GÖRDÜĞÜM EN GÜZEL CAMİ

GÖRDÜĞÜM EN GÜZEL CAMİ DİN
0,0
24.04.2014 10:12:30
A+ A-

Eserlerin türü ne olursa olsun hepsi birbirinden kıymetli.

Hele bazı eserler varki bakmaya doyulmaz, bakınca içiniz titrer…

Eserlere ilavelerde vardır ki, Aman Yarabbi…

Mesela ezan sesi gibi...

Mesela namaz kılmaya gelen insanların heyecanları gibi!

Mesela hocanın okuduğu dualar gibi,

Mesela-lar o kadar çokki…

 

İslam dininin güzelliklerinin, önemli olanlarından biri de ezandır.

Ne kadar da güzel okunur ve her Müslüman ezan sesini duyduğunda duasını okur…

“Aziz Allah, şefaat ya Rasulallah” deriz…

Konuşuyorsak susarız, müzi varsa kapatırız, ezanı sonuna kadar dinlemek isteriz. Dualarımızı ederiz. Hani denir ya günde beş vakit, her ezan sesinde dua ettim. İşte öyle dua ederiz…

 

Allâhu Ekber Allâhu Ekber.
Allâhu Ekber Allâhu Ekber.
Eşhedü en lâ ilâhe illâllah
Eşhedü en lâ ilâhe illâllah 
Eşhedü enne Muhammeder-Resûlüllah
Eşhedü enne Muhammeder-Resûlüllah 

"Allah en büyük ve en yücedir. Allah'tan başka hiçbir ilâh olmadığına şehâdet ederim. Muhammed'in (asm) O'nun Resûlü olduğuna da şehâdet ederim. Haydin namaza! Haydin kurtuluş ve felâha! Allâh en büyük ve en yücedir. Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur."

 

Kalben bir birleşimdir.

Ruhen bir birleşimdir…

İslam dinindeki güzelliklerden biri değil midir? Hocanın minareden elini kulağının hizasına koyup:

Allah’u Ekber

Allah’u Ekber diye ezana başlaması…

Gerçi artık mirarelerin şerefelerinde hocaları görmüyoruz ama seslerini duyuyoruz. Tabi o ayrı bir konu, o konuda da bir yazı yazmak istiyorum. Kısmet!

 

Ben sizlere Sultan Ahmet Cami hakkında yazılanları aktarayım…

 

17. Yüzyılın iki önemli eserinden biri olan Sultanahmet Camii, Mimar Sinan’ dan sonra Türk mimarlığının meşalesini ele alan Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa’ nın ellerinde yükselirken Mimar Sinan’ ın Şehzade Camii, göz önünde tutulmuş, ancak onun şeması çok ileriye götürülmüştür.

Bilindiği gibi caminin banisi Sultan I. Ahmet genç yaşta, henüz 14 yaşında iken Osmanlı tahtına 14. hükümdar olarak oturmuş ve 14 yıl saltanat sürdükten sonra 1617 de vefat etmiştir

Zitvatorok barış anlaşması bölgeye ve Osmanlıya bir rahatlama dönemi açıp devletinin prestijini tekrar perçinleyince Allah’ a bir teşekkür belgesi olmak üzere taht şehrinde o zamana kadar görülmemiş güzellikte bir mabed yükseltmeyi aklına koyar.

 

Baş motifi ve tutkusu, kulluğunu kanıtlayabilmek üzere, o zamana kadar yapılmış olan camilerin en büyüğünü ve en güzelini yapmak ve özellikle de Ayasofya' yı geçmek buna birde nam-u şanını kıyamete kadar yaşatacak bir eser bırakma ihtirası hiç çekinmeden eklenebilir.

Sultan I. Ahmet’ in dindar bir padişah olduğu bütün kaynaklarda ittifakla belirtilmiştir. XVII. Yüzyılın başlarına gelindiğinde İstanbul’ un belli başlı tepeleri, her biri bir padişah ismi taşıyan cami ve külliye binaları ile tutulmuştu. Bununla birlikte Sultan Ahmet, büyük istimlâk paraları ödemek ve birçok ünlü vezir ve paşa sarayı yıkmak pahasına rabbine ulu bir mabed inşa ettirmeyi samimi inancının bir vecibesi olarak telakki ediyordu

Mimar Mehmet Ağa 1569 -1570 de sarayın sedefkârlık ve mimarlık bölümüne dâhil olduktan sonra önünde yepyeni bir yol açılır ve tam 21 yıl dahi Koca Mimar Sinan Ağa' ya çıraklık ve kalfalık eder...

 

Koca Sinan’ ın vefatından sonra baş mimarlığa geçer.

