En az 3 imam

En az 3 imam DİN
0,0
23.09.2014 14:53:40
A+ A-

Eyy bayanlar baylar, varsa içinizde hala baymayanlar ve de illa ki onlar; bu yazının anafikrini ilk baştan söylemekte fayda var; “insan çevresindeki hiçbir şeyi ve de hiç kimseyi ciddi alamayınca, yaşamak gerçekten de aşırı hüzün veren birşeye dönüşmeye başlıyor..” O yüzden bu yazı ciddiyetsizliklerden ibaret ve tabii ki hüzünlü.

 

Gün geçmiyor ki İslamiyet hayatımızı kolaylaştıracak yeni bir kanal açmasın. An itibariyle ülkenin 38. paralelden aşağısında ciddi bir kıyım ve yıkım yaşanmakta. Ortada bir medya falan da bırakılmadığından ne dolap döndüğünden bile çok da haberdar değiliz. Varlığından emin olduğumuz, yukarı doğru insanları doğraya doğraya ilerleyen bir müslüman IŞİD var.

 

Bizim de 15 yaşında ekmek almaya giden bir oğlana şrankk diye “terörist” damgası yapıştırırken, IŞİD konusunda emin olamayan bir başımız. Bu noktada sıkça duyduğumuz 'IŞİDinki gerçek müslümanlık değil ama' argümanının da bagajı boşluğuna bir değinmek gerek. Herkesin kendi şizofrenisini yaşayıp gittiği bu 21. yüzyılda “Hayır IŞİD'inki değil, benimki gerçek müslümanlık” diye sanmak, pekala Erol Büyükburç sendromudur. 'En çok bana soracaksınız, bana' denilemeyecek kadar herkes kendi dininin emrini yerine getirmektedir zira.

 

İslamiyet'in ve şeriatın bunca zamandır Ortadoğuya yaşattığı güzelliklere gıpta ettiğimizden olsa gerek, biz de adeta hiçbir masraftan kaçınmadan 1400 yıl öncesi Kureyş Kabilesi'nden el değmeden özenle saklanmış bir aile getiriverdik yine başımıza. Bu konuda öyle yetenekliyiz ki, kimse bizim gücümüzü test etmeye kalkmasın sahi.

 

Öyle ki bir taraftan da hekim olan ve başörtülü olmanın getirdiği özgürlüğün tadına doyasıya varmış yeni first lady'miz Sare Hanım, tıpta fetvayı savunuyor. Kendisi kürtaja karşı olduğunu beyan etmekle yetinmiyor; yurtdışından gelen aşılarda maymun ve domuz DNA'sı olduğunu ve bu aşıların yapıldığı çocuklarımızın maymunlaşıp, domuzlaştığını iddia ediyor. Sare Hanım'ın tıp bilgisine güvenerek, sizlere hıyarlaşmamanız adına daha fazla salatalık tüketmemenizi tavsiye ediyorum baylar.

 

Sare Hanım'ın yarattığı paranoyada seçtiği 2 hayvana da ayrıca dikkatinizi çekmek isterim tabi. Biri et düşkünü müslümanların tüketmediği tek hayvan olan domuz, diğeri evrim teorisinin simgesi olan maymun. Aşı yoluyla çocukları hayvana döndürme becerisine sahip gavurların, bu yetkinliği neden yüce Türk milletinin evlatlarını karga veya salyangoz gibi daha yetersiz hayvanlara dönüştürmek dururken, maymun veya domuz gibi görece daha yetenekli hayvanlara dönüştürmek için kullandığı, sanırım yine 'müslümanlara garez' ile açıklanıyordur. Tam da bu noktada, başbakanla doktor first lady'nin ortanca kızlarının adının “Meymune” olduğu ironisini hatırlatarak, yine sizi ciddiyetsizliğe davet ediyorum.

 

Meymune Davudoğlu'nun babası Ahmet Davudoğlu, Dış İşleri Bakanlığında öyle büyük başarılara imza atmış olsa gerek ki, büyük reisden sonra başbakanlıkla ödüllendirildi malum. Küçük çocukları sevmek için kafalarından tutup havaya çekiştirmek gibi kendine has güç testi yöntemleri olan babayiğit başbakanımız, IŞİD'in koparamadığı kafalara mı göz dikti bilemiyorum.

