İlâhî isimlerin sırları üzerine (1)

İlâhî isimlerin sırları üzerine (1) DİN
5,0
03.04.2014 21:57:43
A+ A-

Kısaca 'Esma' sözünün hep geçtiğini duyarız, bu sözü sarf edenlerin Allah'ın isimlerinden etkileyici, belirleyici anlamda söz ettiklerini anlarız ama etraflı bir bilgimiz olmadığından, birisi 'İlahî isimler' hakkında bizden bilgi  istese ona yardımcı olamayız.

Bu bakımdan, Sadreddin Konevî  Hazretlerinin, Esmâ-i Hüsnâ Şerhi adıyla Ekrem Demirli tarafından dilimize kazandırılmış eserini (İz Yayıncılık) okurken altını çizdiğim satırlardan bazı alıntılar yapmak suretiyle bu konuda bilgi edinilmesini amaçladım. Bundan böyle yazıların içeriğini oluşturacak ifadelerin hepsi belirttiğim eserdendir;  bana ait hiçbir görüş, yorum ve açıklama olmayacaktır. En az sayıda yazıyla, sözkonusu eserden olabildiğince az alıntı yapmak sûretiyle, bu yazı dizisini tamamlamak istiyorum. Her yazının sonunda yazıda geçen bazı kelimelerin anlaşılması için karşılıkları verilecektir.  Gir anlamındaki bu bölüm izleyen yazılarda tekrarlanmayacaktır. Bismillah deyip başlıyorum.

Şayet ilahî isimlerin hükümleri ve bu isimlerin tasarrufları olmasa idi, kevnin varlığı adına hiçbir isim ortaya çıkmaz, bir resim zuhûr etmezdi.

Bu isimlerin okunması, her türlü başarı ve kurtuluşu temin eder.

Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Allah'ın güzel isimleri vardır, bunlar ile O'na dua ediniz."(Araf, 7/180)

İlâhî isimler, çeşit çeşittir: Bunların bazıları zamirlerdir, örnek olarak, O (Hüve), Biz (Nahnu) ve Ben (Ene)  gibi zamirleri verebiliriz.. Bazı isimler, El-Halık(Yaratan), el-Cail(Yapan) gibi, kinâye isimleridir. Bazıları ise niyabet isimleridir. Buna örnek olarak, "Gömlekler sizi sıcağa karşı korur" ifadesi verilebilir. Burada gerçekte koruyan Haktır, fakat gömlekler, korumada Hakkın yerini almışlardır.

Biz, Hakkı sadece kendisini isimlendirdiği şey ile isimlendiririz.

Allah'ın isim ve sıfatlarının hakîkatlerini en yetkin tarzda ve en iyi bilenler, peygamberlerdir; onlar da, Hakkı Hakkın bildirdiği şekilde bilmişlerdir.

"Hüve", Allah'ın, kullarını "De ki: O/Hüve"(İhlas, 1) ifadesiyle davet ettiği ilk kelimedir. Bunun ardından ise 'Allah' demiştir. 'Allah', bütün harfleri ve hakikatleriyle zât-ı ahadiyet'e delâlet eden özel-kuşatıcı isimdir.

Hüviyetteki He, evvellik mertebesinin; ulûhiyette ise, âhirlik mertebesinin sahibidir. Binaenaleyh, bu harfin hüviyette bir başlangıcı, ulûhiyette ise, bir nihâyeti vardır. Bu durum pek çok sırlara ve değerli mânâlara işâret eder. Bunlardan birisi, hüviyetin mânâlarından ehl-i keşf'in kalplerine yayılan recâ kokularıdır. Bu önemli sır ve bilgilerden birisi de, hüviyetin celâli ve onun bütün isimlere üstünlüğüdür. Hüviyetin üstünlüğünün gücü-ki üstünlük hüviyetin aslıdır-, Vav harfini istilzam etmiştir, çünkü Vav, zamme'nin kardeşidir ve çoğul zamiri Vav harfine nispet edilmiştir. Bunun yanı sıra Vav, mahreç mertebelerinde harflerin özelliklerini içerme ve ihâta özelliğine sahiptir.

Her iki harf de, bütün mukaddes ve ruhanî harflerin hakikatlerini kendilerinde toplarlar; söz konusu harfler, ilâhî isimlerin maddeleridir.

Allah, kudret, yoktan yaratma ve halk ve emrin(Araf, 7/54) sahibi olan kimse demektir. Bu isim zât, sıfat ve fiilleri kendinde toplar. Bilinmelidir ki: Bu ismin özelliği pek büyük, işi yücedir; anlayış ve akılların bu ismin sırlarını müşâhede etmelerine imkân yoktur.

Hakka yaklaşmaya mazhâr olmuş kimsenin zât'tan nasibi, korku ve şaşkınlıktır. Binaenaleyh onlar, yeis ve istek arasında gidip gelirler. Hakkın celâlinin heybetine baktıklarında ümitsizliğe kapılırlar;cemâlinin ünsiyetine baktıklarında ise, arzu duyarlar. 

Bilinmelidir ki: Bu isim tahkik ehline göre, sayıca beş, lafızda ise, altı harften meydana gelmiştir. Bunlar, zât-ı müteal'in beş mahsus âlemi ve altı farklı ciheti ve de neredelik yollarını ihâta etmesine işaret ederler.

Bu ismin özelliği ve yüceliği şudur: Allah Teâlâ, bu ismi Hakkın zâtından başkasının ismi olmaktan korumuştur. Bunun nedeni, bu ismin Zât-ı ahadiyete kâmil anlamda delâlet etmesidir. 

İlâhî isimler arasında bütün ilâhî isimlerin yerini alabilecek yegane isim "Allah" ismidir.

Binaenaleyh, Allah'ı bilen kimse, her şeyi bilmiştir.  Eşyadan birisinin bilgisinden mahrum kalan kişi, gerçekte Allah'ı da bilmiyordur. Çünkü isimlerden birisinin Allah'ı bilmede delâleti, hepsinin hükmü gibidir.

/Esma: İsimler/ Kevn: olma, varlık, âlem / Zuhûr etmek: görünmek, ortaya çıkmak / Kinâye:maksadı kapalı bir şekilde ve dolayımlı olarak anlatan söz / Niyâbet: vekillik, nâiblik / Ulûhiyet: ilâhlık,  tanrılık / Ahâdiyet: Allah'ın birliği, yegâne birlik, sayı anlamında olmayan birlik / Delâlet etmek: göstermek, işaret etmek / recâ: ümit / Celâl: büyüklük, ululuk / Cemâl: güzellik / İstilzam etmek:gerektirmek / Zamme: ötre denilen ve o,ö,u,ü okunan Arap harekesi / Mahreç: çıkacak yer, ağızdan harflerin çıktığı yer /Müşahede: Yaratanı yaratılmışta, Hakkı halkta görme, her zerrede Cenab-ı Hakkın varlığına şâhit olma / Yeis: ümitsizlik / Ünsiyet: ahbaplık / Tahkik ehli: Hakka ermek ve hakikati bulmak için gayret sarfedip Hakkı âlemde müşahede eden ve ilâhî hakikate erişen kimseler / Zât-ı müteal: aşkın, yüce zât (el- Mütealî, Esmâ-i Hüsnâ'dan biri) / Eşya: şeyler /

 



ETİKETLER: Haber, Haberler, Karşı, Resim, , Allah, Dua, örnek,

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.