Evliya olmak istiyorum ama..

Evliya olmak istiyorum ama..   DİN
4,1
18.05.2013 19:03:16
A+ A-

 

Konudan konuya geçtiğimi bilirsiniz; ama laubali bir şeyler yazdığıma şahit olamazsınız. Bugün yoğun çalışmaların getirdiği ortamdan biraz kurtulabilmek, rahatlamak için müsaadenizle, eş ve dost sohbetlerinin değişmeyen geyiğine katılmak istiyorum...

Mesele şu:
Epey zamandır ısrarla Velilik üzerinde duruyorum.
Nedeni çok basit!

Allah yolunda emin adımlar atarak sıra dışı bir insan özelliğini yakalayabilmek, kendini yenilemek, aynı zamanda dünya ile barışık olmak.  

Kısacası, farklı bir insan, yani "Evliya olabilmek."

Evet, size yemin ediyorum, benim  isteğim sadece bundan ibaret...

Sorunu böyle tarif edince, çözümün aslında kendiliğinden gelmesi gerekmez mi?
Bu düşüncelerimle değişik açılara uzanmam gerekiyor.

Dileğimi, içimdeki bu dayanılmaz arzuyu ortaya koyarken kulağıma gelen abartılı abuk subuk tükenmiş düşünceler beni cidden rahatsız ediyor.

Örneğin, benim malıma mülküme dokunulmasın istiyorum. Ben de her İslâm ferdinden istenilen "Zekâtın kırkta biri" kuralına seve seve uyarım. Fazlasını istemek de ne demek oluyor anlayamıyorum!

Muhiddin-i Arabî gibi, evini isteyen birine "Al senin olsun"diyecek halim yok.
Böyle mantıksız şeylere yanaşmam asla söz konusu bile olamaz.
 

Tasavvuf felsefesini pek severim.

Bu ilmi paylaşmak isterim.

Yalnız, nedir o "Ar ve namus şişesini taşa çaldım kime ne?"gibi vecizelere sahip çıkmak!..  Ne yani, anlı şanlı namus anlayışımızdan da mı feragat edeceğiz!
Ben karıma, kızıma yan gözle bakılmasına tahammül edemem. Eşime laf atan birine aynı şiddetle mukabelede bulunmak benim en tabii hakkımdır.
Size bir şey söyleyeyim mi, bizim kültürümüzde böyle şeylere yer verilmez. Eski köye yeni âdet mi getireceğiz yani? Bana ters gelen bir düşünce de şu: Özüne ulaşmak isteyen bireyin önyargılı olmaması gerektiğini söylüyorlar. Demek ki, bir konu hakkında yorum bile yapamayacağız öyle mi?

Aklımın ermediği bir şey daha var. Bir imtihandır gidiyor. Yahu, varlık tek değil mi?
Kim çıkarıyor bunları! Evet, Kur'an bunun gerekli olduğunu söylüyor; ama imtihanı bildiğim kadarı ile Allah yapar, değil mi? Yani, senin şimdi beni imtihan etmeye hakkın var mı kardeşim?                                                                                                                    

Yok yok, öyle imtihan, mimtihan gibi ayak oyunlarına gelemem ben. Aklımı peynir ekmekle yemedim henüz! Hem kendimi neden ispat edeceğim ki? Zaten yokluğuma inanmış biriyim; "Ben yokum ki..."

Bunu kanıtlamak zorunda değilim!

"Bunlar demode olmuş görüşler!" arkadaş.

 Bir de Evliya olmanın gereği, tutkularımdan mutlaka sıyrılmam gerekiyormuş.
Yok daha neler! Bende kırk yıl boyunca yer etmiş isteklerimden de vazgeçmemin gerekli olduğunu söylüyorlar.

İnsaf ki ne insaf, pes vallahi!..

Bunları ben mi istedim yani, ben mi tercih ettim?

Zaten benim öyle aman aman bir tutkum da yok ki!

Tutku dedim de yahu, yemin ederim doğru söylüyorum; biraz sigaraya düşkünüm, o kadar. Çocuk oyuncağı mı bu! Hem bir anda bırakıldığında vücuda korkunç derecede zararlı oluyormuş.Tıp biliminin görüşü bu... Sanki başka vazgeçilecek bir şey yok muydu bu dünyada?

Çok önemli bir konu daha var... Bana, bu yolda "paspas olacaksın" deniyor.
Nereden çıktı bu teori kardeşim? 'Paspas teorisi' diye bir görüşü ortaya koyan bilim dalı mı var? Bu, bilimsel bir veri ise, ben de yokum arkadaş. Herkesin önünde eğilmek de ne demekmiş yani.

