HZ. MUHAMMED NEYİ "OKU"DU?

HZ. MUHAMMED NEYİ "OKU"DU? DİN
4,7
26.12.2013 21:39:06
A+ A-

Sevgili Radikal Blog Okurları,

Yaşantımız içinde türlü türlü durum ve olaylarla karşılaşır, bazılarını çözüme kavuşturur, bazılarını da kavuşturmayız. Başarılı olduklarımız ve olamadıklarımız arasındaki fark, o mevcut duruma ait tüm verileri "OKU" yamamaktan kaynaklanır. Bir başka deyişle, mevcut durum hakkındaki bilgileri değerlendirme-analiz-sentez yetisini, aklı tam anlamı ile kullanamamışızdır.

Buna benzer bir durum da "görmek" ve "bakmak" arasındaki farkta açığa çıkar. "Bakmak" bakmaya dayalı bir biçimde olur ve herkes bakar ama "görmek"akıl gözü ile gerçekleşir. Basiretle görmeyi, akıl gözü ile görmeyi işaret eder.

 

Bu kısacık bilgiden yola çıkarak, yaşadığımız sistem ve düzeni iyi anlamak için o sistem ve düzeni HAK'kıyla OKU'mamız gerektiğini de idrak edebiliriz sanırım. İçinde yaşadığımız sistem ve düzeni 1400 sene önce en mükkemmel şekilde Hz. Muhammed (s.a.v) OKU'muş ve bize en kapsamlı şekilde bildirmiştir.

 

Ben de bizlerin içinde yaşadığımız sistem ve düzeni en iyi şekilde değerlendirmemiz adına, bir farkındalık oluşturması için, değerli araştırmacı yazar Sayın Ahmed Hulûsi'nin "Hz. Muhammed Neyi OKU'du?" adlı makalesini Sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

https://twitter.com/sufafy
 

***

 

 

HZ. MUHAMMED NEYİ "OKU"DU?

 

En çok sevdiğimiz şey tartışmak; en sevmediğimiz şey de tartıştığımız şeyin aslını araştırmaktır! Yaptığımız tartışmaların pek çoğu kulaktan dolma, duyuma dayanan verilere dayanır... Sözlerimizin, düşüncelerimizin ne dereceye kadar mantıklı ve makûl olduğunu hatıra bile getirmeyiz!

Bugün gerçeğini hiç düşünüp araştırmadığımız bir konuya dikkatinizi çekmeye çalışacağım...

Hz. Muhammed (aleyhisselâm) okuma-yazma biliyor muydu?

Hz. Muhammed (aleyhisselâm) neyi "OKU"du?

Yüzyıllardır insanlar ikiye bölünmüş tartışıyorlar; acaba Hz. Muhammed (aleyhisselâm) okuma-yazma biliyor muydu, yoksa bilmiyor muydu?

Kimi diyor, O okuma-yazma bilmiyordu "Ümmî"ydi!.. Kimi de diyor, biliyordu; "Ümmî"nin anlamı başkadır!

Bir an durun ve hatırlayın o an'a ait bilgileri!

"OKU" hitabı geldiğinde, Hz. Muhammed (aleyhisselâm)'ın eline yazılı bir metin verilmiş miydi?

Elbette ki hayır! Allâh Rasûlü'nün eline verilmiş yazılı bir metin yoktu!

Peki, yazılı bir metin eline verilmediğine göre, o kişinin okuyup-yazma bilip bilmemesini tartışmanın âlemi var mıdır?..

Bundan sonra dikkatimizi çekmesi gereken önemli ikinci bir nokta daha vardır...

Eline yazılı bir metin verilmediğine göre; "OKU" uyarısıyla Allâh Rasûlü Muhammed (aleyhisselâm)'ın neyi "OKU"ması istenmişti acaba?..

"HZ. MUHAMMED NEYİ OKUDU" isimli kitabımızı yazmamıza sebep olan bu konuyu çok özetle biraz inceleyelim isterseniz...

