Topraklar yeşerecek, dalların meyveye durduğunu göreceğiz.

Topraklar yeşerecek, dalların meyveye durduğunu göreceğiz. DİN
0,0
21.11.2014 21:31:26
A+ A-

Hayatımıza şöyle bir genel bakış atalım.

Ne yapıyoruz, ne için yaşıyoruz, ne için çabalıyoruz?

Yaşamımızın zaman, sebep ve mekân dışı anlamı nedir? Yaşamımızın zamana, sebebe ve mekâna bağlı anlamı nedir?

Her geçen gün daha çok rahat etmek, daha çok kazanmak, daha çok mutlu ve huzurlu olmak için debelenip duruyoruz. Huzur ve rahatlığı aynı yerde toplamaya çalışıyoruz. Belki de yastığa başımızı her koyduğumuzda bir sonraki gün için ?daha? planları yaparak uykuya dalıyoruz. Evime şunu da alsam, şu arabayı satıp şunu alsam ve sairler?

İslam?ın emrettiği şekilde değil de bize yansıtılan şeylerle huzurlu, çağdaş, medeni olmaya çalışıyoruz.

Televizyonlarda, reklam panolarında vs. bize pompalanan şeylerde bunların olduğunu düşünüyoruz. Daha çok yemek yiyerek, daha çok giysi çeşidine sahip olarak vs. bunları elde edeceğimizi sanmıyor muyuz?

Bir düşünsenize...

Gecelerin uzunu sevinç ile kısadır, kısaları da hüzün ile uzundur. En sevdiğin yemeği bile biraz fazla kaçırsan seni rahatsız eder, en sevdiğin arabaya kavuşsan bile bir zaman sonra hevesin kaçar, en çok istediğin elbiseyi giysen de bir süre sonra hevesin kaçar? Her şeyde bir eksiklik, bir tatminsizlik...

Sonra bize bunların daha iyileri gösterilir ve onlara heveslenmeye başlarız. Daha iyisi ve daha daha iyisi? Bunun sonu yok, insanın bir nehir yatağı dolu altını olsa ?Bir tane daha yok mu?? der.

Sürekli bir ?daha? isteğinin tatmin olacağı yer, sadece en iyinin olacağı, ondan daha iyinin olmayacağı yer cennet değil mi?

Peki, biz ne yapıyoruz? Neredeyse hep dünyamıza çalışıp cenneti unutmuyor muyuz?

Yaşamın anlamı ve imkânı yalnızca inançta bulunabilir.

Dünyada huzur ve rahatın bir kalpte bir araya gelmeyeceğini ne de çabuk unutuyoruz. Kalbimiz tatmin olmuyor, kaybettiğimiz anahtarımızı ışığın altında değil de kör karanlıkta aramıyor muyuz?

Kalplerin Allah?ı anmakla tatmin olduğunu unutuyoruz?

Ölüm ejderhası ağzını açmış bizi yutmak için beklerken, yaşamın kemirgen fareleri ömür sermayemizi kemirirken biz ne yapıyoruz?

İnanç esaslarını herhangi bir yerde, yaşamdan uzakta ve yaşamdan bağımsız olarak kabulleniyoruz. O, herhangi bir zamanda karşımıza çıkınca da yaşamı içten hiç ilgilendirmeyen ve sanki dıştan bir olaymış gibi karşılıyoruz.

Farkında değiliz ya da fark etmek istemiyoruz, anlamak istemiyoruz. Açık giyinmek, kadının her alana nüfuz ettirilmesi,  kadının pazarlanırcasına reklamlarda oynatılması daha doğrusu kadının pazarlanması bize medeniyet olarak gösteriliyor ve biz kendimizi çağdaş sanıyoruz. Olaya İslam penceresinden bakmamız gerekiyor.

Batı?yı sorgulamadan taklit etme yarışı bize nelere mal oldu? Değerlerimizden soyutlandık, geçmişimizi unuttuk, kendimiz olmayı unuttuk. Medeniyette en ileri olanlar ?biz? iken, zirvedeyken, medeniyetin Batı?nın değerleri olduğuna maalesef inandık.

İnanın, pes etmeyin, farkında olun?

Topraklar yeşerecek, dalların meyveye durduğunu göreceğiz?



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.