"Eziyetin takip ettiği rahatlık"

"Eziyetin takip ettiği rahatlık" DİN
4,0
18.10.2015 14:39:06
A+ A-

"Kendisinden sonra sıkıntı olmayan rahatlık yok / Onu böyle bilen kişi rahatlar
 Allah bize böyle haber verdi / Eziyetin takip ettiği rahatlık dedi "

Muhyiddin İbn Arabî, Fütûhât-ı Mekkiyye adlı eserinde böyle der. (Çeviri: Ekrem Demirli, Litera Yayıncılık, 18. cilt, s.165, İstanbul-2012, ISBN: 978-975-6329-84-9)

Aynı eserin aynı cildinden başka sözler:

"Nefsin mutlu olacağı bir işle rahatlamak Allah'ın sevmeyeceği bir rahatlamaktır. Bunu bilmelisin! Allah şöyle der: 'Allah çok sevinenleri sevmez.' (el-Kasas 28/76) Buradan belirli bir sevinme tarzını kastettiğini anladık O sevinme rahatlığa dönüşür, sonra kişi, sevindiği ölçüde hüzne ve üzüntüye duçar olur. Sevinci büyük ise hüznü de büyüktür." (s.165)

"Allah'ın kendisine delil olarak âleme yerleştirmiş olduğu ayetlerinden yüz çevirmek, insafsızlığa ve değersiz arzulara uymuş olmanın delilidir. Bu davranış, -Allah'tan hesap etmediği bir ihsan ve fazilet ortaya çıkmadıkça- insanda kökleşmesinin ardından sahibinin iyileşemeyeceği bir hastalıktır." (s.166)

" 'Daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye imanı fayda vermez.'  (el-En'am, 6/158)
Ayette zikredilen iman umutsuzluk, can çekişme ve ölümü görme vaktinde gerçekleşen imandır." (s.166)

"Gayelerin övülmüş kısımlarından birisi yüz çevirmektir. 'Allah'ın zikrinden yüz çevirenden sen de yüz çevirmelisin. Bu durum 'Cahillerden yüz çevir.' (el-A'raf 7/199) ayetinde ifade edilir." (s.166)

"Hiç kuşkusuz iman sana Hakka karşı saygı kazandırır. Burada sözümüz müminleredir." (s.183)

"Her vakitte ve durumda bütün gayretini Hakka yaklaştıran işleri yapmak üzere harcamalısın. Mümin isen hiçbir zaman kendisine itaat karışmayan günahın olamaz çünkü sen o günahın günah olduğuna inanırsın." (s.183-184)

"Herkes kendi hakikatine göre amel eder. Allah meleklerin şöyle dediklerini bize bildirmiş ve söylemiştir: 'Senin şu kulun kötülük yapmaya niyetlenmiştir.' Hâlbuki kulu en iyi gören Allah'tır. Allah şöyle der: 'Onu gözetleyin! Kötülüğü yaparsa misliyle yazın; yapmazsa onun için bir iyilik yazın. Çünkü benim için günahı terketmiştir. Bu melekler, haklarında Allah'ın 'Üzerinizde koruyucu melekler vardır ' (el-İnfitar 82/10) dediği meleklerdir." (s.186)

"Allah'ın kullarına karşı sevgi dolu olman gerekir! Böyle bir sevgi kullarına selam vermek, yemek yedirmek, ihtiyaçlarını karşılamak için çaba göstermekle gerçekleşir." (s.218)

"Kendileriyle oturup kalkmanın dindarlığına fayda vereceği kimselerle oturup kalkman gerekir. Bu fayda kendisinde göreceğin bir bilgi veya onda bulunan bir amel veya o kişide bulunan güzel bir huy olabilir." (s.222)

"Sana göre hayırlı bir insan olduğu halde kötülerle düşüp kalkan birisini gördüğünde, onlarla arkadaşlık ettiği için öyle birine karşı kötü zanda bulunmamalısın. Aksine o iyi insanla arkadaşlık yaptıkları için kötü insanlar hakkında hüsnüzanda bulunmalısın. Bu itibarla aradaki münasebeti ve ilişkiyi, kötülükte değil, hayır ve iyilikte kabul etmelisin. Allah kıyamet günü yaratılmışlar hakkında hüsnüzan beslemekten dolayı kimseyi sorguya çekmeyecekken buna mukabil kötü zan sebebiyle insanları sorguya çekecektir." (s.222)

"Rabbini zikredenin hayatı süreklidir. Onun hayatı ölümle kesilir. Bu itibarla kişi ölse bile yine de diridir. Ölüm onun adına Allah yolunda öldürülmüş kimsenin hayatından daha hayırlı ve tamdır. Bununla beraber Allah'ın yolunda öldürülen kimse zikredenlerden ise durum farklıdır. Bu hayat, şehidin ve zikredenin hayatıdır. Öyleyse zikreden ölse bile hay yani diridir. Allah'ı zikretmeyen ise dünyada yaşasa bile ölüdür çünkü o hayvanî hayata göre canlıdır. Bütün âlem zikir hayatıyla canlı ve hayat sahibidir. (...) Buradan zikredenin hayatının Rabbini zikretmeyen bir şehidin hayatından daha üstün olduğu neticesi çıkar." (s.223)

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.