Gusl abdesti

Gusl abdesti DİN
0,0
19.08.2014 18:28:07
A+ A-

Namazın doğru olması için, abdestin ve guslün doğru olması lazımdır.

Abidin ,(Dürr-ül-muhtar) şerhinde buyuruyor ki; ( Cünub olan her kadının ve erkeğin ve hayzdan ve nifasdan kurtulan kadınların, namaz vaktinin sonuna o namazı kılacak kadar zaman kalınca, gusl abdesti alması farzdır.

Resulullah ''sallallahü aleyhi ve sellem'' buyuruyor  ki ;( Gusl abdesti almaya kalkan bir kimseye, üzerindeki kıl adedince  [yani pekçok demektir] sevab verilir. O kadar günahı affolur. Cennetteki derecesi yükselir. Guslü için ona verilecek sevab, dünyada bulunan her şeyden daha hayırlı olur. Allahü teala, Meleklere, bu kuluma bakınız! Gece, üşenmeden kalkıp, benim emrimi düşünerek, cenabetden gusl ediyor. Şahid olunuz ki, bu kulumun günahlarını afv ve mağfiret eyledim buyurur).

Hanefi mezhebinde gusl abdestinin farzı 3'tür;

1- Ağzın hepsini iyice yıkamak. Ağız dolusu su içmekle de olur ise de, yutmak mekruhdur diyen de olmuştur.

2- Burnu yıkamak. Burundaki kuru bir altını ve ağızdaki, çiğnenmiş ekmek altını yıkamazsa gusl sahih olmaz.

3- Bedenin her yerini yıkamaktır. Bedenin ıslatılmasında haraç olmayan yerlerini yıkamak farzdır. Yıkanan yerleri oğalamak lazım değil ise de, müstehabdır.

Göbek içini, bıyık, kaş ve sakal ve altlarındaki derileri ve baştaki saçları ve ferci yıkamak farzdır. Gözleri, kapalı küpe deliğini, sünnet derisi altını yıkamak farz değildir, müstehabdır.

Örülmemiş saçların her tarafını da yıkamak farzdır.

Dişlerin arasında ve diş çukurunda bulunan yemek artıklarının altına su geçmezse, altı yıkanmazsa gusl abdesti caiz olmaz. Yüzük sıkı ise, çıkarmak veya hareket ettirmek lazımdır. Küpe de böyledir.

Guslün sünnetleri, abdestin sünnetleri gibidir. Yalnız guslde, abdestteki sıra ile yıkamak, sünnet değildir.

Besmele çekilir ve kelime-i şehadet söylenir. Havuzda, nehrde, denizde, yağmur altında ıslanan, ağzını ve burnunu da yıkarsa, abdest ve gusl almış olur.

Guslde, bir uzva dökülen suyu, başka uzvlara akıtmak caiz olup, orası da temizlenir. Çünkü , guslde bütün beden, bir uzv sayılır. Abdest alırken bir uzva dökülen su ile, başka uzv ıslanırsa, yıkanmış sayılmaz..

Gusl tamam olunca, tekrar abdest almak mekruhdur.

İnsanı bir şey yapmağa zorlayan semavi sebebe; yani insanın elinde olmayarak hasıl olan sebebe (zaruret) denir. İslamiyyetin emr ve yasak etmesi ve tedavi edilemeyen şiddetli ağrı ve bir uzvun yahud hayatın telef olmak tehlikesi ve başka bir şey yapamamak mecburiyetti hep zaruretdir. Bir farzın yapılmasına mani veya haram işlemeğe  sebep olanı önlemenin meşakkatli, güç olmasına ( Harac) denir.

Bazıları, dişlerin yıkanması için ayet ve hadis var mı diyor.

Şunu iyi bilmeli ki, ( Edille-işer'ıyye) dörttür. Yalnız ikisini söylemek mezhepsizlik olur. Ayet-i kerimeden ve hadis-i şerifden ma'na çıkaracak alim, bugün yok gibidir. Bizler ayetlerin ve hadislerin ma'nalarını iyi anlamış ve fıkh kitaplarında bildirilmiş olan büyük ailemlerden birini, kendimize, imam, rehber edindik. Onun gösterdiği gibi ibadet ediyoruz. Bizim rehberimiz, imam-ı a'zam Ebu Hanifedir. Dört mezhepten birini taklit eden kimse, Kur'an-ı kerime ve hadis-i şeriflere uymuş olur.

Onbir türlü gusl abdesti vardır: Beşi farzdır. Bunlardan ikisi, kadının hayz ve nifasdan kurtulunca gusl abdesti almasıdır.

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.