Şerefimi ayaklar altına mı aldırayım? Benim atam buna ne der, kemikleri sızlamaz mı?

Böyle cümlelerle canımı sıkıyorlar, moralimi bozmaya çalışıyorlar.
Bana hayata at gözlüğüyle bakmamam gerektiği söyleniyor. Gözlüğümü çıkarınca her şeyi çıplak olarak görecekmişim. İlahi!

Hiçbir şeyi ciddiye almamam, havalara da girmemem gerekiyormuş. Nasıl olur yahu, bu tutarsızlık değil mi? Hem ciddiye alma, hem de havalara girme...

Diğer yandan sürekli olarak "onu bunu çekiştirme" diyorlar.  Peki, ben nasıl ilim sahibi olacağım söyler misiniz?"

Sonra "Benden, benliğinden geç ki, Mutlak Ben'liğe ulaşasın" deniyor. 
Artık yeter be! Sanki bendeki benlik Bakkal Bodos'un benliği... Ben, sanki benliğin Allah'a ait olduğunu bilmiyorum.
Bunları bana teklif etmeyin, beni etkilemeye çalışmayın!

"Etkilenme" dedim de, aklıma gelmişken söyleyeyim; inanın ben hiç etkilenmem; şu söylediklerim sadece sesli düşünce.

Hiç etkilenmiş gibi görünüyor muyum?

Benim tezim zorluktan ziyade kolayı seçmek arkadaşım. Kısacası evliya zümresine iltihak etmek istiyorum. Zaten varlık da"Tek" değil mi? Ne var bunda neden olmayacakmışım ki? Allah bana bunun için gerekli kapasiteyi de vermiş.

"Gel bana sarıl, anlatayım gerçeği "de demeyin.
Ne diyordum şimdi?
Neden bana öyle tuhaf tuhaf bakıyorsunuz ki?

 Ben... Ben... Ben.

 

Ahmed F. Yüksel

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Yazı ve yazar yanlış anlaşılmıştı! -

Aklıma gelen bir anıyı yazmak istiyorum, bu yazıyla ilgili. Ufak bir anektod. Ama, düşündürücü.. Geçenlerde bir sanal ortamda bu yazıyı paylaşmıştım. Bir de baktım ki, bir yorum '' Sakın bu yazarı okumayın kardeşim, baksanıza, nasıl olmalıyız diye, neler yazmış. Hiç böyle bencillik olur mu, bu nasıl tasavvuf anlayışı'' Evet, aynen, şaka gibiydi. Gülsem mi, ağlasam mı:)))) Ve bir kez daha anladım, yazarlığın ne zor olduğunu ve anlaşılamamanın!! Ne kadar anlatmaya çalışsanız da, işiniz havanda su dövmek...

0 0
çok zor -

çok zor bir yaşamın özelliği herkes için geçerli deil..

0 0
Samimiyet -

Bence bu makaleyi özellikle, face vs. sanal ortamlarda, evliya havalarında yazılar, yorumlar yapanlar okumalı ve iğneyi bir güzel kendilerine batırmalılar. Tamamen otokontrol yaptıran maddeler olmuş. Ben de bir çokları gibi sınıfta kaldım, doğal olarak:) Ama nerde hata yaptığımı gördüm, düzeltmek mi, Allah Kerim artık, bakalım olabilecek mi? Bu arada iyi niyetle paylaşım yapanları, yukarıdaki eleştirimden muaf tutar, saygılarımı sunarım. Onlar iyi ki varlar ve hadlerini , edeplerini blerek, paylaşım yapıyorlar. Yoksa paylaşım diye bir şey olmazdı elbette.. Saygılar ve sevgiler samimiyetle bu yolda olan herkese gitsin.

0 0
evliya -

Ahmed bey tşk ederim. Evliya olmak allah ehli olmak öyle her yiğidin harcı değilmş bunu çok güzel bi şekilde belirmişsiniz.

0 0
İstek Tuzak'ları -

"Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının." demiş Hz.Mevlana.."istek", evliya olmak bile olsa , bunun da bir tuzak olduğu ince bir dille hicvedilmiş yazıda..Allah'a talip olanın yani hiç'liğe talip olanın isteklerinin kalmaması gerektiği anlaşılıyor..Allah, bu istek dahil tüm isteklerimizden kurtulmayı kolaylaştırsın.. dileyen için..teşekkürler..

