HADİS ? KURAN ÇELİŞKİLERİ

DİN
0,0
07.12.2012 22:50:43
A+ A-

Kuran’ın kendi diliyle Kuran’ın dinin tek kaynağı olduğunu ortaya koydum, daha sonra ise Peygamberimizin hadislerin neden dinin kaynağı olamayacağını gördük.

Hadislerin dinin kaynağı kabul edilmesinin vahim sonuçlarından birini; uydurulan hadislerin, dinin temel ve tek kaynağı olan Kuran ile nasıl çeliştiklerini örneklendireceğim. Yani yapılan yanlışlığın sonuçlarını görüp, dinin tek
kaynağı olan Kuran’a dönmenin önemini kavrayacağız.

Kuran ile çelişen hadisleri göstermek için en ünlü hadis kitaplarının hadislerini seçtim; daha zayıf hadis kitaplarını sizin tahmininize bırakıyorum.

“En güvenilir” hadis kitaplarında Kuran ile çelişen hadislerin olması, hadislerin dinin kaynağı olduğu iddiasını reddetmemiz ve Kuran’a gidip dini yeniden kavramamız için yeterlidir.

Kuran ile çelişen milyarlarca uydurulmus hadis vardır.

Kuran’ın Allah’ın sözü olduğunu nereden biliyoruz?

Kimisi, “Kuran öyle söylüyor” diyebilir. Peki birileri Allah’a iftira ederek başka kitapları göstererek: “Bu da  Allah katındandır” derlerse, ne diyeceğiz?
Ben Kuran’ın Allah’ın sözü olduğunu ancak Kuran’ı inceleyip, Kuran’ın içerdiklerini değerlendirerek iddia edebilirim. Aynı mantıkla, hadisleri incelersek; Allah’ın dininin kaynağı olmaya layık olmadıklarını görürüz.

Kuran’ı ve hadisleri inceleyip; dinin kaynağının ne olduğunu, nasıl olması gerektiğini açığa kavuşturmayı amaçladım. Bu bölümde ve bundan sonraki bölümlerde göstereceğimki hadisler; hadislerin dinin kaynağı olmaya, Kuran gibi layık olmadıklarını açığa çıkartacagim.

Kuran’ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o Allah’tan başkasının katından olsaydı elbette içinde birçok çelişkiler bulacaklardı.
4-Nisa Sûresi 82

Hiç şüphesiz Hatırlatıcı’yı Biz indirdik Biz. Onun koruyucuları da gerçekten Biziz.
15-Hicr Sûresi 9

Nisa süresindeki ayetten, dinimizin kaynağının çelişkisiz olduğunu öğrenebiliriz. Allah Kuran’ın çelişkisiz olduğunu söyleyerek; hem Kuran’ın doğruluğunu, hem de dinin kaynağının sahip olması gereken özelliği öğretiyor.
Kuran ile çelişen hadislerin olması, hadislerin Allah katından olmadığının ve dinin kaynağı olamayacağının ispatıdır.
Ayrıca Hicr suresindeki ayet ile Kuran’ın korunduğunu, böylece dini kaynak olarak korunmuş bir kitaba sahip olduğumuzu anlıyoruz.

Yani bu bölümlerde hadislerin dinin kaynağı kabul edilmesinin korkunç sonucunu görüp; çelişkisiz ve korunmuş olan dinimizin tek kaynağı Kuran’a, yalnız Kuran’a dönmenin gerekliliğini daha da iyi kavrayacağız.

1- ALLAH’IN BALDIRI OLUR MU?

Kuran : O’nun benzeri gibi hiçbir şey yoktur.
42- Şura Suresi 11

Uydurulmus Hadis: “Allah ahirette Peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.”
Müslim-İman 302; Buhari 97/24, 10/29; Hanbel 3/1

Bu hadisin hangi kitaplarda geçtiğine iyice dikkat edin. Hadis kitaplarının “en doğrusu” olarak gösterilen, tek hadisini inkar edenin kafir olacağı söylenen Müslim ve Buhari’de. Hadisçilerin mantığına göre bu hadisi inkar eden kafir, bu hadise inanan gerçek Müslüman olacaktır. Allah’a hiçbir şeyin benzemediğini söyleyen ayete karşın, hiçbir mecazi ifadeyi çağrıştırmadan, Allah’ın baldırı olduğunu ve ahirette baldırını açacağını söylemenin yanlışlığını uzunca anlatmaya gerek var mı?

2- ALLAH EL SIKIŞIR MI?

Kuran: Ve hiçbir şey O’nun dengi değildir.
112- İhlas Suresi 4

Uydurulmus Hadis: “Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu. Öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim.”
Hanbel 5/243

Yine bu hadiste hiçbir mecazi manayı çağrıştırmadan, Allah’a parmak, parmaklarına da soğukluk atfedilerek; Allah şekilleştirilmektedir.
Bu uydurulmus hadis, İhlas Suresi’nin Allah’ın hiçbir şeye denk olmadığını söyleyen ayeti gibi daha birçok ayetle de çelişir. Eğer hadisteki “el” ifadesi, mecazi bir mana akla getirip -güç ve kudret gibi- insani eli çağrıştırmasaydı, kabul edilebilirdi.
Örneğin “Her şey Allah’ın elindedir” dediğimizde cümlenin akışından “her şeyin Allah’ın kontrolünde” olduğu anlaşılır. Fakat Allah’a parmak, parmaklara soğukluk atfeden bu hadisten böyle mecazi bir manayı kimse çıkaramaz. Üstelik bu hadiste Allah ile Peygamber’in el sıkışması gibi kabul edilemez bir ifade de yer almaktadır.
Şimdi bu hadisleri “din” kabul etmek, bu dine kötülük yapmak değil midir?

