Hz. İdris?in kitabı olarak bilinen Enoch?ta Hz. Mehdi?ye yönelik bazı sırlar -1

Hz. İdris?in kitabı olarak bilinen Enoch?ta Hz. Mehdi?ye yönelik bazı sırlar -1 DİN
0,0
04.02.2013 13:04:44
A+ A-

Hz. İdris peygamberin  Enoch isimli kitabında ahir zamanda tüm dünyanın kurtarıcısı olarak gelecek olan Hz. Mehdi'ye ait birrtakım sırlar var. Peygamberimizin hadislerine göre Hz. Mehdi şu anda dünyada, sadece zuhur vaktini bekliyor. Hz. İdris'in kitabı olan Enoch'u incelediğimizde peygamberimizin hadisleriye so derece mutabık olduğunu hayretle görüyoruz.

 "Dikkatlice inceledim ve içinde yüce bir tahtın bulunduğunu gördüm. Görünümü buza benziyordu. Çevresi parlak güneş küresini andırıyordu ve Cherubim'in sesleri vardı." (Enoch, s. 62, 18)

"Bu kudretli tahtın altından alevli ateş nehirleri çıkıyordu. Ona gözle bakmak imkansızdı." (Enoch, s. 62, 19)

Enoch'da diyor ki, "Dikkatlice inceledim ve içinde yüce bir tahtın bulunduğunu gördüm, görünümü buza benziyordu" yani metal görünümlü, fakat içinde oturulan bir vasıta. "Çevresi parlak; güneş küresini andırıyordu", yani ışıklar vardı çevresinde; arabanın ön farları, arka farlarından bahsediliyor. "Ve cherubim sesleri vardı", yani arabadan çıkan sesleri söylüyor. "Bu kudretli tahtın altından alevli ateş nehirleri çıkıyordu." Arabanın biliyorsunuz yanma odası var, değil mi? Yani motoru ve oradan da gaz çıkıyor, yanan gazlar. "Ona gözle bakmak imkansızdı" diyor,  çünkü çok süratle gidiyor. Çok hayret verici bir açıklama, 2000 yıllık bir kitap bu.

"Şan ile Şeref'i yüce biri üzerinde oturuyordu. Kaftanı, güneşten parlak ve kardan beyazdı." (Enoch, s. 62, 20)

"Şan ve şerefi yüce biri üzerinde oturuyor" diyor bu atın. "Kaftanı güneşten parlak ve kardan beyazdı". Beyaz takım elbise giymiş, güneş gibi de parlıyor.

"Tüm bu derin fakat geniş olmayan vadiler, sert bir kayadan oluşmuştu ve içlerinde dikili bir ağaç vardı. -." (Enoch, s. 92, 5)

"Bulunduğu yerin içinde dikili bir ağaç vardı" diyor, bu da çok şaşırtıcı, bir ev; "evin içinde bir ağaç vardı" diyor.

"Kutsallar ve seçilmişler, alevli ateşe benzer görünümde olan O'nun önünde zikrediyorlardı. Ağızları hamd ile doluydu ve dudakları Ruhların Rabbi'nin adını övüyordu. O'nun huzurunda doğruluk namütenahi olarak ikamet ediyordu." (Enoch, s. 112, 7)

"Bu şanlılar ve seçilmişler, alevli ateşe benzer görünümde olan, O'nun karşısında zikrediyorlardı" diyor. Mehdi'yi alevli ateşe benzetiyor; "öyle parlak ve etkileyici" diyor. "Önünde Allah'tan bahsediyorlardı" diyor. "Onun önünde ağızları hamd ile doluydu" diyor. "Dudakları Rabbim'in adını övüyordu", yani sürekli Allah'a hamd edip Allah'tan bahsediyorlardı diyor.

"...Duyduğum ikince ses, Seçilmiş Olan'ı ve Ruhların Rabbi için acı çeken seçilmişleri yüceltiyordu. (Enoch, s. 116, 4)

"O gün Seçilmiş Olan'ımı onların arasında ikamet ettireceğim. Göğün yüzünü değiştireceğim. Onu kutsayacağım ve sonsuza dek aydınlatacağım." (Enoch, s. 126, 4)

"Duyduğum ikinci ses seçilmiş olanı ve ruhların Rabbi için acı çeken seçilmişleri yüceltiyordu" yani onlar acı çekeceklerdi diyor Mehdi ve Mehdi talebeleri için . "O gün seçilmiş olanı mı onların arasında ikamet ettireceğim" yani Mehdi'yi ikamet ettireceğim. "Göğün yüzünü değiştireceğim", yani gökte, güneşte, yıldızda ve ayda alametler olacak diyor. Ay ve güneş tutulmaları var ya hadiste, "güneşte alamet olacak" diyor. Güneşte yüzyılın en büyük patlaması oldu. "Onu kutsayacağım ve sonsuza dek aydınlatacağım." Onu kutsal hale getireceğim sonsuza kadar anlamındadır.

