Fatih Altaylı’ya Cübbeli Ahmet Hoca’nın Teke Tek’de anlatmadıklarını anlatayım…

Fatih Altaylı’ya Cübbeli Ahmet Hoca’nın Teke Tek’de anlatmadıklarını anlatayım… DİN
0,0
07.07.2014 22:27:03
A+ A-

Yine Fatih Altaylı, Murat Bardakçı ve Cübbeli Ahmet Hoca sahnedeydi, değişen hiçbir şey yoktu.  Fatih Altaylı Cübbeli Ahmet Hoca'yı çağırarak bir amacına ulaştı. Cübbeli Ahmet Hoca dinimizi o kadar çetrefilli, o kadar hurafelere boğulmuş bir şekilde anlatıyor ki, bu dini yaşamak nerdeyse mümkün değil. Sadece abdest için sayfalar dolusu yazı var, öyle zorlaştırmışlar, öyle zorlaştırmışlar ki kendileri de işin içinden kendileri de çıkamıyorlar.

Cübbeli Ahmet Hoca'nın anlattığı dinin Kuran'la uzaktan yakından alakası yok, yobazlara göre televizyon yasak, bilim, sanat, estetik haram, kadın olabildiği kadar aşağılanacak, evde alıkoyulup hizmet ettirilecek, haramlar sayamayacağınız kadar çok bunların dininde. Oysa Kuran özgürlüklerle dolu, ibadetlerin nasıl yapılacağı çok net bir şekilde anlatılıyor, son derece kısa, hiç çetrefil yok, karmaşıklık yok. Kadına son derece değer veriliyor, tüm hakları korunuyor. Yobazlar ise kadını nerdeyse köpekle eşdeğer görüyor. Kimse bu anlatılanlara kanmasın, dinimize en büyük zararı veren yobaz zihniyettir. Allah dinimizin kolaylık dini olduğunu şöyle bildiriyor:

".Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez.." (Bakara Suresi, 185)

Şimdi de Fatih Altaylı'nın sorduğu birkaç soruya cevap vereyim. "42 yıllık birikmiş namazım var" diyor, Cübbeli Ahmet Hoca'da "alıp eline hesap yapacaksın sürekli kılmadığın namazları kılacaksın" diyor. Şimdi bunu insanların yapmayacağı belli. İnsan iman ettikten sonra cahiliye dönemi ile arasında bir set çekilir, daha önce işledikleri günahlardan dolayı insan tövbe eder. Ve yepyeni bir hayata başlar. İman ettikten sonra da her gün namazlarını kılar, oruçlarını tutar. Öncelikle bu konuya böyle açıklık getirmiş olalım.

Diğer konuya gelelim. Fatih Altaylı "ölen her insan Cebrail'i görür mü" diye soruyor. Cübbeli Ahmet Hoca'da "evet görür" diye cevap veriyor ama Fatih Altaylı ile Bardakçı'yı rahatsız etmemek için detaylı açıklamıyor. Evet ölüm anı gelen her insan ölüm meleklerini görür, ister trafik kazası geçiriyor olsun, ister yatağında yatıyor konumda olsun. Mümin olan kişiye melek çok güzel surette görünür ve ölen kişinin canı yumuşakça ve güzellikle alınır. Ama kişi imansız ise ölüm melekleri dehşet verici şekilde görünür ve ölen kişinin canını döve döve alınır. İşte o zaman ölen insan sonsuza kadar cehenneme atılacağını çok iyi anlar.

Öyleyse melekler, yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları zaman nasıl olacak? (Muhammed Suresi, 27)

İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Allah'ı gazablandıran şeye uydular ve O'nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar; bundan dolayı (Allah,) amellerini boşa çıkardı. (Muhammed Suresi, 28)

. Sen bu zalimleri, ölümün 'şiddetli sarsıntıları' sırasında meleklerin ellerini uzatarak onlara: "Canlarınızı (bu kıskıvrak yakalanıştan) çıkarın, bugün Allah'a karşı haksız olanı söylediğiniz ve O'nun ayetlerinden büyüklenerek (yüz çevirmeniz) dolayısıyla alçaltıcı bir azapla karşılık göreceksiniz" (dediklerinde) bir görsen... (En'am Suresi, 93)