3- DİN DEĞİŞTİREN ÖLDÜRÜLSÜN MÜ?

Kuran: Dinde zorlama yoktur.
2-Bakara Suresi 256

Uydurulmus Hadis: “Dinini değiştireni öldürün.”
Nesei 7-8/14; Buhari 12/1883

Allah’ın hükmünü hadisle aşmaya, Allah’ın dinini kendi kafalarına uydurmaya çalışanların bu anlama gelen uydurmaları yüzünden birçok insan öldürülmüştür.

Bazı dine referanslar veren örgütlerin yaptığı katliamları, bu örgütlerin zihinlerinde meşrulaştıran da bunun gibi hadislerdir.

Evlerinin bodrumunu insan mezarına çevirenleri Diyanet kınamaktadır, ama aynı Diyanet, Buhari ve Nesei gibi hadis kitaplarını ise övmekte, dinin kaynağı olarak göstermektedir. Bu bir çelişki değil de nedir? Ne yazık ki bahsedilen katliamları meşrulaştıracak izahlar, Sunni hadis kitapları ve mezhep izahlarında mevcuttur.

4- ÖLÜNÜN SUÇU NE?

Kuran: Doğrusu hiçbir günahkar bir başkasının günah yükünü yüklenmez.
53-Necm Suresi 38

Uydurulmus Hadis: “Ölü, ailesinin kendisi için ağlamasından dolayı azaba uğratılır.”
Buhari-K. Cemiz 32, 33, 34

Ne akla, ne de Kuran’ın genel mantığına uyan bu hadis de uydurmacılığın Kuran ve akılla çelişkilerine bir başka örnektir.

5- KADIN DÜŞMANLIĞI

Kuran: Ben sizden erkek olsun, kadın olsun hiçbir çalışanın ürettiğini boşa çıkarmayacağım. Hepiniz birbirinizdensiniz.
3-Ali İmran Suresi 195

Uydurulmus Hadis: “Kadınlar arasında iyi kadın, yüz tane karga arasında alaca bir karga gibidir.”
Buhari 9/1391

Kuran hayır üreten erkeğin de kadının da önünü açık tutarken, hadisler kadının önünü kapamaktadır. Kadın konusu, Peygamber’e iftira olarak uydurulan hadislerin en çok olduğu alanlardan birisidir.

6- ZALİM KİM?

Kuran: Zulmedenler dedi ki: Siz olsa olsa büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.
25- Furkan Suresi 8

Uydurulmus Hadis: “Peygamber Medine’de bir Yahudi tarafından büyülendi. Günlerce ne yaptığını bilmez durumda ortalıkta dolaştı.”
Buhari 76/47; Hanbel 6/57, 4/367

Şehbe, Buhari ve Müslim “Peygamberimiz’e sihir yapılmıştı. Öyle ki hanımları ile cinsi münasebette bulunmadığı halde bulunduğunu zannederdi.

Süfyan bunun en şiddetli sihir olduğunu söylemiştir.” (Ebu Şehbe, Sünnet Müdafaası)
Kuran’a göre ise Peygamber’in büyülendiğini söyleyenler zalimlerdir. “En güvenilir” hadisçilerin çoğuysa Peygamber’in büyülendiğini söylemektedir.

7- MİRASTA VASİYET VAR MI?

Kuran: Ey iman edenler! Herhangi birinize ölüm gelip çattığında vasiyet zamanı aranızda tanıklık şöyle olsun: Kendinizden adalet sahibi iki kişi, yahut yolculuk etmekte iken ölüm musibeti başınıza geldiyse sizin dışınızda iki kişi.
5-Maide Suresi 106

Uydurulmus Hadis: Varis için vasiyet yoktur.
Hanbel 14/238

Kuran’da hem Maide suresindeki bu ayetten, hem diğer ayetlerden vasiyetin varlığı anlaşılır. Vasiyetten arta kalanlar ise Kuran’da tavsiye edilen şekilde dağıtılır. Vasiyeti iptale yönelik bu hadis, aslında Kuran’ın bir hükmünü iptale yönelik bir girişimdir.

8- EN BÜYÜK AZAP RESSAMLARA MI?