"Aynı zamanda dünyanın yüzünü de değiştireceğim ve onu kutsayacağım. Onu, üzerinde ikamet etsinler diye seçtiklerime vereceğim. Fakat davranışlarını kaydettiğim için günah işleyenler ve haksızlık yapanlar orada yaşamayacaklar. Sadıklarımı huzuruma yerleştirerek huzurla tahmin edeceğim: fakat onları dünyanın yüzünden yok edebileceğim diye günahkarların kınanmaları yaklaşacak." (Enoch, s. 126, 5-6)

"Aynı zamanda dünyanın da yüzünü değiştireceğim", "onu da kutsayacağım", yani dünyanın yüzünü de değiştireceğim, bütün dünya değişecek diyor. "Onu üzerinde ikamet etsinler diye seçtiklerime vereceğim", Hz. Mehdi'ye vereceğim diyor. "Fakat davranışlarını kaydettiğim için günah işleyenler ve haksızlık yapanlar orada yaşayamayacaklar", yani dünyada onları etkisiz hale getireceğim diyor, günah işleyenleri, dine, İslam'a karşı olanları diyor.

"Onunla doğruluğun ikamet ettiği ve gizli tüm hazineleri açıklayacak olan İnsan Oğlu'dur. (Enoch, s. 126, 3)

"Onunla doğruluğun ikamet ettiği ve gizli tüm hazineleri açıklayacak olan insanoğludur" diyor. Gizli hazineler var ya Peygamberimiz zamanından daha eski olan. Hz. Süleyman zamanından kalma, Hz. Musa zamanından kalma, kutsal sandık dahil kutsal emanetlerin bulunuşuna işaret ediyor.

Senin görmüş olduğun bu İnsan Oğlu, kralları ve kudretlileri koltuklarından kaldıracak ve güçlülerin boyunduruğunu gevşetecek günahkârların dişlerini parçalara ayıracak. (Enoch, s. 128, 4)

"Görmüş olduğun bu insanoğlu", burada Hz. Mehdi'den bahsediyor. "Kralları koltuklarından kaldıracak", yani iktidarlar kalkacak onun zamanında diyor. "Güçlülerin boyunduruğunu gevşetecek", yani onlar insanları boyunduruğa vuruyor, güçlü olanlar, işte onu gevşetecek diyor. Yani boyunduruğu gevşetecek ve insanlar rahatlayacak diyor. "Günahkarların dişlerini parçalara ayıracak", yani günahkarların tahrip etme gücünü ortadan kaldıracak , dişleriyle zarar verdikleri için, zarar vermelerini ortadan kaldıracak diyor.

"... Onlar, Ruhların Rabbi'nin adını inkar edecek; O'nu ve Ruhların Rabb'i adına açı çeken insanları, içinde toplandıkları tapınaklarından çıkaracaklar." (Enoch, s. 128, 7-8)

Burada Deccaliyetten bahsediyor, "onlar ruhların Rabbinin adını inkar edecek", Allah'ı inkar edecek diyor deccaliyet. "O'nu ve ruhların Rabbi adına acı çeken insanları" Hz. Mehdi'den behsediyor; Mehdi'nin talebelerini içinde toplandıkları tapınaklardan çıkaracaklar, yani evlerinden çıkaracaklar, tutuklayacaklar, göz altına alacaklar diyor. Çok şaşırtıcı değil mi? Mehdi talebeleri evlerinden toplanıp, tutuklanacaklar diyor.

"O yerde, bir çok hikmet pınarıyla çevrelenmiş ve asla kesilmeyen sadıklığın bir çeşmesini gördüm. Onlardan susayıp içen herkes hikmetle dolardı ve onların kametleri seçilmiş ve kutsallarla birlikteydi." (Enoch, s. 130, bölüm 48, 1)

Bakın "... Onlardan susayıp içen herkes hikmet ve bilgiyle dolardı", yani o bilgiyi alan, onları dinleyen herkes, hikmetle ve bilgiyle doluyorlardı diyor. "Onların kametleri seçilmiş ve kutsallarla birlikteydi." Onların çağrıları seçilmiş ve kutsallarla birlikteydi.

