Elif lâm ra... Ela ye'lemu men helak

Elif lâm ra... Ela ye'lemu men helak DİN
5,0
13.10.2013 11:45:58
A+ A-

“Kur’an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.(Araf 204)

Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam Rabbini an. Gafillerden olma. (Araf 205)”

Öyleyse Kur'ân-ı Kerim'i okuduğun zaman recmedilmiş (taşlanmış) şeytandan hemen Allah'a sığın.(Nahl  16)

 

Büyük bir gürültü duyduğumuz zaman hemen dikkat kesiliriz. Sebebini sorgulamaya başlarız. Veya anlamını bilmesek bile güzel bir beste ile her hangi bir müziğin ahenginden etkileniriz. Kelimelerinin anlamını bilmediğiniz bir dilde dinlediğiniz şarkı sizi hislendiriyorsa işte bu hâl bizdeki bu etkiyi var edenin maksadını da düşündürmeli.

(Tesadüfün aklı(!)na inanları hariç.)

Bu ses etkisi, kelimelerinin anlamını bilmiyorsak ta yaratıcımızın kitabını dinlemek için  bize verilmiş olmalı! Bu ihtimal ile düşüncelerimizi sürdürmeye devam ediyoruz…

Ezelden ebedi takdir edenin en üstün varlık olarak mükemmel ruhumuza takıştırdığı donanımlar gâyenin en güzelini arama ve bulmaya ayarla yaratılmıştır.

Birkaç kaynak tarıyoruz derken.Karşımıza önce ses frekanslarının etkisi ardından Kuran harflerinin buna paralel araştırmaları neticesinde etkileri, laboratuar ortamlarında insanlar üzerinde gözlemlenen mucizevi sonuçlarını okuyoruz. (1)

Bir çok makaleye de söz konusu olmuş Kuran sesinin etkisini sırf bilimsel olarak açıklayan ses frekanslarının etkilerini anlatmak daha düşüncelerimizin ilk demlerinde bile tâli önemde.

Meraklıları bilim dünyasında bu alandaki mucizevi çalışmaları izlemiş, güzel, ancak;“elâ ye’lemu men heleka” yani  “Hiç yaratan bilmez mi?” ayetinin tebessümü ve şuuruyla bilimi ve bilim adamlarını seyrediyoruz.

O bilgi ki her zaman ve her alanda Halık’ın yarattığı orjinali ele alır; evirir çevirir, anlayabildiği kadarını terennüm eder.Ve asla son noktayı koyacak kudreti yoktur.

 Aslı bazen buğulu, bazen berrak bir ayna yansıtıyorken aslı unutup yansıyana dalmıyoruz. Ressamın resmini alkışlıyor fakat karşısındaki tabloyla inşirah buluyoruz.

Bazen isabet eder; bazen çarpıtır bilim… Üstelik bu bilgilerin doğruluk derecesi de bize değil en çok o orjinalin sahibi olan yaratana ayândır.

Belki Fuzuli’nin en güzel cümlelerinden birini burada zikretmenin yeridir, meramımız için:

 “Dünyada her ne varsa kaynağı aşktır;ilim ise koca bir dedikodu!”

Bilgiyi inkâr değil; aksine bilginin kaynağına varıştaki ilmin Âlimine aşk ile söylenmiş olmalı

Bu güzel cümleye iltifatımız da Halık’ın, Âlim ve Vedûd(en çok seven ve en çok sevilen olarak kainatı aşk cezbiyle yaratan) oluşuna olan inancımızdan...

Vedûd’un yani sevginin kaynağı olan Rabbin insana seslenmek için seçtiği harflere en çok seçkin ruhlar arkadaş olup, o harflerle hem hâl olmuşlardır… Rabbimizin bizim ruhlarımıza da üstün sözlerindeki ilmi ve iştiyakı tattırması için ruhumuzu o güzel kitaba teslim ederek onu okumak en güzel sebep olsa gerek.

Belki bu sebeple bilmediğimiz o dile rağmen  elest bezminde “BELA” ile ruhundan üflediği ruhumuzun sahibine ram olmak mümkündür.

Elbette gürültüsü boş ve kuru olan bu dünyada en güzel sestir Kuran sesi.

Dinleyenleri inkar edenleri dahil, ilk günden beri etrafına toplayarak en güzel cümleleri en güzel ahenkle dizen tek kitaptır.

Onun sesinde bir bebeğin annesinin sesinde hissettiği emniyetin kaynağı sezilir.

Onun mükemmel hitabında  kalın ve sert harfleriyle cehennem, ince ve yumuşak harfleriyle cennet ve ona davet vardır.

Bize rüzgârların*, güzel sesli kuşların, suların sesini dinleten hissi her şeyde olduğu gibi anlamlıdır. Rüzgarları yaratan, rüzgârı anlatırken o etkiyi ruhumuza hissettirendir.Sulardan bahsederken, insana onun etkisini duyurandır.(2)

Tekrar etmek sürekli “Ela yelemu men helak”… Hiç yaratan bilmez mi? Mesele bu kadar açık.

Çünkü yaratan ezelde bilip takdir ettiğini yaratmış ve yazdırmış. İşte o kitap. Sayfalarından dünya ve dünyaya ait bilgiler çıkan…

Üç boyutlu kitapları görmüşsünüzdür. Çocuklar çok sever. Sayfaları açılınca içinden çıkan karton görüntüler vardır.

Koca âlemin dürüldüğü, Rabbin ilmini bizim dilimize indirgeyerek aktardığı Kuran’da  her ses, her söz bize kendi ruhumuzun ve dünyamızın haritasını çizer,üstelik akıbeti en güzel olanlardan olmamız için tarifler verir durur.

Elif,Lam,Ra…

Yâsin… Rahman… Necm… Tûr…

Tüm sûreler gökyüzünden üzerimize boşaltılmış hazine dolusu gerçeklerin anahtarları ve hatta ardından açılan cennet hayatların yol haritalarını içinde barındırıyorken kendimizi Kuran’dan mahrum etme bahtsızlığı yüzündendir hayatın tüm problemleri…

Öyleyse gelin bizi yaratanın elimize tutuşturduğu kitabı kalbimize de tutuşturalım…                                                         Anlamlı Kuran seslerinin ruhumuzun ezgisi olduğunu duyalım.

Aklımızı ve kalbimizi yaratan elbette onun nasıl mutlu olacağını da biliyor.

“Muhakkak ki kalpler ancak Allahı anmakla mutmain olurlar.”(rad 28)

 

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

  1. Kuran terapisi (Kubilay Aktaş), Psikolog Van Der Hoven ve labarotuar çalışmaları.
  2. A.g.e

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.