"OKUMAK" kelime olarak iki anlam taşır... Birincisi, "bakmaya" dayalı bir biçimde baktığı şeyin ne olduğunu anlamak... İkincisi, "görmeye" dayalı bir biçimde baktığı şeyi "değerlendirmek"!

"Bakmak" ayrı şeydir; "görmek" ayrı şeydir!

Herkes "bakar", ama bazıları "görür"! "Basar", bakar; "basîret" görür! Yani "görmek"ten murat, gördüğünün anlamını çözüp onu değerlendirmektir...

Bir şeyi dinleyebilirsiniz, ama o dinlediğiniz şeyi anlayıp değerlendirebilmek güçlü bir akıl, mantık ve muhakeme kuvveti ister... Bunun gibi, baktığını görmek de ayrı bir özelliktir!

İşte "okumak" da bir anlamıyla baktığın yazılı metini deşifre etmek, çözmek anlamına geldiği gibi; bir diğer anlamıyla da baktığını görmek; güçlü bir mantık, muhakeme ile ondan yeni anlamlar çıkartmak suretiyle o şeyi değerlendirmek anlamını taşır...

Konumuz yazılı bir metni "okumak" olmadığına göre; Hz. Muhammed'e yapılan "OKU" hitabının anlamını acaba nasıl değerlendireceğiz?..

Konuyu bir misalle açıklamaya çalışalım... Maç spikerleri veya spor eleştirmenleri çoklukla teknik direktörleri değerlendirirken şu husus üzerinde dururlar... "Basîretsiz teknik adam maçı okuyamıyor!" ya da "maçın birinci devresini çok iyi okudu, buna göre verdiği taktikle takım ikinci devre çok iyi oynadı!"

Demek ki, "OKUMAK", yazılı bir metni çözmenin ötesinde, bir diğer anlamıyla, seyrettiğimiz şeyin nereden, neden, nasıl gelip, hangi hedefe yönelik akış içinde olduğunu kavramaktır!

Yani, "OKU" hitabıyla, Allâh Rasûlü olarak Hz. Muhammed (aleyhisselâm)'ın, ALLÂH'ın yaratmış olduğu düzeni, SİSTEMİ OKUMASI istenmiştir!

"OKU" hitabının muhatabını iki şıktan biri olarak değerlendirmek zorundayız!

"OKU" istemi ya özel olarak yalnızca Hz. Muhammed (aleyhisselâm)'a aittir, genel olarak bizi hiç ilgilendirmez; "Oku"mak gibi bir mükellefiyetimiz yoktur! Bu durumda, gerek Kur'ân-ı Kerîm'in ve gerekse Allâh Rasûlü'nün ne dediğini anlamaya, kavramaya çalışmak gereksizdir! Bize düşen körü körüne, beyinsizce, eğitilmiş bir mahlûk gibi sadece denilenleri yapmaktır!

Ya da...

"OKU" istemi Hz. Muhammed (aleyhisselâm)'ın şahsında, tüm ümmetine yapılan bir hitaptır; Hz. Muhammed'e inanan herkesin "OKUMASI" istenmektedir!

Bu takdirde de, tüm inananlar, ALLÂH'ın yaratmış olduğu YAŞAM SİSTEMİNİ, ALLÂH DÜZENİNİ "OKUMAKLA" görevlidirler!

Bu hususu çok iyi düşünmeli ve anlamalıyız!

"OKUNMASI" istenilen SİSTEM nedir?..