Şimdi de Cüzi irade ve kulli irade konusuna gelelim. Cübeli Ahmet "Cuzi irade insanın kendi iradesi, Kulli irade Allah'ınkidir diyor, benim iradem de Allah'a aittir" diye açıklıyor. Evet doğrusu tüm irade Allah'a aittir, Allah tüm yapacağımız işleri, sözleri, hareketleri, atacağımız her adımı kaderimizde belirlemiştir. Burada Fatih Altaylı kalkıp "ben sürekli namaz kılmak istesem, sonra yolda vazgeçip dönsem" diye soruyor. Burada da Cübbeli Ahmet Hoca'nın anlatmadığı çok önemli bir konu var. Cehennemdeki insanlara souyorlar, "neden buradasınız diye." İlk cevapları ne oluyor biliyor musunuz? "Biz namaz kılanlardan değildik".  Namaz işte bu kadar önemli bir ibadet. Din samimiyet üzerine, ihlas üzerine kuruludur. Ne insanlar vardır namaz kılmak için her işini bırakır ve vaktinde Allah'ın huzurunda durup namazını kılar. Ama insan samimiyetsiz olursa, içinde Allah aşkı yoksa ne yaparsanız yapın mutlaka bir bahane uydurur.

Suçlu-günahkarları; "Sizi şu cehenneme sürükleyip-iten nedir?" Onlar: "Biz namaz kılanlardan değildik" dediler. (Müddesir Suresi, 41-43)

Programın sonuna doğru Fatih Altaylı Cübbeli Ahmet Hoca'ya ne diyor: "Bu akşam sayılmaz, yeterince gülemedik!... Hoca, bugün çok gülüp eğlenemedik!... Bir daha daha şenlikli bir program yapalım" Programda dini konular anlatıldığında yine Murat Bardakçı ile dakikalarca sürekli alay ederek gülüyorlar. Sanki dini konular eğlenilecek, katılarak gülünecek konularmış gibi.

Kişinin (yana yakıla) şöyle diyeceği (gün): "Allah yanında (kullukta) yaptığım kusurlardan dolayı yazıklar olsun (bana) doğrusu ben, (Allah'ın diniyle) alay edenlerdendim." (Zümer Suresi, 56)

Cübbeli Ahmet Hoca'ya da şu ayeti hatırlatmak istiyorum, Allah dinle alay edenlerle birlikte oturulmamasını şu ayetle bildiriyor:

O, size Kitapta: "Allah'ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz" diye indirdi. Doğrusu Allah, münafıkların ve kâfirlerin tümünü cehennemde toplayacak olandır. (Nisa Suresi, 140)

Ölüm anında tövbe etme konusuna gelince, Allah bir insanın samimiyetine bakar, ihlâsına bakar. Fatih Altaylı sürekli sorup duruyor: "hangi yaşta olursa olsun tövbe edilebilir mi?" Tabii ki insan iman edip tövbe edebilir, ama canı çıkmak üzereyken, ölüm melekleri kendisini almaya gelmişken, son anda tövbeyi kabul etmeyeceğini Allah şöyle bildiriyor:

Tevbe; ne, kötülükleri yapıp-edip de onlardan birine ölüm çatınca: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil. Böyleleri için acı bir azap hazırlamışızdır. (Nisa Suresi, 18)

Son olarak şunu söyleyeyim, dinimiz samimiyet üzerine kurulu, Allah aşkı ve sevgisi üzerine kurulu. Bir insan hayatının bir bölümünü dinsiz geçirmiş olabilir ama sonra tövbe eder, ihlasla Allah'a yönelir. Ama tüm hayatını inkar ederek geçirip "nasıl olsa yaşlılık döneminde tövbe ederim, ibadetlerimi de yaparım" diyenler ahirette hiç ummadıkları bir karşılılık bulabilirler. Bu dünyadaki tüm insanları kandırabilirsiniz, hayatınız boyunca uyanık olup insanların üstesinden gelebilirsiniz. Ama Allah'ı asla kandıramazsınız. Bugün dünyada dinle alay eden, dindar insanlara üst perdeden bakan kişi Allah'ın huzurunda yapayalnız durduğunda korkudan tir tir titreyecek. O zaman yanında onunla birlikte gülüp alay eden dostları da olmayacak, ona yardım edecek tek bir insan olmayacak. O insan Allah'ın karşısında ayakta dimdik de durmayacak, diz üstü çökecek, başını da öne eğecek ve "ah keşke dünyaya geri dönebilsem, keşke müminlerden olsam diyecek".

(O gün) Zalimleri kazandıkları dolayısıyla korkuyla titrerlerken görürsün; o (yaptıkları) da üstlerine çöküvermiştir.(Şura Suresi, 22)

Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık." (En'am Suresi, 27)



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.