 

Sadece Meymune'nin değil, Sefure Davudoğlu ve Bike Davudoğlunun da babaları olan başbakan, şuan için tek sorunumuzun yeterli islam alamadığımız olduğuna kanaat getirmiş olsa gerek, islamın dozunu artıran icraatlarda ve beyanatlarda bulundu sağolsun geldiğinden beri. 'Ateistlerin dahi Din Kültürü bilmesi lazım' dedi örneğin. Din'in bir kültür olarak verildiğini iddia ettiği ortaokul kitaplarına bakarsak, bizzat Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi Din Kültürü kitabında ateistlerin “Allah yokmuş gibi davranan insanlar” olarak tanımladığını görüyoruz oysaki.

 

Şimdi bu kitabın “Allah varmış gibi davranan insanlar” veya o tarz insanların sırtından geçinmeye çalışan başka türlü insanlar tarafından yazıldığı bu kadar aşikarken, 'bir ateist bu eğitimden geçerek nasıl bir kültüre sahip olabilir?' sorusunu ayrı bir tartışma konusu yapalım. Fakat Başbakanın, daha fazla islamın bize daha iyi geleceğini düşünürken; ortalama bir ateistin, ortalama bir müslümandan zaten daha fazla dini bilgiye sahip olduğunu bilmesi gerekirdi. Öyle ya bu coğrafyada yaşarken, müslüman olmak için hiçbir şey yapmana veya hiçbir şey öğrenmene pek ala da gerek yok. Ateist olmak için gerçekten birşeyleri ölçüp biçmiş olmak, en azından neye inanmadığının adını koymuş olmak gerekirken, Cuma'ya gidip yandakiler gibi eğilip kalktın mı, kurban bayramında da iştahına göre bir kuzuyu kesiverdin mi birçok yerde müslüman sayılabiliyorsun zaten.

 

Öte yandan daha fazla islam, daha da çok islam pompasının neye yol açacağını kestirmek zor. Neredeyse bütün okullar hızla imam hatipe kesedururken, en son ortaokula da küçük kızlarımızın türbanla gidebilmesinin yolu açıldı demokratikleşme kisvesi, evet evet kisve altında. Birkaç inşaat zengini kötü kalpli adam, bir odaya kapanıp bir iki imza attılar herhalde. Yüzkilometrelerce ötedeki 10 yaşında bir küçük kızın gidişatını değiştirdi birileri, hayallerini kırıp direksiyonunu çevirdiler. 10 yaşında başlamak zorunda kaldı bir kız çocuğu, hayat stratejisini saçıyla başıyla erkekleri tahrik etmemek üzerinden kurmaya.

 

Artık belirli bir ekonomik gücü olmayan ailelerin çocukları; ki ufak bir önyargı ile, bunların azbuçuk başbakanın “en az üç çocuk” mottosunu dinleyen kesimle kesiştiğini söylersek, zaruri olarak imamhatipe yollayacaklar çocuklarını. Bol bol imam ve imame (yok o tespih başlığına deniyordu sanırım, imamlıkda da kadının adı yoktu) çıkacak piyasaya. Üçer üçer geliyorlar.

 

Daha fazla islamın neler getirdiğini Ortadoğuda bol bol gözlemleme fırsatımız var. Diğer yandan kapitalizm canavarı güngüne daha da güçleniyor. Bir avuç insan, zenginliğin gün be gün bockunu çıkarıyorlar, iyice çıkaracaklar. Geriye bir kocaman cahil, fakir ve çaresiz imam ve tespih başlığı kalacak bundan kısa bir süre sonra ortada. Daha fazla üreyecekler, daha fazla çaresizleşecekler, daha fazla imam olacaklar, daha erken yaşta kızları kapatacaklar. Kimbilir 20 sene sonra bir IŞİD de belki bizimkilerden çıkacak, en gerçek islamı yaşadığına inanan, en çaresizlerinden. Kadının en değersiz ve anlamsız olduğu yerin cerihamından.

 

Bayanlar, baylar ve en çok da hala baymayanlar.. Dünya siyasi haritasını çıkartıp tam şuan en çok yaşamak istediğiniz 5 ülkeyi işaretleyin. İçerisinden kaçında resmi din islam? Evet; sıfır.. Daha fazla islamın, şu saatten sonra kısa vadede getireceği tek şey IŞİD'e katılmak olabilir ancak. Sonuçta yazının başında belirttiğimiz gibi; “insan, çevresindeki hiçbir şeyi ve de hiç kimseyi ciddi alamayınca, yaşamak gerçekten de aşırı hüzün vermeye başlıyor..”

 

Not: Aman diyim buaralar imambayıldı falan yemeyin, Dr. Sare Hanım haklı ise; IŞİD sizi uykunuzda yer maazallah..

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.