HASTALIKLAR İÇİN KUR'AN HEM TABÎP HEM ECZANE

HASTALIKLAR İÇİN KUR'AN HEM TABÎP HEM ECZANE DİN
0,0
20.12.2015 12:55:12
A+ A-

Kıyamet hemen kopmasa bile en fazla 60-70 yıllık bir ömrümüz var; Şair: ?Çok yaşayan yüze kadar yaşıyor/Gel de bu rüyayı yor deli gönül,? diyor.

Aklı başında olan insan ne dünya işlerinde kazandığına mesrur olur; ne de kaybettiğine mahzun olur. Çünkü her şey fânidir; hiçbiri elimizde durmuyor. Hayat, gençlik, mal-mülk, her biri, gafletimizden, hissettirmeden, yavaş yavaş bizleri terk ediyor. Geride günah yüklerinin ağır enkazlarını sırtımızda bırakarak.

Öyleyse, Her şey kader ile takdir edilmişken, nedir bu hırs nedir bu tamah?

Kâinat büyüklüğündeki ebedî hayatı kazanma ve kaybetme dâvâ ve endişesi başımızdayken ve Yüce Kur?ân?ımızın, ?Karıncayı bile incitmeyin? İlâhî emri karşısında, bu kadar dünyevîleşme belâsıyla birlikte, nedir bu umursamazlık? Nedir mü?mine kin ve nefretle, bakış, bu zulümle ve vicdansızlık? Nedir acımasızca sürdürülen bu kardeş kavgası?

Zamanın sahip ve sesi Bediüzzaman Hazretleri, maddeten hepimizden fakirdi. Hazretin 80 yılı aşkın ömründe, ne evi barkı, ne malı mülkü oldu. Sahip olduğu dünya memaliki, bir sepet içinde, bir eli ile taşıyacak kadardı.  O, geride dünya malı namına bir miras da bırakmadı en yakınlarına. Buna karşı O, maneviyat âleminin sultanıydı. Şu fâni dünyayı on binlerin omuzunda ve milyonlarin kalbinde olarak veda ettiğinde bu asrın ve gelecek asırların nesillerine yol gösterecek olan ve hem dünyalarını hem de ahiretlerini kurtaracak  Risale-i Nur  Külliyatını bıraktı.

Bu gün, dünya işlerimiz, malımız, mülkümüz, servetimiz ve şöhretimiz için taşıdığımız kaygıları, ahiretimiz için taşısaydık ve çocuklarımızı da bu kaygılarla yetiştirseydik, başımıza bu haller ve endiseler gelmeyecekti.

Fakat Rabbimiz Yüce Kur?ân-ı Kerîm?de, ?Lâ taknatû min rahmetillah? (Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin) buyuruyor. (Yusuf Sûresi 87. Âyet,) Güneş batıdan doğmadığı ve son nefes gırtlaktan çıkmadığı  müddetçe zaman geçmiş değil. Öyleyse ne oyalanırız halâ?  Bu milletin gönül insanları,  irşatalâ görevli din adamları, yüzlerce tarikat ve cemaatin hizmet erleri neredeler? Hep birlikte mânevî bir açılım yaparak silkinelim; bu milletin en büyük hastalığı, iman zaafiyetidir. Kalbinde zerre kadar iman ve ahiret endişesi taşıyan kimse, değil masum insanları katletmek, bir karıncayı dahi incitmez.

Şanlı tarihimiz şahittir ki; necip milletimiz, Allah?ın yardımı ve akıl ve himmet sahiplerinin gayretiyle bu tarz sıkıntılardan bir çoğunun üstesinden gelmiştir. Bunun misalleri çok fazladır. Yakın tarihimizde İngiliz oyunlarıyla yaşanan Şeyh Sait Hadisesi öncesinde, Şeyh Sait tarafindan birlikte hareket etmeleri için şarkın en nüfuzlu âlimi Bediüzzaman?a gönderilen Kör Hüseyin Paşa hadisesi, belki günümüz hadiseleriyle örtüşen en güzel örnektir.

 Hadiseyi kaynağından okuyalım:

?Bediüzzaman, Van?da mezkûr mağarada yaşamakta iken, Şark?ta ihtilâl ve isyan hareketleri oluyor. ?Sizin nüfuzunuz kuvvetlidir? diyerek yardım isteyen bir zatın mektubuna, ?Türk milleti asırlardan beri İslâmiyet?e hizmet etmiş ve çok veliler yetiştirmiştir. Bunların torunlarına kılıç çekilmez; siz de çekmeyiniz, teşebbüsünüzden vazgeçiniz Millet, irşad ve tenvir edilmelidir!? diye cevap gönderir.? (Tarihçe-i Hayat, Yeni Asya yayınları, 2007, s. 237?238) 

Bütün bu dert ve sıkıntıların yegâne çaresi Kur?ân ve Kur?ân Nurlarındadır.  Çağların adamı Bediüzzaman, Âyet ve hadislerden ilhamla yazdığı 6000 sayfayı aşan Risale-i Nur ile,  İslâm âleminin ve insanlık âleminin günümüzde ve gelecek asırlarda karşılaşabileceği bütün problemler için Kur?ân-ı Hâkimden çözümler sunmuştur. Şu halimizle denizin bittiği yerdeyiz. Bediüzzaman?a kulak vermekten ve onun İslâm âleminin bu günü ve geleceği ile ilgili projelerini uygulamaktan başka çare kalmamıştır.

Devletimiz ve idarecilerimiz, bu sese kulak verip, zaman kaybetmeden, kendi öz kaynağımız olan Kur?ân Nurlarından terkip edilmiş reçeteleri olarak milletimizin önüne koymalı ve bu sıkıntı ve karanlıklardan bir an önce milletimizi kurtarmalıdır. Büyük Kur?ân Müfessiri Bediüzzaman, bu Müslüman Türk milletinin içinde bulunduğu maddî ve manevî sıkıntılardan ve anarşiden kurtulmak icin, bütün çareleri deneyeceğini ve en sonunda Kur?ân Nurları?na  yapışmaya mecbur kalacağını müjdelemektedir. Rabbimizden, bu Kur?ânî müjdelerin tez zamanda gerçekleştirmeni, duâ ve niyaz eyleriz.

abdullahsahin56@hotmail.com

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.