"İman kulağın açıksa, (...)"

"İman kulağın açıksa, (...)" DİN
5,0
10.12.2015 19:50:39
A+ A-

Muhyiddin İbn Arabî hazretlerinin (d.1165- v.1240) [ömrü neredeyse 12. yüzyılın ikinci yarısı ile 13. yüzyılın ilk yarısının aynı miktarda yıllarından oluşmuş] Fütûhât-ı Mekkiyye adlı eseri 18 cilt olarak Ekrem Demirli  tarafından dilimize kazandırılmış durumda (Litera Yayıncılık, İstanbul-2012). Bu yazıda, Şeyh-i Ekber diye anılagelen M.İbn Arabî'nin, söz konusu eserinin 18. cildinde (ISBN: 978-975-6329-84-9) yer alan tavsiyelerinden bazılarına yer vereceğim. Okuyanlardan belki benim gibi etkileyici ve düşündürücü bulanlar çıkabilir umudu ve dileğiyle  elbette.

"Takvaya ulaşmanın alâmeti, hesap edilmeyen yönden rızkın insana gelmesidir." (s.213)

"Allah'ın kullarına karşı sevgi dolu olman gerekir!" (s.218)

"Hayır ve şer şeriatın bildirmesiyle öğrenilebilir. Kötülüğü yapmayı emreden bir düşünce geldiğinde, bu düşünce şeytanın ilhamıdır. Ardından kötülüğü yapmayı engelleyen bir düşünce gelirse, o da meleğin ilhamıdır. Sen bir gemisin! Gemi delinirse, senin kadar içinde bulunan herkes de helak olur. Şeriat ilmini öğrenmen şarttır. Şeriat kurallarını uygulamak üzere öğreneceksin." (s.224)

"Allah hakkı üzerimizdeki en önemli ve zorunlu haktır. Bir rivayette 'Allah hakkı ödenmeye en layık haktır' denilir. (s.272)

"Sözün en güzelini dinlemen gerekir; en güzel söz Allah'ın kitabı ve kelamıdır. Bu nedenle düşünerek ve tefekkür ederek O'nun kitabını okumalısın." (s.272)

"Allah katında kurtuluşa eren, nefsinin taşkınlığından kendini koruyandır." (s.273)

"Namazda gücün ölçüsünce birinci safta bulunmaya çalış. Bir rivayette bir kavmin birinci saftan geride kalmayı adet haline getirdikleri, ta ki Allah'ın da onları ateşte geride bıraktığı bildirilmiştir. Allah'a dua ettiğinde, icabetin gecikmesinden şikâyet etme veya 'Allah bana icabet etmedi' deme. Allah şöyle buyurur: 'Dua edenin duasına icabet ederim.' (el-Bakara 2/186)  (s.313)

İman kulağın açıksa, Allah sana icabet etmiş ve sen de duymuş olmalısın; aksi halde imanın eksiktir." (s.313)

"Allah'ı yalanlayan kişi mümin olmadığı gibi tövbe edinceye kadar yalancılarla beraber kendine yazık etmiş biridir." (s.313)

"Cünüp iken mescide girmekten, Kur'an okumaktan, Mushaf'a el sürmekten uzak durmalısın. Bu hükümler hayızlı için de geçerlidir. Böyle yapmak insanı görüş ayrılığından kurtarır. Yaptığın işlerin, hakkında görüş birliği bulunan fiiller olması için gayret et. Görüş birliği bulunan bir işi yapmak, zorunluluk olmadıkça, daha doğrudur." (s.313)

"Nimet çok olduğunda Allah'a şükrettiğin gibi, az olduğunda da şükretmelisin." (s.314)

"Dünyaya kendisinden ayrılacak bir yolcu gözüyle bak, elde etmiş olduklarınla yetin." (s. 315)

"Topluluk içerisinde namazını yalnızken kıldığından daha güzel bir şekilde kılma.  Öyle yaparsan Rabbine karşı saygısızlık etmiş, dini hafife almış olursun." (s.316)

"Zanna göre konuşmaktan sakın. Zan sözün en yalan olanıdır." (s.319)

"Müslümanların herhangi bir işine bozgunculuk karıştırma." (s.319)

"İman ve dininde sana katkı sağlayacak kimselerle arkadaşlık et." (s.320)

"Sıradan bir insan bile olsa seninle konuşana karşı tevazu sahibi ol! Unutma ki, herkesin kendi nezdinde bir değeri vardır." (s.324)

"Allah'tan çekinmenin dışında övünülecek bir özellik yok! O'ndan çekinmek ve takva sahibi olmak  Allah'ın  kullarıyla arasındaki bağdır. (s.325)

"Üç korkun olsun: Allah'tan kork, kendin için kork, Allah'tan korkmayandan kork! (s.326)

"Herkese -senin kendi durumuna göre değil- onun durumuna ve seviyesine göre davran. (s.327)

"Öfke sana hakim olduğunda, gücün ölçüsünce onu tutman ve yutman gerekir. Hiç kimseyi yüzüne karşı övme!" (s.333)

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.