AHMED HULÛSİ

 


https://twitter.com/AhmedHulusi

http://www.ahmedhulusi.org/



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Muhteşem bir farkındalık yarattınız.. -

OKU ilk ayettir Ben de yıllarca bunu herkes gibi algıladım, ne yazık ki. Hiç derin düşünmeden. Belki de okullarda bize, okumanın önemini anlatmak için, iyi niyetle, KURAN'ın ilk ayetinin de bu olduğunu vurgulamak istediler... Kim bilebilir? Halbu ki biraz düşündüğümüzde, o anda ne bir levha, ne bir kağıt, ne de kitap vardı... Ancak bizler bunu düşünmemiştik ve birisi bizim adımıza, bir çok şeyde olduğu gibi, bunu düşünmüş, bizler de faydalanmıştık. Sevgili Üstad ne kadar değerli bir bakış açısı kazandırdınız bize, bunu tarif bile edemem. Çünkü o günden beri bu ''OKU'' olayına takmış vaziyetteyim ve bu çok işime yaradı. Nerede ne zaman olursa olsun, olaylara ve ortamlara konsantre olarak hep okumaya çalıştım. Ve bu bana bir çok şeyi yakalama ve başarı getirdi. Üstelik beyin hücrelerim de her daim egzersiz halindeler. Okuyamadan gidenlerden olmamak için; muhteşem bir farkındalık yarattınız! kortan//

0 0
Hitap Rasullulah kimliğinde İnsanlığa yapılmış -

Üstad Ahmed Hulusi’nin yazısında işaret ettiği gibi OKU hitabı,beyin açılımının artmasıyla sistemin,insan duyu sisteminin dışındaki VARLIĞIN, OKUnabilmesi olmalıdır. Nitekim hitap Rasulullah(s.a.v) kimliğinde İNSANLIĞA yapılmıştır.Çık o beden, madde zannından,kısıtlı algılama sistemini aşarak asıl ÖZ varlığı, yaradılışı OKU; çünkü sende o kapasite var, beyninde o açılım var.İnsana tüm esmaları talim ettik ifadesi, OKUmak kavramının nasıl olması gerektiğine açık işaret, bunu Ahmed Hulusi kitaplarından öğrendik, anladık. Bu nedenle, OKUmak ifadesi sadece göz okuması değildir , olamaz; İNSAN, beyni ile tüm yaradılış sırrına vakıf olacak, hükmünü sürenin kendi özelliklerinden talim ettiği tüm sistemi kendinde bulunduran hologram muhteşem bir yapıdır.OKU hitabı İNSAN’adır.OKUyabilmek demek tek OKUma aracımız beynin,belli açılımları gerçekleştirmesi demektir ki Rasullullah(s.a.v) tüm tespit/teklifleri ile bu yolu İNSANLIĞA hediye etmiştir.Bizi bu idrak seviyesine ulaştıran İLİMe şükrederiz. NCAKI

0 0
İnsan beyninin OKUma kapasitesi nedir? Biliniyor mu? -

Bugün bilim de keşfediyor ki insana bahşedilen beyinde müthiş bir kapasite var. Hatta insan beyninin kocaman bir bellek olduğu günümüz işlemcileriyle dahi kıyas kabul etmeyeceği, öyle ki yaklaşık 20 milyar civarındaki hücre ve bunlar arasındaki bağlantıları hesaplarsak yaklaşık 2,5 milyon GİGABYTE hafızamız olduğu ve bunun  300 yıl süren bir HD filmi kaydetmek şeklinde misalle anlatılmaktadır. Ne var ki bu muhteşem kapasite kullanılabildiği sürece anlam ifade ediyor. Mevcut duyu organlarımız aracılığıyla, insan beyninin mevcut araştırmalar sonucu şimdilik tahmin edilebilen kapasitesinin ancak  (geçmişte 10% civarında zannediliyordu )%1,5 civarında olduğu tartışılıyor ve kesin bilgi elde edilemiyor;  belli ki teknoloji/bilim geliştikçe insan beyninin azametli kapasitesi daha da ortaya çıkacak. Bugün hal böyleyken, halen  Rasullulah’a gelen OKU hitabının bildiğiniz insan duyu organlarına istinaden bir hitap olduğu hakkında zaten şüphe duymamız gerekiyor. NCAKI

