Güzel yaşamak

Güzel yaşamak DİN
5,0
15.10.2013 03:17:20
A+ A-

Eski bayramları özlüyoruz ya hepimiz, bir türlü anlam veremiyorum. Aslında hiç de farklı değildi eskiden. Yine sabahları erken kalkar, temiz ve mümkünse yeni kıyafetler giyer ve kurbanlar kesilirken bir köşede beklerdik; içimiz biraz burkulurdu. Bir can almak ne kadar zor gelse de onun damakta bırakacağı tad paha biçilmezdi. Ardından ziyeretlere giderdik. Şimdi de öyle, farklı olan bizim olaylar karşısındaki duygularımızın değişmesi.

Bizi değiştiren en temel unsurlardan biri yaşımızın getirdiği hissizleşme. Bu akşam ana haber bültenini izleyin. Yayının yarıdan fazlasını alan politik haberler zaten yeterince can sıkmıyor gibi, trafik kazası, terör olayları, aile cinayetleri ve daha nicesi... Her gün gerçekleşen bu olaylar zamanla onları olağan karşılamamıza yol açtı. Üstüne sosyal medyada bunların sıkça yer alması ve bunlar üzerinden mizah yapılarak paylaşılması bu korkunç olaylar karşısında tebessüm ettirdi bizleri.

Bir diğer sorun "Din" olgusunun ahlak ve güzel davranışlardan ayrılarak önce siyasete, sonra da hızla yayılan bir hastalık gibi iş dünyası, spor, eğitim ve insan hayatını etkileyen her türlü toplumsal kurumlara bulaşması bizi dinden soğuttu. Halkımızın yüzde yetmişten fazlası Doğulular'ın avam dediği Avrupalılar'ın kitle olarak adlandırdığı, tek gücü sayılarının fazla olmasından kaynaklanan, kolay etkilenebilen, şu anda iletişim mecralarından halkla ilişkilercilerin ve reklamcıların üzerlerinde en fazla odaklandığı grup. Ülkemizde bu insanlardan çokça bulunduğu için çok büyük bir potansiyele sahibiz. Bu potansiyel iyi yönde de kullanılabilirdi ama şu an kötü yolda olduğumuz su götürmez bir gerçek.

Biz yine de kendimizi yüzde otuzluk azınlıktan sayıyorsak,kararlarımızı duygulardan çok bilime dayandırıyor ve o ışıkta yürüyorsak, dindar olmasak da iyi davranışlarımızdan ödün vermiyor ve çevremize bi gram olsa yararımız dokunuyorsa. Okuyorsak ve bu işten gerçekten zevk alıyorsak. Bu bayram bizim bayramımız olsun. 

Unutmayın ki dindar olmak kafanızı din havuzuna sokmak değildir; o zaman nefes alamaz, ölürsünüz. Suya girip kafanızı nefes alabileceğiniz bir yerde muhafaza edin ki, hem gerçekleri görün hem de yaşamaya devam edin.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.