Kuran: Gerçekten Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise dilediği kişi için bağışlar.
4-Nisa Suresi 48

Uydurulmus Hadis: “Cehennemde en şiddetli azaba uğratılacak kişiler ressamlardır.”
Buhari-Tesavir, 89

Kuran’a göre en büyük günah Allah’a ortak koşmaktır. Allah, ortak koşmayı affetmeyeceğini söylemekte, bunun dışında her günahın affedilebileceğini belirtmektedir. Bu yüzden Allah’ın en şiddetli azabına uğrayacak olanlar da ortak koşanlardır. Oysa Buhari’nin yukarıda alıntıladığımız hadisine göre en şiddetli azaba ressamlar uğrayacaklardır.
Bu hadis başta Kuran ile çelişmektedir. Ayrıca mantık ile çelişen bu hadisin çeliştiği başka hadisler de vardır.
Örneğin diğer bir hadise göre cehennemde en şiddetli azaba satranç oynayanlar çarptırılacaklardır.
(Büyük Günahlar, Hafız Zehebi)

9- ALTIN TAKILIR MI, İPEK GİYİLİR Mİ?

Kuran: De ki; “Allah’ın kulları için çıkardığı süsü ve temiz rızıkları kim haram etti?” De ki: “Bunlar dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet gününde ise yalnızca onlarındır.” Bilen bir topluluk için
Biz ayetleri böyle detaylı anlatırız.
7-Araf Suresi 32

Uydurulan Hadis: “Altın ve ipek ümmetimin kadınlarına helal, erkeklerine ise haramdır.”
Müslim 2/16

Altın ve ipek hem erkek için, hem de kadın için bir süs eşyasıdır. Kuran’da hiçbir ayette yasaklanmazlar. Allah inananların dünyada da bu süslerden yararlanabileceklerini söyler ve erkek kadın ayrımı yapmaz. Her hadisinin
doğru olduğu iddia edilen Müslim’de de yer verilmiş olan bu hadis, Kuran’ın belirttiğimiz ayeti ile çelişir.

10- DEPREMLERİN SEBEBİ OLAN BALIK

Kuran: Bundan sonra yeri yumurta biçimine soktu.
79-Naziat Suresi 30

Hadis: “Dünya balığın üzerindedir. Balık başını sallayınca Dünya’da depremler olur.”
İbn-i Kesir Tefsiri, 2/29 68/1’in açıklamaları

Kuran, mucizevi bir şekilde dünyanın yumurta biçiminde elipsoid olduğunu, ceninin geçirdiği evreleri, evrenin oluşumunu, rüzgârların aşılayıcı olması gibi birçok konuyu açıklarken, hadislerde yer alan yukarıdakilere benzer akıl, bilim ve Kuran dışı ifadeler hem Kuran’la, hem de mantıkla çelişmektedirler.
Dünyayı balığa oturtan, depremleri balığın kuyruğunun sallanmasına bağlayan bu anlayışın İslam’la ilgisi olmadığını açıklamak ve bu yanlışa yol açan temel yöntem hatalarına dikkat çekmek, bu dine hizmet değil midir?

HADİS – HADİS ÇELİŞKİLERİ

Allah, Kuran’ın korunduğunu ve içinde çelişki olmadığını söylemektedir. Allah, Kuran’ın çelişkisiz olmasını, Kuran’ın kendi tarafından vahyedildiğine delil gösterir. Buradan dinin kaynağının, çelişkisiz ve korunmuş olması gerektiği sonucu da çıkar.

Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zanna uyuyorlar ve onlar sadece tahminde bulunup saçmalıyorlar.
6- En’am Suresi 116

Onların çoğunluğu zandan başkasına uymaz. Doğrusu zan gerçek adına hiçbir şey ifade etmez. Şüphesiz Allah onların yaptıklarını bilendir.
10- Yunus Suresi 36

Ey iman edenler! Zandan çok sakının çünkü zannın bir kısmı günahtır.
49- Hucurat Suresi 12

Ayetlerden insanların çoğunluğunun “zan”na uyduğunu fakat bunun bir şey ifade etmeyeceğini görüyoruz. Dini hadislere bina etmeye çalışmak; dini, “zan” gibi çürük bir temele bina etmektir. Oysa elimizde Kuran gibi her açıdan mucize, korunmuş, çelişkisiz, sapasağlam bir temelimiz vardır. Şimdi de aşağıda vereceğimiz on örnekten hareketle hadislerin kendi aralarındaki çelişkilerini ortaya koyup, başından beri söylediğimiz gibi hadislerin güvenilmezliğini ve dolayısıyla dinin temeli olamayacaklarını farklı bir açıdan görelim:

1- ORUÇLU İKEN KAN ALDIRILIR MI?

1. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Kan aldırmak, yapanın da yaptıranın da orucunu bozar.”
Tirmizi Oruç 60; Ebu Davud Oruç 28; Buhari Oruç 32

2. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Peygamber’imiz oruçlu iken kan aldırmışlardır.”
Ebu Davud Oruç 29-30; Tirmizi Oruç 59; Buhari Tıp 11

Peygamberimiz eğer kan aldırmanın orucu bozduğunu söyleseydi, hiç şüphesiz kendisi kan aldırmazdı. Üstelik
Kuran’da orucu; yemek, içmek ve cinsel ilişkinin bozduğu geçer.

Yani birinci çelişik hadis, ikinci hadisle olduğu gibi Kuran’la da çelişmektedir. Fakat “en doğru” denen altı hadis kitabının üçünden yaptığımız bu alıntılar, çelişik hadislerin “en doğru” kabul edilen kitaplara bile girdiğinin bir delilidir.