"O yerde, bir çok hikmet pınarıyla çevrelenmiş ve asla kesilmeyen sadıklığın bir çeşmesini gördüm", yani sürekli hikmet aktaran. "Asla kesilmeyen sadıklığın" sadık olan Hz. Mehdi'nin. Bediüzzaman da Hz. Mehdi'nin sadık olduğunu söylüyor. "Sadakat, ihlas, tesanüt" diyor. "Sadıklığın bir çeşmesini gördüm", müthiş bir güç ve sadakat var.

"Onlardan susayıp içen herkes hikmetle dolardı ve onların kametleri seçilmiş ve kutsallarla birlikteydi", yani o bilgiyi alan, onları dinleyen herkes hikmetle ve bilgiyle doluyordu diyor. "Onların kametleri seçilmiş ve kutsallarla birlikteydi", onların çağrıları seçilmiş ve kutsallarla birlikteydi.

"O, sadıklar ve kutsallar için, devrilmeyen bir destek olacak; o, milletlerin ışığı olacak. O, kalpleri sıkıntılı olanların umudu olacak. (Enoch, s. 132, bölüm 48, 4)

"O (Hz. Mehdi) sadıklar ve kutsallar için devrilmeyen bir destek olacak", yani Mehdi insanlık için yıkılmayan bir destek olacak diyor. "O milletlerin ışığı olacak", bütün milletlerin ışığı olacak. "O, kalpleri sıkıntılı olanların umudu olacak."

"Dünyada yaşayanların hepsi, onun huzurunda (yere) düşecek ve ona ibadet edecek. O'nu, kutsayacaklar ve O'nu övecekler. Ruhlarının Rabbi adına şarkılar söyleyecekler." (Enoch, s. 132, bölüm 48, 5)

"Dünyada yaşayanların hepsi onun huzurunda yere düşecek", yani etkisiz olacaklar diyor. Burada Darwinizmin ve Materyalizmin yıkılışına işaret ediyor. "O'nu kutsayacaklar", Allah'a ibadet edecekler diyor. Allah'ı kutsayacaklar ve O'nu övecekler. O devirde "Ruhların Rabbi adına, Allah için şarkılar söyleyecekler" diyor. Yani birlikte şarkılar söyleyecekler diyor.

Ne savaş için demir ne de göğüs için zırh bulunacak. Bakır işe yaramayacak. Aynı zamanda ne paslanan ne de aşınan işe yarayacak ve kurşuna da tamah edilmeyecek. (Enoch, s. 140, bölüm 48, 8)

"O devirde ne savaş için demir, ne de göğüs için zırh bulunacak", yani insanlar kendilerini korumaya gerek duymayacaklar, silah sanayiinde de demir kullanılmayacak çünkü silahlar yapılmayacak diyor. "Kurşuna da tamah edilmeyecek." Çok manidar, bakın kurşuna tamah edilmeyecek. İki bin yıllık eser bildiriyor bunu, tıpkı peygamberimizin hadislerinde bildirildiği gibi Hz. Mehdi savaşa izin vermeyecek.

"...Dünyanın sütunu temelinden sarsıldı ve o ses, dünyanın sınırlarından doğru aynı anda duyuldu." (Enoch, s. 150, bölüm 57, 2)

"Dünyanın sütunu temelinden sarsıldı ve o ses dünyanın sınırlarından doğru aynı anda duyuldu." Depremler olacak diyor; "dünyanın sütünü sarsıldı" diyor, sarsıntı olacak diyor. "Ve o ses" yani deprem, "dünyanın sınırlarından doğru aynı anda duyuldu", diyor. "Dünyanın sınırlarından doğru aynı anda duyuldu", yani her yerde deprem haberleri duyulacak diyor, dünyanın sınırlarından doğru olarak duyulacak. Dünyanın her yerinden her gün deprem haberleri duyuyoruz.

Evet, 2000 yıllık Hz. İdris'in Enoch isimli kitabından Hz. Mehdi ile ilgili hayret verici açıklamalar bunlar, peygamberimizin hadisleriyle tamamen mutabık, örtüşen bilgiler içeriyor. Yazıma ikinci bölümde devam edeceğim ve bu hayranlık uyandıran bilgilerin devamını sizlerle paylaşacağım.

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.