Hedef sapması

Hedef sapması DİN
3,9
12.11.2012 20:51:21
A+ A-

 

 

Sevgili okur! Din, şu amaçla insanlara ulaştı:

İlki, ölüm ötesi yaşama hazırlık gayesi ile yapılması gereken çalışmalar. Namaz, oruç, zekât, hac, infak vs.gibi…  

İkincisi;  İman/inanç bağlantılı şekilde "kendine doğru" yola çıkmak. Bir bilenin dediklerine harfiyen uyup bu yolculuğu sürdürmek, dediklerini bire bir uygulayarak yani teslim olarak, eski anlatımla "kevsere", yeni dille"kuantum potansiyele", bir başka yaklaşımla tüme varabilmek.  

Yaşam gayesi olarak arzulanan, bunlar olmalı.

Şayet siz sayamayacağınız kadar çok bilimsel detayı ve birbirinden ayıramayacağınız kadar iç içe geçmiş konuları tek bir boyut içinde harman edemiyorsanıztüme varımı hissedemiyorsunuz onu unutun derim.

Öte yaşamı bir kenara bırakın, burada bile işiniz zordur. Boş laflarla ömrünüzü geçiyorsunuzdur. Belirli süreçler içinde bin türlü dert gelir sizi bulur. Telaşlarınız arasında sorunlarınızın nerden kaynaklandığını bilemez, farkına varamazsınız.

Tek tük gözlemlerin ise hiç bir işe yaramadığını, yetmeyeceğini görürsünüz. Şayet anlayışlar/algılamalar bu idealden yoksun ise ortada açık bir "hedef sapması" var demektir.

Çünkü bu konuda detaylı bir dataya sahip değilsinizdir. "Güzel günler göreceğiz" hayaline kapılmayın. Sonra ezberleriniz, evhamlarınız, yapay sevinçleriniz, öfkeniz içinde boğulup gidersiniz. Kendi nefretiniz, mayanız, ötekiniz (tanrınız) hayaliniz olur.

Şimdi bu aşamada:

Eskiden kalma, gelenek, görenek, anane, şartlanma yollu yaklaşımlar varsa ve bunlar rendeye uğramamışsa, dini anlamak için doğal sayılıyorsa, vardığınız yer neresi, kendinize bir sorun bakalım. Dini anlatan mecazlara, eskilerin açıkça cesaret edemedikleri açıklamalara sıkı sıkıya bağlı olmak yerine, yenilenmek, değişime girmek daha akılcı olmaz mı?

Maalesef her devirde sorulara cevap arayanlar arzu ettiklerini bu mecazlarda bulamadılar. Mekanizmadaki kopukluk da buradan çıktı. Tökezleme işte bu süreçler içinde yaşandı

Bakın! Son zamanlarda bakış açımızda epey değişiklikler oldu…

Şu anda Dünya Kova burcunun etkisinde. Bu süper aklın hâkimiyeti demektir. Oysa bu hususları eskiden konuşamaz durumdaydık. İnsanlar astroloji ilmini fal şeklinde değerlendiriyordu. Şimdi durum değişti. Bu bir şekilde yenilenme/değişime girme anlamına gelir. Dolayısıyla biz eskide kalan bilgileri içimizde eritmeliyiz. Yeter ki atılım hevesi boşa çıkmasın. Gerçek şu ki artık maziye takılı kalmaktan utanır olduk.

Bu işin sırrı yazının başlarında ifade ettiğim gibi "kuantum potansiyelde" yatıyor. Oysa kuantum potansiyelden bahsederken farkında olmaksızın beyinden bahsediyoruz. Şayet beynin sırlarına vakıf olursak tüme varış gerçekleşir. Ama beynin yeteneğini tamamlayacak, hiçbir bilgi ve deneyimden kaçınmayarak. Bunun ilk çarpıcı kanıtı Epifizin yüksek frekanslı dalgaları, evrendeki her türlü bilgileri deşifre eder mahiyette olmasıdır.  

Bahsini ettiğim şeyler söz konusu iken, bizler “gerçek seçimi yapma hususunda” yinede beceriksiz kalmaktayız. Belki çevrenin, genetik kalıntıların etkisindeyiz. Gerçekler endişelerimiz, hayallerimiz arasında kaybolup gidiyor. Ancak bu böyle devam etmez, etmemelidir.

Özetlemek gerekirse; yapılacak yegâne şey, hedefi tespit etmek olmalıdır.

Dolayısıyla, geçmişimize dönük işe yaramaz şeylerden, bizi tam bir duygu kümesi gibi bırakan komplekslerden arınıp asıl kimliğimizle, olabildiğince; “hedef sapması” oluşturmadan; “tembellikten ve idrak yetersizliğinden” kurtulmayı becerebilmeli, ne kadar yaşlanırsak yaşlanalım, içimizde (kalbimizde) var olan ismi Allah olanı algılamaya ve değerlendirmeye başlamalıyız diyorum.

Çünkü hayatın ölümlü olduğunu hatırlayan ve kim olduğunu düşünen insanın buna ihtiyacı vardır.

AHMED F. YÜKSEL 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Harmanlayabilmek -

Tamamen bilimsel de diyebileceğim bir yazı okudum. Kuantum Potansiyel derken, tamamen BEYİN den bahsediyoruz diyor yazar!!! Epifizin de yüksek dalgaları tamamen deşifre edici mahiyette olması ne kadar da etkileyici bir bilgi.. Ve önemli olan, artık günümüzde, bu bilgilerle dini bilgileri HARMANLAYABİLMEK, hedef bu olabilmeli. Yoksa Sayın Yüksel'in de belirttiği gibi; bırakın öteki dünyayı, burada bile işimiz zor.. Hz Ali boşuna dememiş, çocklarınızı yaşayacağı devre göre yetiştirin diye.

0 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.