2- TUVALET HANGİ YÖNLERE KARŞI YAPILABİLİR?

1. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Gerek küçük, gerek büyük tuvaletinizi yaparken kıbleye dönmeyin.”
Hanbel 3/12

2. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Peygamberimiz bir takım insanlar küçük ve büyük tuvaletleri için kıbleye dönmeyi hoş karşılamadıklarından, bu bidatı (hurafeyi) kaldırmak için tuvaletini kıbleye doğru yaptırdı.”
Buhari 4/11

Bir hadiste kıbleye karşı tuvaleti yapmanın hurafe olduğu anlatılırken; diğer bir hadiste ise Peygamber “hurafe uygulayıcısı” olarak gösterilmiş oluyor. Görüldüğü gibi hadisleri Peygamber’e atfetmek aslında Peygamber’e iftira etmek demektir.

3- ORUÇLU İKEN HANIM ÖPÜLÜR MÜ?

1. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Peygamber oruçlu iken hanımlarını öptü.”
İbn-i Kuteybe, Hadis Müdafası

2. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Oruçluyken hanımını öpenin durumu sorulduğunda Peygamber; ‘Orucu bozulmuştur’ dedi.”
İbn-i Kuteybe, Hadis Müdafası

Bir hadise göre Peygamber oruçlu iken hanımını öpüyor, diğer hadis oruçlunun öpüşemeyeceğini söylüyor. Belli ki bu hadislerden en az biri uydurmadır. İkisini de doğru olarak kabul etmek; Peygamber’i, ne yaptığını bilmez, çelişkili hareketleri olan bir kişi gibi göstermektir. Bu yüzden Peygamber’e en büyük iltifat; hadisleri bir kenara bırakıp din adına yalnız Kuran’ı esas almakla olur.


4- BİR NAMAZ İKİ KERE KILINIR MI?

1. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Biriniz evinde namazı kılar da sonra namaz kılmakta olan imama yetişirse, onun arkasında namaza dursun. İkinci kıldığı onun için nafile olur.”
İbn-i Kuteybe, Hadis Müdafası

2. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Bir namazı günde iki defa kılmayın.”
Ebu Davud 2/56

İkinci hadis hem birinci hadisle, hem de Kuran’la çelişir. Kuran’da namaz kılmak övülmüştür. Fazladan kılınan namazın ne zararı olabilir? Kimi durumlarda, kılınacak olan bir namazın kılınmamasına neden olacak bu hadis, kişilerin Allah’ı daha çok anmasını engellemektedir.

5- KÜÇÜK TUVALET NASIL YAPILIR?

1. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Kim size Peygamberimiz’in ayakta küçük tuvaletini yaptığını söylerse inanmayın.”
Süneni Nesei 1-2/25

2. Çelişik uydurulmus Hadis: “Peygamberimiz bir kavmin süprüntüsüne varıp ayakta küçük tuvaletini yaptı.”
Buhari 1/167

Birinci hadisin anlattığı ve Kuran’da bahsedilmeyen bu uygulamanın; aslında dinsel bir anlam yüklenerek tartışılmasına hiç gerek olmamasına rağmen, geleneksel İslam anlayışında, sevap getiren bir uygulama gibi sunulduğunu görüyoruz. Peygamberimiz’in küçük tuvaleti ayakta yapmayı yasakladığı söylenen uydurmalara binaen, bazı kişilere rahatsızlık vermesi muhtemel olan oturarak tuvalet yapmaya “sünnet” denmiş ve bundan sevap umulmuştur.

6- SU NASIL İÇİLİR?

1. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Peygamber ayakta su içilmesini yasakladı.”
Ebu Davud 4/No:3717

2. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Peygamber’i sizin benim gibi ayakta su içerken gördüm.”
Ebu Davud 4/No:3718

Bu örnek hadislerdeki birinci hadis, kendisiyle çelişen ikinci hadis de olmasına rağmen daha çok itibar görmüştür. Günümüzde de geleneksel İslami yaklaşımı benimseyenlerin, suyu oturarak ve üç yudumda içtiklerini ve bundan da sevap beklediklerini görebiliriz.

7- AYBAŞILI KADIN CAMİYE GİREBİLİR Mİ?

1. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Peygamberimiz caminin bahçesine girerek şöyle dedi: ‘Şurası muhakkak ki cami ne cenabete, ne aybaşılıya helal değildir.’”
Müslim, Hayz 11; Ebu Davud, Taharet 104; Tirmizi, Taharet 101; Süneni Nesei, Hayz 18

2. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Peygamber’in hanımı anlatıyor: ‘Peygamberimiz, bizden biri aybaşılı olduğu halde, onun kucağına başını koyar ve Kuran okurdu. Bizden birimiz aybaşılı iken camiye gidip
Peygamber’e birşeyler götürürdük.’”
Süneni Nesei, Hayz

Bir hadise göre aybaşılı kadın camiye girebilirken, diğer hadise göre aybaşılı kadın camiye giremez. (Aybaşılı kadının ibadetlerden nasıl alıkonduğunu

8- HACDA İHRAMLI OLAN EVLENEBİLİR Mİ?

1. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Peygamber Meymune ile evlendiği zaman her ikisi de ihramlıydı.”
Süneni Nesei, 5-6/179

2. Çelişik Uydurulmus Hadis: “İhramlı olan bir kişi (hacda olan) ne evlenebilir, ne kız isteyebilir, ne de başkasının nikahını kıyabilir.”
Nesei 5,6/249

Kuran’da haccın nasıl yapılacağı açıklanmıştır. Kuran ile yetinmeyip, din, hadislere bina edilmeye kalkışılınca ortaya çıkan çelişkiler yumağı ortadadır.

9- ERKEKLERİN BALDIRI GÖZÜKEBİLİR Mİ?

1. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Baldırları açık olan bir sahabeye Peygamberimiz rastlamış ve ‘Baldırlarını ört. Baldırlar da avret yerlerindendir.’ demiştir.”
Tehzibut Tezhip 2/69

2. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Peygamber’imiz evde baldırları açık yan üstü yatıyorlardı. Ebu Bekir izin istedi Peygamber hiç istifini bozmadan izin verdi. Ömer istedi aynı şekilde ona da verdi.”
Hanbel 1/71

Hadislerden birine göre baldırları örtmek gerekir. Diğer hadiste ise Peygamber’in yanına birileri gelmesine rağmen baldırlarını örtmediği gözükür. Nitekim bazı mezhepler birinci hadisi alıp erkeklerin dizle göbek arasını örtmelerinin farz olduğu şeklindeki bir uydurma hükmü dine sokmuşlardır.

10- ÖLÜ HAYVANIN DERİSİ NE OLACAK?

1. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Peygamberimiz; ‘Deri işlendi mi temiz olur’ dedi. Sonra ölü bir koyuna rast geldi ve ‘Onun derisinden faydalansanıza’ dedi.”
Buhari 72/30

2. Çelişik Uydurulmus Hadis: “Peygamberimiz ‘Ölü hayvanın ne derisinden ne de sinirinden faydalanınız.’ dedi.”
Hanbel 4/310,311

Kuran’a göre hayvan leşi yemek haramdır. Leşin derisinin haramlığına dair Kuran’da bir ifade yer almaz.

Bu konuda alıntıladığımız iki hadisten birine göre leşin (ölü hayvanın) derisi kullanılamaz, diğerine göre ise kullanılabilir.

Elimizde çelişkisiz Kuran varken, çelişkiler yığınına dönmüş hadislerle uğraşmak bizi Kuran’dan uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Allah’ın elçisi Peygamberimiz Hz. Muhammed, ahirette toplumundan şu şekilde şikayetçi olacaktır:

Elçi de şöyle der; “Ey Rabbim, benim toplumum bu Kuran’ı devre dışı tuttular.”
25- Furkan Suresi 30


HADİS – MANTIK ÇELİŞKİLERİ

Akıllarını çalıştırmadan toplumdaki çoğunluğa, törelere, geleneklere, kabullere göre din oluşturanların, hatalı olduğunu Kuran’dan anlıyoruz. Kuran’a göre Allah’ın nimeti olan akıl; evrenle ve evren ile hayatı değerlendirmede rehberlik eden Allah’ın kitabıyla, mükemmel bir uyum içindedir.

Bu uyumun bir parçası olan aklın dinle çeliştiğini söylemek, aklı bir kenara atıp dini anlamaya kalkmak; aklı çalıştırmada değil aklı kullanmamada erdem aramak, dine akılsızca uygulamaları sokanların ve din düşmanlarının tezidir.

Dinde aklı aşan hakikatlar vardır ama bunlar da akılla çelişmez ve dinin en anlaşılmayan konularında bile dinin getirdiği açıklamaların alternatifi olabilecek daha akılcı bir açıklama yoktur.

Akıl dinle nasıl çelişir? Akıl Allah’ın bize hediyesi değil mi? Kuran defalarca bize aklınızı çalıştırın demiyor mu?

Allah pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır.
10- Yunus Suresi 100

Bu ayet “İslam” adına dinimize birçok uydurmaların sokulmasının temel bir sebebine dikkat çekmektedir.

Anlattıklarıma karşı olan ve hadisçi bir İslam anlayışını temel alanlar her seferinde: “Bunlar Peygamber düşmanı, Peygamberimiz’in sözlerini inkar ediyorlar, Peygamberimiz’i kaale almıyorlar” gibi sözler ile çeşitli iftiralarda
bulunmaktadırlar.

Örnek verdiğim her hadiste şunu bir kez daha iyice düşünün: Bu hadisleri inkar, Peygamber’i iftiralardan korumak mı, yoksa Peygamber’e iftira atmak mıdır?

Hadislerin dinin temel kaynaklarından olduğunu kabul, Peygamber’e atılan iftiraları onaylamak ve kabul etmek olmuyor mu? “Hadisler dinin kaynağıdır” diyenler, bilmeyerek de olsa bu iftiraları meşrulaştırmış olmazlar mı? Lütfen hadislerin Kuran’la, mantıkla ve kendi içlerindeki çelişkilerine dair bu bölümleri bir de bu soruları düşünerek okuyun.