Artık Mehmet Ağa' ya imparatorluk yolları açılır, koca devletin hangi köşesinden gelirse gelsin tüm milletler ve cemaatlerinin bütün yetenekli çocuklarını bünyesinde eriten imparatorluğun geniş topraklarında olanca hazinelerini ve nimetlerini sergileyen düzeni içinde sedefkârlığı ve mimarlığı yanında devletin çeşitli birimlerinde görev alır…

Mimarbaşı olduktan sonra ilk işi Kâbe’nin onarılması ve ünlü altın oluklarının konulmasıdır…

At meydanının (hipodrom) kıble yönünde bulunan Ayşe Sultan Sarayı denize bakıyordu, alanı çok geniş ve Topkapı Sarayı' na yakındı, çevresi de fazla meskûn değildi…

 

&

 

Padişah tarafından bu yer uygun görüldü.

 

Adı geçen Ayşe Sultan' a otuz bin halis ayarlı altın gönderdi, o da gönül hoşluğu ile mülkünü tapuda hemen hünkâra devretti.

 

Sıra caminin temelinin kazılmasına geldiğinde bunun için Osmanlı usulü büyük bir tören düzenlendi.

 

1018 yılı Recep ayının 9. perşembe günü. (Bugünkü takvimle 1609 yılı olduğu kesinde ayı yaklaşık olarak ekim başı oluyor)

 

Devlet erkânı yıkımlarla açılan boşluk arazide toplandılar.

 

Evliya Çelebiye göre, caminin temel imamı Evliya efendi, temel şeyhi Mahmud efendi (Aziz Mahmud Hudai), temel kadısı Kara Sümbül Ali efendi, mutemedi Kalender Paşa, temel nazırı Kemankeş Ali Paşa’dır.

 

Temeline ilk kazmayı bizzat Sultan Ahmet Han vurdu.

 

Bu kazma bugün Topkapı Sarayı müzesindedir.

 

Temel kazmaya başlanınca ilk önce Sultan Ahmet Han eteğiyle toprak taşıyarak 'Ya Rab Ahmet kulunun hizmetidir...' diye dua etmişti.

 

Caminin tamamlanması ise 1026 hicri yılı Cuma Del-ahiresi ayının 4. günü bugünkü takvimle 9 Haziran 1617 etmektedir.

 

Böylece inşaat 7 yıl 5 ay 6 gün sürmüş oluyordu.(alıntı)

 

 

Muhteşem camilerimizin, muhteşem eserlerimizin hikâyelerini yazmaya devam edeceğim…

 

Nazan Şara Şatana

 

 

NOTLAR:

Sultan 1. Ahmet tarafından 1616 yılında

Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa’ya

Ayasofya’nın karşısında yaptırılan Sultanahmet Camisi, kentin en çok turist çeken mekânları arasında ön sıralarda yer alıyor.

Osmanlı sultanları ve ailesi tarafından yaptırılan ve ”Sultan camileri” anlamına gelen selâtin camilerinin 6′ncısı olan Sultanahmet Camisi,

İznik çinileriyle bezeli olduğu için Avrupalılar tarafından ”Mavi Cami (Blue Mosque)” olarak adlandırılıyor.

İstanbul’un tarihi yarımadasında bulunan Sultanahmet Camisi, Mimar Sinan sonrası klasik mimarinin en büyük ve en önemli eseri olarak biliniyor.

400 yıla yakın tarihi geçmişi olan Sultanahmet’in, İstanbul’un en büyük, dünyada da şöhreti en yaygın camilerden biri…

Kentin kültür ve tabiat varlıkları düşünüldüğü zaman ilk akla gelen iftihar tablolarından biri…

Sultanahmet Camisi’ni yabancı devlet ve ilim adamları ile sanatçılar olmak üzere Türkiye’ye gelen herkesin mutlaka ziyaret ettikleri bir yer…

Bir anlamda protokol camisi konumunda…

Katolik dünyasının liderinin ilk defa Sultan Ahmet Camiyi ziyaret etmişler…

Eski ABD Devlet Başkanı Bill Clinton’ın camiye 2 kez ziyaret etmiş.

Çok etkilenmiş.

Clinton ikinci gelişinde ziyaretçilere camiyi kendi tanıtmış.

‘İstanbul’a gelip de Sultanahmet Camisi’ni görmemek büyük noksanlık olur’ demiş.

Ramazan aylarında Sultanahmet Camisi’nde çeşitli dini kültürel etkinlikler yapılıyormuş.

Kur’an-ı Kerim’in 4 defa sesli okuyuşlarla hatim ediliyormuş.

Caminin avlusunda her yıl Ramazan ayında kitap fuarı açılıyormuş… (alıntı)

Cami imamı Emrullah Hatipoğlu’nun da yorumları…

 

 

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.