0 0
Veli olmak herkesin harci degilmis! -

Veli olmak icin kendinden gecmen gerektigini bu sefer de nuktedan bir uslupla kaleme almissiniz. Keyifle okuduk Ahmed Bey, tesekkurler.

0 0
Nasihat -

Yok yok, öyle imtihan, mimtihan gibi ayak oyunlarına gelemem ben. Aklımı peynir ekmekle yemedim henüz! Hem kendimi neden ispat edeceğim ki? Zaten yokluğuma inanmış biriyim; ?Ben yokum ki...?:)))))Benim gerçekten düşündüklerimi,siz kinayeli bir biçimde anlatmışsınız:))Umarım,tasavvufa yeni yeni gönül verenler (en başta kendim)Ahmed F.Yüksel'in bu mükemmel yazısını,aynı zamanda imalı bir şekilde yazdığı nasihatlerini kendilerine çeki düzen vermek için yanlarında taşırlar...Çok ama çok teşekkürler...

0 4
hayata ait. -

Ahmed Bey beni sizlere bir kez daha hayran bıraktınızya teşekkür ederim... bu konuyu bu şekilde kağıda dökmenize hayran kaldım... saygılarımla..

0 1
Zan ve Gerçek -

Sayın Ahmed Fevzi Yüksel yine gerçekçi olma konusun da yaptığınız tespitler için tşk ederiz.

0 3
Tebessüm -

Başından sonuna kadar, tebessüm haliyle bitirdiğim bir yazı oldu. Çok güçlü ironiler barındıran yazı başta kendi hallerim olmak üzere, bazı manzaraları hatırıma getirip gülümsememe sebeb oldu. Aynen gerçek Evliyaların da bizlere bakıp gülümsemeleri gibi:)) O yüzden tasavvuf sevdalılarının, mutlaka başucuna asacakları bir yazı olmuş. Ve neden bir şey olamadım- olamıyorum diyenlere en güzel cevap...

0 3
Allah Allah :) -

Hem zengin olacaksın hem de teslim olacaksın. Zenginsin sadece, olmaz.. Teslim oldun, o da yetmez..İkisi aynı anda olacak :) Bu arada bunlar KİMİN sesli düşüncesiymiş acaba.??!! Mesela, Şems daha Konya'ya gelmeden, 60 yaşını aşmış Molla Celaleddin ile görüşmeye başlamadan önce de 'buna benzer sesli düşünceleri' ona ulaştıramıyor muydu.??!! O ilahî SESE kulak verirken, kafanın içindeki diğer sesi de susturabilmek lazım..!!! Senin aslın-özün olan Allah'a sadece (ama adam gibi) İLİM ile yönlenip aklın ile yakınlaşmak lazım. Bu arada tercîhen teslim de olunabilir :) İlim-idrak dışındaki her türlü yol-iz ve zırvaların hiçbiri kafadaki türlü seslerden kurtulup O İLAHİ SESİ duyup-değerlendirme imkanını sağlayamayacaktır..!!! Teşekkürler..tekrar teşekkürler..sonsuz sınırsız teşekkürler iyi ki varsın (hem yoksun) Sayın Ahmed Fevzi Yüksel :)

2 3
Ne olmak istiyorum, farkında mıyım? -

Tasavvufa ilgi duyan ama başına gelmesi gerekenlerden haberi olmayan birçoğunun bakış açısını yansıtmışsınız. Çok şeyler anlatmışsınız, bu yola girmek isteyenlerin başına gelebilecekleri ve bu durumu nasıl kabullenmek durumunda olacaklarını da ayrıntılı örneklemişsiniz. Hala da bu yola baş koyacaklar vardır. Lakin uzaktan davulun sesi hoş geliyor hepimize, kulağımızın zarı patlayıncaya kadar yakınlaştığında kim sallanmamış, hala ayaktaysa herhalde o bu yolun asıl yolcusu. Kolay iş mi her türlü varlığından soyunup, her başına gelen razı olmak ve teslim olmak... Bu yolda hangi mertebeye talipsen, o kadar ağır olurmuş imtihanın. Hepimiz kendi imtihanımıza bakalım, neye talip olduğumuzu anlamaya çalışalım. Ama en önemlisi imtihanı geçmek herhalde! Teşekkür ederiz bizi nasıl bir ruh hali içinde olmaMAMIZ konusunda uyaran değerli yazınız için.

1 8
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.