1- YERYÜZÜNÜN ÜSTÜNDE OLDUĞU BALIĞIN CİĞERİ

Uydurulmus Hadis: “Yeryüzü balığın sırtındadır. Cennete girecekler ilk olarak bu balığın ciğerinden yiyecektir.”
Buhari 3/51

Kuran’ın Dünya’nın yuvarlaklığına, Dünya’nın, Güneş ve Ay’ın hareketlerine, uzayın yaratılışına dair mükemmel izahlarına karşı hadislerdeki Dünya’nın öküzün ve balığın üzerinde olduğu açıklamasını tevil edenler (yorumla geçiştirmeye çalışanlar), Dünya’yı üzerinde tutan balığın ciğerinden yenmesini ve balığın sallanıp deprem yapmasını nasıl tevil edecekler?
Bu konuya “açıklama” getirecek olanlar, şu izaha ne diyecekler?

Bir Uydurulmus hadiste Arş’ın 8 dağ keçisinin sırtında olduğu söyleniyor (Bakınız: Ebu Davud, Sünnet
19; Tirmizi, No: 3320; İbni Mace, Mukaddime). Bu dağ keçileri ile ne kastedilmektedir? Bu izahları içeren hadis kitaplarına “dinin kaynağı” diyerek, bunları Kuran’ın yanına koymak Kuran’a haksızlık değil midir?

2- ALLAH = ZAMAN, HİÇ OLUR MU?

Uydurulmus Hadis: “Peygamber’e, Allah’ın yerleri ve göğü yaratmadan önce nerede olduğu soruldu, Peygamber; “Bir bulut içerisinde idi; üstü hava, altı hava idi.’ dedi.”
Hanbel 4/11

Uydurulmus Hadis: “Allah zamandır.”
Muvatta 56/3

Niye bu tarz saçma izahlar Kuran’da geçmez de hep hadislerde yer alır?

Dört “hak mezhep” diye sunulan mezheplerden birinin kurucusu Hanbel’dir ve hadis kitabı Hanbel de ona aittir. Dört mezhebin kurucularından birine ait olan diğer bir hadis kitabı ise Malik’in Muvatta’sıdır. Yukarıdaki iki hadisi kitaplarına alanların kurdukları mezhepler ne kadar güvenilir olabilir?

3- HZ. MUSA AZRAİL’E TOKAT ATTI MI?

Uydurulmus Hadis: “Ölüm meleği Musa’ya gelerek: ‘Rabbine icabet et’ dedi. Bunun üzerine Musa ölüm meleğinin gözüne tokat vurarak onu çıkarttı. Melek hemen Allah’a dönerek ‘Sen beni ölmek istemeyen bir kuluna göndermişsin, o benim gözümü çıkardı’ dedi.”
Müslim 10/176

Mantıkla hiç bağdaşmayan bu hadis aynı zamanda Hz. Musa’ya hakarettir. Allah’ın üstün ahlaklı bir Peygamber’ i nasıl olur da ölümden kaçar? Üstelik de meleğin gözünü kör edip ölümden kurtulur? “Hiçbir yanlışı olmayan hadis kitabı” diye tanıtılan Müslim’de ve diğer meşhur hadis kitaplarında bu hadis geçmektedir. Bu hadisi doğru diye kitaplarına alanların diğer hadislerine de güvenilemez.

4- PEYGAMBERİMİZ HİÇ ZALİM OLUR MU?

Uydurulmus Hadis: “Ureyne ve Ukeyle kabilelerinden bir grup Medine’ye gelerek Müslüman oldular. Medine’nin havası onlara dokununca Peygamber onlara deve sidiği içmelerini öğütledi. Adamlar develeri dağıttılar ve çobanı da öldürdüler. Peygamber onları yakalattı, ellerini ve ayaklarını kesti,
gözlerini oydu, çölde susuz ölüme terk etti. Biz onlara su vermek isteyince, Peygamber bizi engelledi.”
Buhari Tıp5/1, Hanbel 3/107,163

Gözleri oymak, çölde susuz ölüme terk etmek hangi Kuran ayeti ile bağdaşır? Kuran’ın sunduğu rahmet Peygamberi ile bu anlatılanlar nasıl bağdaştırılabilir? Kendi yaptıkları canilikleri hoş göstermek için bu hadisi uyduranlar; Peygamber’i zalimmiş gibi gösterip, Peygamber’e hakaret etmiş oluyorlar.

5- YANGIN NASIL SÖNER?

Uydurulmus Hadis: “Yangın gördüğünüzde tekbir getiriniz, zira tekbir (‘Allahuekber’ demek) onu söndürür.”
Ramuzel Hadis

“Ramuzel Hadis” diğer hadis kitapları kadar ünlü olmadığı için bu kitabımızda Ramuzel Hadis’ten hadislere az yer verdik. Fakat ülkemizde en çok satan hadis kitaplarından biri de bu kitaptır ve alıntıladığımız hadis gibi birçok hadisi içermektedir.

