İBADET

İBADET DİN
0,0
07.10.2013 18:26:19
A+ A-

 


Hali hazırda yaşamakta olduğumuz ramazan ayı münasebetiyle bu makalemi, ibadet maksatlı olarak siz değerli okurlarımla birlikte, ibadeti konu alan bir yazı ile daha bir kıymetlendirmeyi arzu ettim. Buyurun;

İbat: Koltuk altına alınan bohça,azık.Değnek,dayanak,asa.

İbad: İbadet edenler, kullar, köleler, abidler.

İbda: Kârı tamamen kendisine ait olmak üzere, birisine sermaye vermek. Sorulara makul cevap vermek. Meydana getirmek, yaratmak. Benzeri olmayan bir şey yapmak.

Bade: İçki, şarap. Sarhoşluk eden, mest eden içecek.

Bad: Rüzgâr, yel, fırtına. Hava. Soluk, nefes. İç çekme. ’HU’.

Ebed: Sınırsız. Müebbet. Müteselsil. Temelli. Bitmez. Sınırsız. Demirbaş. Hudutsuz. Sonrasız. Gedikli. Ölümsüz. Sonsuz. Baki. Bengi. Ölümsüz. Daima. Bol. Boyuna. Abıhayat. Gene. Kalıcılık. Köklü. Sonsuzluk. Koşulsuz. Ebedi. Badi.

Nama: Nema. Ürem. Getiri. Faiz. Gelir. Yüzdelik. Temettü. Rant. Kazanç. Avanta. Girdi. Geçimlik. Algı. Kazanım. Beyiye. Maaş. Ödül. Yarar. Avantaj. Sarrafiye. Harçlık. Pay. Miras. Bilânço. Tımar. Envanter. Ödenek. Para kazanmak. Ücret. İnsanı ferahlandıran şey. Rahatlatan. Nefes aldıran.

Nam: Şöhret. Ün. Ad. Şöhret. Şeref. Meşhurluk. İnsan. Unvan. Ünlenmek. Ünlü. Lâkap. Mahlâs. İsim.

Namzet: Aday. Görevli. İstekli.

Namaz: İslâm’ın beş şartından biri. Salatı Fecir, Salatı Zuhur, Salatı Asır, Salatı Mağrip, Salatı İşa,Salatı Vitir. Ne diyeyim ki olmazsa olmaz illa. Aşkım mı, gıdam mı bilemedim hâlâ. Ölüm, yaşam, vuslat, muhabbet, tevazu, nezaket, hüküm ile azamet, tat ile lezzet, ne yok ki namazda? Ahret ile dünyam. 

Namaz; arkadaş, eşlik, dayanışma, buyruk, dedikodu, görüşme, kavga, uyarı, yalan, bildiri, söz, toplantı, müracaat, doğaç, gevezelik, söylev, konukluk, tartışma, dilek, tutku, eğilim, övgü, âşık, olmak, incelik, diskur, sohbet, cerbeze, hutbe, söyleşi, hoşbeş, söyleşme, nutuk, lâklâka, röportaj, telkin, hâlleşme, konuşma, hınç, muarefe, tanışıklık, komşuluk, omuzdaşlık, yârenlik, meslektaşlık, yakınlık, münasebet, ahbaplık, arkadaşlık… Sayayım mı daha bilemem ki?

Buluşurum sevgilimle, selâmlaşır, halleşiriz onunla, anlatırım gecelik, günlük icraatlarımı. Kavga ederiz bazen,  yaptığım  haşarılıklarımla yahut neden gerçekleşmedi bir önceki dileklerim diye. Şikâyet ederim kimi zaman Ebu Cehil ile Ebu Leheb’in varislerini. Af dilerim, iyi niyetli kendini bilmezler için. Anama, babama, yar ve yârenlerime, tabii ki yavrularıma, ama illâ da memleketime, vatanıma. Gelmez çoğu vakit kendime sıra. Olsun, sen zaten, biliyorsun ya beni. Vedalaşırım,,Kiramen’le, Katibin’le.

