıyordu. Ve bütün zerreler birden harekete geçiyordu.

Ve ilk gecenin sonuydu, dağınık zerreler meleklerin çağrı sessiyle birlikte harekete geçmiş, sıra sıra diz dize gelmişlerdi, her şey bir aradaydı her şey ama her şey, bütün herkes, ölenler, yaşayanlar ve gelecek olanlar, geçmiş bin yıllar ve gelecek yüz bin yıllar, herkes oradaydı ama herkes, Âdem, Havva, Habil, Kabil, İbrahim, Nemrut, Musa, Firavun, Şeddad, Karun, İsa ve Havarileri ve Ashab-ı Keyf, Hatta, Neron, Cengiz, Timur, Hulagu, Sezar, Stalin, Hitler, Saddam, Bush, Şaron ve daha niceleri.

İlk gecenin sonuydu yerin göğün, gecenin gündüzün, güneşin ayın, varlığın ve yokluğun sahibi Allah cc birazdan tüm zerreleri şahit tutarak bir soru soracak ve o soruya teyit anlamında cevap alacaktı.

Melekler mahlûkun halik'a isyanına şahit olacaklarından hayâ ederek elleriyle yüzlerini kapatırlarken, iblis köşede kıs kıs gülüyordu.

Birazdan güneşin altınsı ışıltısı buraya vuracak, herkes susacak, dün'ün bugün'ün ve yarının sahibi konuşacaktı.

Birazdan birinci durak olan bu ruhlar âleminden sonra, ikinci durak olan anne rahmi, üçüncü durak olan dünya, dördüncü durak olan kabir, beşinci durak olan belki de ilk sözün verilmiş olduğu Arasat meydanı ve nihayetindeki cennet ve cehennem hayatı olacaktı.

Birazdan verilecek sözün ardından, iyiliğe niyetlenenlerin iyilik serüveni, kötülüğe niyetlilerin kötülük serüvenleri başlayacaktı.

 Ve herkes susmuştu.

Zerreler tümden yerlerinden donup kalmışlardı.

Ve Birden yokluğu sarsan depremsi bir ses ışık kaynağından yükselmişi.

"elestu bi rabbikum?"

Tüm zerreler hepsi bir anda, ayağa kalkmış, bir anda bir ağızdan, bir tondan.

"Kalu bela şehidna" Elbette! Elbette!

 

Bu "elbette" her zerrenin özünün derinliklerinden yükselmişti

Ve kesilmişti tüm sesler birden.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.