6- CİNSEL MÜNASEBETLE İLGİLİ GEREKSİZ AÇIKLAMALAR

Uydurulmus Hadis: “Sizden birisi cinsel münasebette bulunduğu zaman eşinin cinsel organına bakmasın, zira cinsel organa bakmak körlüğe sebep olur.”
Feyzul Kadir 1-326

Bu tip garip uydurmalarla, dinle dalga geçmek isteyenlerin eline bolca malzeme verilmiştir. Belki de bu hadisi uydurarak Peygamber’e iftira edenin amacı da dinle dalga geçmekti. İnsanların hayatına ve cinselliğine Kuran’ın getirmediği zorlukları ve yasakları getirmek, insanlığa yapılmış bir zulümdür.

Cinsel hayatı kısıtlayıcı bu tür hadislere karşın, Peygamber’in ve arkadaşlarının cinsel hayatını olağanüstü bir tarzda anlatan münasebetsiz hadisler de vardır.
Bu Uydurulmus hadislerden birine göre sahabeler haccı bitirip, kadınlarına yöneldiklerinde cinsel organlarından spermler damlıyordu (Buhari, Hacc, 81; Müslim, Hacc, 141).
Diğer bir Uydurulmus hadise göre Peygamberimiz 30 erkeğin cinsel gücüne sahipti (Buhari).
Başka bir Uydurulmus hadise göre ise Peygamber nerede güzel bir kadın görse hemen eve koşar, hanımı Zeynep’le cinsel ilişkiye girerdi (Buhari, Hibe, 8).
Bu tip hadisleri kabul etmek mi, yoksa reddetmek mi Peygamber’e saygısızlıktır? Karar sizin.

7- KADINLARIN CERAHAT YALAMASI

Uydurulmus Hadis: “Eğer erkeğin tepesinden tırnağına kadar cerahat aksa, kadın da bunları ağzı ile temizlese, yine de erkeğin hakkını ödemiş olmaz.”
İbn-i Hacer el Heytemi 2/121

Geleneksel İslam’da en çok hadis uydurulan konuların başında kadınlarla ilgili konular gelmektedir. Kuran’da, kadınlara yönelik kendi bakış açılarını bulamayıp, kadınları sokmak istedikleri şekli dinselleştirmek isteyenler, bol bol hadis uydurmuşlardır.

8- BİR KEÇİ, KURAN’DAN EKSİLTME YAPABİLİR Mİ?

Uydurulmus Hadis: “Zina yapan evlilerin taşlanarak öldürülmelerini emreden ayet Hz.Ayşe’nin döşeğinin altındaki sayfada yazılı bulunuyordu. Peygamber ölünce Hz. Ayşe onun gömülme işlemleri ile meşgulken, evin açık kapısından içeri giren bir keçi, o sayfayı yedi. Böylece taşlayarak öldürme cezası Kuran’dan çıktı. Ama hükmü devam etmektedir.”
İbn-i Mace 36/194; Hanbel 3/61,5/131

Bu hadis ve taşlayarak öldürmeyi savunan diğer Kuran ve mantık ile çelişkili hadisler, dinimize büyük zarar vermiştir.

Bu Uydurulmus hadislerle:

1- Kuran’ın zina edenlerle ilgili hükmü iptal edilmektedir.

2- Kuran’ın hükmüne ilaveten yeni bir hüküm getirilmektedir.

3- Kuran’ın eksik olduğu iddia edilmektedir.

4- Kuran’ı eksiltenin bir keçi olduğu gibi bir saçmalık savunulmaktadır. En ünlü hadis kitaplarında yer alan ve Ehli Sünnet tüm mezheplerle beraber Şiilik tarafından da savunulan bu inanılmaz iddia, önemine binaen özel olarak işlenecektir.

9- NASIL BİR TAŞTIR BU TAŞ?

Uydurulmus Hadis: “Hacer-ül Esved cennettendir. O kardan daha beyaz idi ve müşriklerin günahı onu kararttı.”
Hanbel 1/307

Uydurulmus Hadis: “Hacer-ül Esved Allah’ın yeryüzündeki sağ elidir. Onunla insanlardan dilediği ile tokalaşır.”
Cami-üs Sağır 1/151

Hacer-ül Esved taşı için uydurulan bu tip hadisler, hac sırasında Kabe’de, İslam’ın ruhuyla uyumsuz davranışların sergilenmesine sebep olmaktadır. Hacer-ül Esved taşına dokunmak için birbirini ezenleri, dinimizi bilmeyenler görseler, ne düşünürler? Bu hadisler daha evvel de alay konusu olmuştur.
Hadislerin güvenilmez olduğunu Abbasiler döneminde savunup, sonra siyasi konjonktürde yok olan Mutezileler: “Bu hadise göre Hacerül Esved denen taş müşriklerin günahı yüzünden Kabe putperestlerin elinde iken karardıysa, şimdi Kabe Müslümanlar’ın elinde olduğuna göre, bu taşın beyazlaması gerekir” diyerek, bu hadisi savunanlarla alay etmişlerdir.

10- GEL DE ÇIK İŞİN İÇİNDEN!

Uydurulmus Hadis: “Kalbinde hardal tohumu kadar kibir bulunan cennete giremez. Yine kalbinde hardal tohumu kadar iman olan da cehenneme giremez.”
Buhari 81/51

Kişiyi en ufacık fiilinde cennete gönderen bir sürü hadis vardır. Kişiyi en ufacık bir fiilinde cehenneme gönderen de birçok hadis vardır. Bu tutarsız yaklaşımlar, kimi zaman yukarıdaki örnekte olduğu gibi tek bir hadiste de buluşabilmektedir.

