Hutema Kuyusunda Miraç

Hutema Kuyusunda Miraç DİN
0,0
25.05.2014 13:32:35
A+ A-

Bu gece Miraç Kandili'ni eda edeceğiz. Miraç'ı, kandili kutlayacağız. Gün be gün daha da alçalan, merhametin irtifa kaybettiği, insanlığın bulanıklaştığı, vicdanın silikleştiği, kötülüğün mutlak egemenliğini ilan ettiği, şeytanın masum bir melek suretinde dolaştığı dünyamızda baştan sona insani yükselişin sembolleriyle dolu hatta bizatihi yükselişin kendisi Miraç Kandili. Her şeyin birbirine karıştığı, sınırların yok olduğu, postmodern zihnin dokunduğu her bir şeyi bulanıklaştırdığı daha doğrusu derin bir paradoksun cenderesine sokulmuş bir zamansallıkta kutluyoruz Miraç'ı. Görselliğin, gösterinin tek hakikat kılındığı, içeriğinden boşandırılmış ritüellerin eğlenceye dönüştürüldüğü bir zamansallıkta. Miraç'ı kutluyoruz dünyasallığın karanlık kuyularında, düşmüşlüğün dipsizliklerinde. En çok da Miraç ruhunun yok edildiği, Miraç'a çıkan Nebi'nin mirasının yağmalandığı bir dünyada bütün televizyonlarda, camilerde Miraç'a güzellemeler, nazireler düzeceğiz; Âdeta günah çıkartırcasına!... Keselerini ve kasalarını doldurmaktan başka gayesi olmayan hacıların, hocaların ekranlardaki şarlatanlıklarına şahit olacağız Miraç Gecesi. Muhammedi ruhtan nasibi olmayan yalancıların uyduruk menkıbeleriyle islam'ın engin ruhundan bir kez daha uzaklaşacağız.

Miraç. Sonsuzca yükseliş, arınma, ruhanî bir devrim. Âdem yanımızın beşeriyet çamurlarına galebe çalması. Ruhun beşeri pisliklerden, nefsin bukağılarından kurtularak âdemleşmesi. Kaostan, parçalanmışlıktan berî olmak. Ruhunu yitirmiş, baştan ayağa madde çukuruna yuvarlanmış dünyamıza bir Miraç günü daha geldi. Bir Miraç'ı daha göndereceğiz geçmişin koynuna. Bir ayin edasıyla kutlanılan, değiştirmeden, dönüştürmeden, uyandırmadan, uyanmadan geçip giden... Evet, ibadetler, dini semboller birer boş şekilsellikten ibaret değil. Bir ruhu, mesajı var bütün hepsinin. Günümüz Müslümanlığı bu ruhu yitirmiş, şekle, gösterişe indirgenmiş bir dini yaşatıyor.  Hiçbir şey söylemeyen, hayata katılmayan. Miraç' da o büyük ruhunu yitirmiş şekilde eda ediliyor. Birkaç saatlik duygulanım ve içi boşaltılmış ibadetler. Miraç'ta secdeye duran ruhlarımız kanat çırpamıyor ötelere. Bir garip mahkûmluğu yaşıyoruz yalan dünyanın zindanlarında.

Miraç, Muhammed'ül Emin'in en kutlu, en güzel yolculuğu. Kul olmak zaten bir ömür boyu yolda olmak değil mi? Yola revan olmak. Bir yürüyüş eylemişti Aziz Nebi Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya. Bir yürüyüş geceleyin. Tefekküre, aşka, yüceliğe. Bizim yürüyüşlerimiz aşka değil, tefekküre değil. Yürüyüşümüz alçalmaya.

Miraç Kandili'ni kutlayacağız bugün. Mescid-i Haram'ın etrafı büyük otellerle, kibir kuleleriyle turistik bir beldeye dönüştürülürken. Benî Âdem'in beşerliğe yuvarlanışının sembolleriyle kirlenirken aziz hatıralar. Mescid-i Aksa işgal altındayken. Varsa bir Ümmet-i Muhammet, Onların üzerine simsiyah bir duman gibi çökerken Filistin. İnsanlığın kurtuluş muştusunun kâinata yayıldığı kutlu beldeler şimdi unutulmuşluğun, işgal edilmişliğin, parçalanmışlığın, insafsızlığın avuçlarında melül mahzun. İslam Milleti imamesi kopmuş bir tespihin taneleri gibi dört bir yana savrulmuş. Hatırasız, hayalsiz, düşsüz, düşüncesiz. Ümmet birliği, dirliği, rahmeti, bereketi kaybolmuş bir yığın sanki. Ümmetin ülkesinde, obasında, yurdunda zulüm, adaletsizlik, iffetsizlik, utanmazlık, acımasızlık kol geziyor.

Mekke, Kudüs. Mübarek beldeler. Bir sonsuz yürüyüşün mekânları. Her sokağına, her köşesine aziz hatıraların sindiği, İbrahimi tecessüsün soluklandığı yeryüzü incileri. Biri doymak bilmeyen hırsa kurban ediliyor diğeri İsrail vahşiliğine. Boynu bükük şimdi Kudüs'ün. İbrahim'in yorgun alnına yüzlerce keder çizgisi çekilmiş. Davut en ağlamaklı sesiyle okuyor mezmuru. Musa üzgün dönüyor Turu Sina'dan. Dünya utançtan bir küre gibi dönüyor. Selahattin dönüp gelmiyor o uzun seferden. Sidretül Münteha yaprak döküyor. Şehirlerimiz, yüreğimizin coğrafyaları baştan ayağa yağmalanmış. Kudüs boyun bükmüş, Bağdat düşlerimizden kaçmış, Şam-ı Şerif paramparça, Hicazda güneş kahırla gurubetmiş. Yağmalanmış bütün kervanlar. Masallar yok, menkıbeler bizi anlatmıyor şimdi. İbrahim kimdi? Kudüs neresi? Musa neden çıkarmış ayakkabılarını? Muhammed'in Burak'ı nerede tökezledi? Meryem, en bakire düşlerine İsa'nın özlemiyle hangi mağarada yattı?

Kandilmiş. Miraç kandili. Muhammed'ül Emin'in yükseldiği geceymiş. Şimdi hepimizin yükselişi rakamlara bağlanmış. Kaderimiz borsalara. Gülüşümüz uluslar arası finanslara esir edilmiş. Faiz hadleriyle ölçülür olmuş insanlığımız, kredi notlarıyla. Bankalar, borsalar istiareye yattığımız yeni mabetlermiş, para yepyeni tanrı. Evet, renklerin, reklamların, imajların, neonların, sahteliklerin, insansızlığın düşüklüğünde Miraç'ı kutluyoruz. O kutlu yükselişi. Sarhoşluktan, serkeşlikten, başı dönmüşlükten anlayamıyor kimse neyin ne olduğunu. Körkütük düşüyor dünya hutemaya körkütük. Hutemaya kör kütük.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.