0 0
Tüm okuyanlara teşekkürler -

Anladım k, sistem çok çok çok önemli. sistemi anlayamadan, OKU'madan yani Allah kavramına yakınlık sağlayamayacağız. Bu yakınlık mesafe ile olan değil elbette... Oysa okuyabilmenin de sıradışı insanlara has olduğunu düşünüyorum. Mutlaka, dıştan bakıldığında müslüman kimliğinde olanlara özel bir hal değildir yani.. hangi milletten ya da dinden olursa olsun, ya da dinsiz diye bilinen olsun, tarihte yer alan, önemli bazı şahsiyetlerin OKUyabilenlerden olduğunu düşünüyorum. Çünkü hayata, sisteme dair öyle güzel ve çağlarının ilerisinde şeyler paylaşmışlar ki... Hepsine gönülden teşekkürler; bizlere okumayı kolaylaştırdıkları için../cemile v.

0 0
Önce arınmak, sonra okumak inşallah... -

Beyni sadece çöp bilgi olan( Sayın Yüksel, bu konuda bir makalenizi okuduğumu da hatırlıyorum), bir kişinin ‘Sistemi Okumak’ konusunda ne kadar yol alabileceği tartışılır. Fakat hiç değilse, okumak konusunun bilincinde olması bile bir artı değerdir! Maalesef, hiçbir şeyi seçmediğimiz (ya da bilincinde olmadığımız) bir ortamda bularak kendimizi dünyaya geldik. En azından, bir Afrika kabilesinde doğmadığıma şükrederim. Hele de en büyük şükrüm –öyle ya da böyle-, bir İslam ülkesinde doğmamdır. Hiç değilse, arayarak bulamayacağım bir çok doğruyu taklitle de olsa, gördüğüm, duyduğum ve uyguladığım bir ülke… Hele de Hz. MUHAMMED adının bilindiği, iman edildiği bir ülke… Daha sonra buna böylesi ÜST BİLGİLER, TEFEKKÜR EDEN DÜŞÜNÜRLER vs. eklenince sanırım artı değerlerim artmış oldu.. Yine de, ilerleyen yaşıma rağmen OKUMAK sanıldığı gibi başarılamadı. Çünkü hiç de kolay değil. Bu yüzden konuya BEYİN ile girdim. Çünkü şunu düşünüyorum, öncelikle ARINMAK, çöpleri temizlemek… Sonrasında yerini otomatik olarak okumak dolduracaktır… Umarım… /fidanc./

0 0
Okuyanlardan olabilmek -

O denli önemli bir konu ki: OKUMAK! Düşünelim; gerçek anlamda okuyamadan gidersek, bu dünyada halimiz süper de olsa; boşa yaşamışız demektir. İsterseniz adınızın önünde, prof., dr., doç. Gibi ünvanlar olsun..! Ya da isterseniz, Kuran-ı Kerimi onlarca kez hatmedin! İsterseniz sabahlara kadar namaz kılın. Asıl olanı, yani; Allah’ın sistemini okumalısınız… İşte o zaman ölümü rahatlıkla tadar ve okuyanlardan olursunuz…sny d./

0 0
Farkettiklerim arasında en önemlisi OKUMAK olayıdır -

Sayın Ahmed Hulusi'ye ait olan ''Hz. Muhammed neyi okudu?'' kitabı, bu soruyla da beraber, zihin dünyamı altüst etmiştir. Üstelik günümüzde ''okumak'' kelimesi, artık her yerde daha çok kullanılıyor. O zamanlarda bu kelimenin mecazını fazla bilmiyorduk. O bir tarafa, bu soruyu kaç kişi düşündü ve düşündürttü. İşte Ahmed Hulusi'nin fark ettirdikleri arasında en önemlilerden birisi de bu OKUMAK olayıdır!!! Oysa, şu anda en popüler medya aracı televizyonda, canlı canlı ekrandaki hocaya hala aynı sorular soruluyor...-Makyajlı iken abdest alınır mı? -Oruçlu iken diş fırçalanır mı? –Cenazede başı açık olmak günah mı? vb. Ne diyeyim... Yıllar geçse de sadece OKUMAYA HEVESLİLER VE DÜŞÜNEN BEYİNLER DEĞİŞİYOR SADECE, anlaşılan... birol

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.