Peygamber’e yapılabilecek en büyük hakaret, bu hadisleri onun söylediğini iddia etmektir. Peygamber’ in bize tek yazdırdığı, mesaj olarak Allah’tan getirdiği Kuran, dinimizin tek kaynağıdır.

And olsun ki size hatırlatıcı bir kitap gönderdik. Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız?
21- Enbiya Suresi 10

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

yazınız sayesinde yorum yaptım.. yorum sayesinde... -

yazdığım yorumu geliştirerek kısa bir yazıya dönüştürdüm. bakarsanız sevinirim. tekrar teşekkür ediyorum bu fırsatı sağlayan emeğiniz için.

0 1
Gecilmiyor -

Ne yazıkki etrafımızda ve televizyonlarda kendini din alimi, bilgini diye tanıtan salsa sümük ağlayarak konusan o kadar çok seytana hizmet eden insan varki benim sahsen bunların konustuklarını,cahilligimden olsa gerek aklım almıyor. Ben televizyon da kanal kanal gezmeyi internette You tube gibi sitelerdeki korkunclukları izlemeye bayılırım. Bunlar bana insanların ne denli caresiz ve sapıklık icinde dünyalık peşinde şarlatan olduklarını gösterir. Bir gün Fetullah Gülene dek geldim ağliyor ve konusmaya calısıyordu. Biraz dikkat edinde şunları söylediğini duydum, -Ebu Hanife?nin sözleri Kuran Ayeti gibidir inanmazsanız günaha girer islamdan çıkarsınız. diyordu. ŞOK oldum. Bir Ayetle yani ALLAH,ın sözlerini bir ölümlü kisinin sözlerini bir tutup adamın birini ALLAH,ın ortağı haline getirmişti. Bir diğer programdan ( TEKE TEK ) Cubbeli Ahmet denen adamın sözleri söyleydi- Hadisler olmasa Kuran Anlasılmaz, o yüzden Hadisler Kuran gibidir dinlenmeli inanmalı örnek alınmalıdır. dedi. Bir diğeri Hatıpoğlu isimli adam ise ölümü anlatırken- ayaklardan ruhun cekilir, cenneti anlatırken cenneti yasamıssacına, Peygamberi anlatırkende sanki peygamberin yanındaymıscasına anlatır. Bunlarda örnek vermek o kadar çokki. Bunlar hadislerden beslenir Mezheplerden beslenir. Mezhepler ve Hadislerden uzak durmalı KUL Dinine deyil ALLAH,ın dinlerine inanmalı. İslam Kuran Muslumanı olmamız lazım. Bu yüzden anlayana kadar anladıgımız lisanda KURAN okumak gerek. Çünkü Kuran-ı Kerim Arapcada Turkcede kotü mesaj vermiyor. Sağlıklı kalın

1 1
hadis ve sünnet: örnek ve yorum -

yazıyı zevkle okudum, arkadaşlarıma da önerdim. emek ve bilgi ürünü. beni besledi, teşekkür ederim. garip bir rastlantı oldu: yazıyı okuduktan hemen sonra televizyonda bir din ve cemaat adamını bizi 'kuran islamı' isteyenlere karşı keskin ve 'şedit' bir biçimde uyardığını gördüm. bu rastlantıda elbette fizik ötesi bir mana arayacak değilim. ama yumuşak huylu hocaefendinin öfkelendiğini görmek de ilginçti. bu kısa nottan sonra yazının bende çağrıştırdıklarını paylaşayım: hadislerin bir bölümünün meşrebe göre uydurulduğunu bu konuya azıcık ilgi duyanlar bile bilirler. ana akımdan islam da avamıyla havasıyla bunu teslim eder.yeterince bilinmeyen veya sözü edilmeyen ise tefsirin de meşrepten bağımsız olamayacağıdır. nasıl bakarsa öyle görür insan ve yorum bakışımıza göre şekillenir. kuranın yorumu bunun istisnası değildir, tersine bu tavrın doğal olarak yoğunlaştığı bir alandır. ne var ki yorumsuz bir metin yoktur. hadis çoğu kez yorum, kimi zaman da açıklama anlamı taşır. sünnet ise somutlaştırma ve örneklik etme işlevi görür. geçerken sünnetin iman, ibadet alanlarını dışına taşmasının ayrıca bir sorun yarattığını da ifade etmeliyim. sonuç olarak diyeceğim şu: hiçbir din ona inananların yaşam ve düşünce biçiminden soyutlanamaz; onların damgasını kaçınılmaz olarak taşır. hatta bir adım daha gidip abartmak pahasına da olsa sıkça şöyle derim: din su gibidir, içine girdiği kabın şeklini alır. almazsa zaten geri planda kalır. özetlediğim bu düşünce, dinin bir toplumsal ürün olduğunu savunanları gülümsetecektir. benim söylediğim ise aslında göksel yani ilahi de olsa, her inanışın temelde inanan tarafından belirlediğini vurgulamaktan ibarettir. yazıdaki ayrıntılar çok etkileyici. yararlanacağım.

0 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.