Ayrılırım sevdiğimin huzurundan, buluşmak için benden daha çok sevdiği yârenleriyle,  insan ile cinle, şeytanlar zümresiyle. ‘Ben Yarattım, birazcık hatırım varsa, git hürmet et onlara, benim adıma’. İşte duyarım ya bu ikazı, kahrolurum, şaşar kalırım, lâl olurum tutulur dilim, nutkum. Beklerim ki bir an evvel gelsin, atayım  kendimi namazgâha, secde ile başımı. Geldim yine kapına, ister azarla, istersen kov yanı başından.Yok başka kapım, ikbâlim, varlığım, saltanatım, kahrımı, nazımı çeken, sükûnet ile dinleyen sultanım. Anla, illâki seninle olmalıyım.

Ab-Abb: Su. Usare. Sebil. Özsu. Zemzem. Akarsu. Islak. Sıvı. Sulama. Abıhayat. Amfibi. Arozöz. Şerbet. Buhar. Bulut. Musluk. Defroster. Künk. Şırıldamak. Islanmak. Kaynamak. Sel. Islatmak. Sucu. Susamış. Işık. Ziya. Nur. Aydınlık. Deniz. Göl. Çeşme. Kaynak. Döl suyu. Meni. Alak. Gözyaşı. Tazelik. Canlılık. Parlaklık. Irz. Namus. Vakar. İtibar. Kesinlik. Cila. Göz feri.

Bedanet: Yağlı, semiz, besili olma.

Da: Hastalık, dert, zahmet, meşakkat, sıkıntı.

Dad: Oyun, oyuncak. Doldurmak. Vergi. İhsan. Hak. Adalet. Doğruluk.

Bid: Yok olma.

Bidayet: Başlangıç. Hidayet. Baş. Çıkış. Taksim. Önsöz. Girişlik. Giriş. Önsel. Prelüt. Dibace. Eşik. Alfabe. Başlayış. Menşe. Önce. Önceki. Antre. Arife. İlk. Gala. Prömiyer. Öncelik.

Bedene: Kurbanlık. Av. Yemlik. Maden. Sağmal. Akılsız.

Beden: Biçim. Motif. Heyet. Kalıp. Tip. Örnek. Forma. Billûr. Figür. Dalan. Çit. Barı. Çeper. Set. Çiten. Duvar. Duvar. Barı. Harım. Hımış. Oturtmalık. Örü. Kaş. Germe. Cidar. Çığ. Gövde. Eğin. Vücut. Cisim. Çelim. Yapı. Bünye. Şema. Kongövde. Kamet. Korunak. Hisar. Kale. Germen. Boğazkesen. Burç. Sığınak. Akropol. Hicap. Kurgan. Siper. Derbent. Form. Yöntem. Görünüş. Format. Görüntü. Baraj. Bölme. Güvence. Korkuluk. Perde. Dalgakıran. Ölü. Yüz. Organ. Beyin. Doku. Bel. Yumurtalık. Omuz. Engel. Hapishane. Barbata. Zırh. Kule. Korunan. Garnizon. Güvence. Tırabzan. Kışlak. Ordugâh. Kışla. Birlik. Asker. Konut. Deri.


Sücut: Secde etme.

Secc - Seccac: Su akması. Şelâle. Pınar. Göz. Ayazma. Ilıca. Çeşme. Kuyu. Memba. Bulak. Çağlar. Musluk. Çağlayan.

Rüku-Rükün-Rükn: Öne doğru eğilme. Candan, gönülden meyil. Kolon. Direk.Sütun. Kule. Bir şeyin en sağlam tarafı, temel direği. Nüfuzlu, ehemmiyetli, kuvvetli kimse. Ağırbaşlı,vakur.

Kıraat: Okuma, düzgün okuma, çabuk okuma. Konuşmak. Söylemek. Zevzeklik etmek. Dillenmek. Gevezelenmek. Seslenmek. Ünlemek. Seslenmek. Davet etmek. Çığırmak. Mırıldanmak. Yorumlamak. Seslendirmek. Terennüm etmek. Danışmak. Yakınmak. Tartışmak. Açıklamak. Şikâyet etmek. Sohbet etmek. Öğüt vermek. Haberleşmek. İletişim. Emir. Bağırmak. Ötmek. Ders. Etüt. Belâgat. Beliğ. Söz. Konuşmak. Retorik. Hoşsohbet. Dileme. İstekte bulunma.

Kıyam: Dinelme. Susta. Şah. Salta. Diriliş. Canlanma. Girişim. Kalkışma. İnisiyatif. Adım. Girişme. Öncecilik. Tedahül. Kargaşa. Erksizlik. Keşmekeş. Başıbozukluk. Fitne. Haraza. Karışıklık. Kargaşalık. Terör. Kargaşa. Hercümerç. Yıldırı. Anarşi. Velvele. Kıya. Ayağa kalkmak. Diri. Yaşamak. Işık. Ayaklanma. Belâ. Devrim. Karışık. Kavga. Olay. Savaş. Suç. Ayartma. İstikrarsızlık. İhtilâl. İsyan. Korkutmak. Korku. Terörizm. Ayıkma. Aklı başına gelme. Uyanma. Kıyamet anı.

Tekbir: Dua. İlâhi. Temcit. Salâ. Yakarış. Besmele. Yakarı. Salâvat. Münacat. Zikir. Namazlık. Mukabele. Ezan. Namaz. Tapınmak. Tapınma. Din. Âmin. İnanç. Ekâbir. Yüzleşme.Yüz yüze gelme.

Kıble: Doğrultu. Cephe. Kanat. Canip. Asyön. İstikamet. Taraf. Arayön. Sağ. Cenah. Rüzgâr. Esin. Yönelmek. Rüzgâr üstü esmek.

Kabl-Kabul-Kabail: Önce, ön, evvel, evvelki. İkrar. Kabullenme. Kabul edilen, kabul edilen yer, kalp. İkram edileni almak. Kabileler, soylar, silsileler. Kabil. İhtimal dâhilinde. Beklenir. Olanaklı. Melhuz. Varit. Olacak. Olabilir. Umutlu. Memul. Olası. Farksız. Tıpkı. Öylesi. Misil. Misal. Biçim. Andıran. Mümasil. Gibisinden. Öyle. Müşabih. Gibi. Benzer. Çeşit. Nevi. Irk. Kategori. Familya. Tür. Durum. Makule. Tip. Aynı. Uygun. Benzemek. Andırışma. Bağıntı. Dublör. Benzer biçimde. Nitelik. Bircinsten. Mütecanis.

Kur’an-ı Kerim: Son peygamber Hz. Muhammed’in (a.s.) en büyük mucizesi. İlahi Kelâm. Kitap.

Kur-Kuran: Âmâ, kör, görmeyen. Kifayetsiz, yetersiz, kısır. Bakarkör. İlgisiz. Şapşalak. İhmalkâr. Harabatî. Körler. Körü körüne, cahilce yaşayan.

Kerim: İkram. Onur. Ağırlamak. İncelik. Lütfetmek. Bahşetmek. Dayamak. Yaslamak. Af. Borç vermek. Evlendirmek. Dağıtmak. Özgülemek. Paylaştırmak. Hediye. Bağış. Büyük. Ulu. İkram sahibi. Cömert. Bağışlayan. Affeden.

Bilindiği üzere, Ramazan ayı Kur’an-ı Kerim, oruç, farz namazlarına katkı olarak teravih namazı, toplumsal yardımlaşma ve dayanışmalarla taçlandırılmış, diğer tüm zamanlar içerisinde en üstünü olarak övülmüş bir zaman dilimi olarak yaşamımızda çok özel bir yere sahiptir. Bizler, eşsiz hazinelerle donatılmış bu aya verdiğimiz önem, değer mukabilinde, aynı şekilde daha bir değerleniriz ve de insanoğlunun en çok zorlandığı zaman kavramı, define sandıkları ile zenginleştirilmiş bu ayda dizginlerini teslim eder maximum boyun eğişi ile. İşte bir sonraki Ramazan ayına kadar elde edebileceğimiz kazanımlar için olmazsa olmaz gerçeklik ancak ve ancak ibadettir. 

Arife tarif gerekmez, fakat ben öncelikle kendi nefsim için yazdığımdan dolayı doğal olarak kendi anlayacağım lisan ile kalemimi gezdirdim beyaz kâğıtta.

Bir Ramazan klasiğiyle sonlandırayım,  bugünkü  makalemi, ‘Sürçü lisan ettimse affola’.

Haydi, kalın ibadet ile. 


Kaynakça:
1- Osmanlıca Türkçe Lügat – Mevlüt KARACA ‘Hisar YAYINEVİ’
2- Türkçe Sözlük- Türk Dil Kurumu YAYINLARI
3- Kanar Arapça Türkçe Sözlük – Prof. Dr. Mehmet KANAR ‘SaY’
4- Öz Türkçe Sözlük – Ali PÜSKÜLLÜOĞLU ‘ABC’
5- Microsoft Word Sözlüğü

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.