İnanarak yaşamak

İnanarak yaşamak DİN
0,0
22.05.2014 11:45:58
A+ A-

İman etmek, kabul etmek, tasdik etmek, doğrulamak emrine girmek, destek vermek gibi manaları kapsar, inanmak kadar güçlü bir iksir yoktur. Sosyal ve içtimai problemlerimizin tümü inancımızın zayıflığından kaynaklanmaktadır. Ne iş olursa olsun inanarak yapılan işler başarılı olur, ama, belki, acaba soru işaretli yapılan işler her zaman yarım kalmış ve başarısızlık ile sonuçlanmıştır.

İslami konularda durum aynıdır, dini konuları anlayıp özümseyip hayatımıza mal etmemiz gerekiyor. Genelde şahsiyet kazanmış düsturları olan akıllı, terbiyeli başkalarının görüşünü kale alan, temizliğe ve dürüstlüğe değer veren sadık insanlardır, insanların imanı konuları anlayıp özümsemesi daha kolay olur ve hayatını iman ile taçlandırarak büyük mesafeler kat eder, işin temelinde samimi ve dürüst olmak yatar.

Şahsiyet eksikliği olan insanlarda, iman ile İslam ile hayatlarını sürdürebilirler geçen zaman içerisinde İslam ile uyuşmayan karekterlerini terbiye etmek zorundadır, aksi halde amellerinde eksiklik olur ibadetlerin zevkinden mahrum kalır.

FEDAKARLIK

Genelde inandığımız işlere değer verir meyleder ve taraf tutarız, inanmadığımız işleri geçiştiririz. Dünyaya geliş gayemiz bellidir hedefi 12 den vurmak gerekir, çünkü ömür kısa ve yapılacak işler çok önemlidir vakit kaybetmemek gerekir.

Doğruluğuna inandığımız hayır işlerinde de durum böyledir, yapacağımız fedakarlıklar inancımız ölçüsünde olmaktadır, azı çoğu işe imkan nisbetinde omaktadır, imkanları zorlamak gerekiyor ama nasıl zorlamak, bir kere acıyı hissetmek gerek, kendine rağmen ailene rağmen, borçlarına rağmen, çıtayı yüksek tutmak gerek.

Neden fedakarlık. neden çıtayı yüksek tutmak. çünkü karşılığında istediğimiz değerleri büyük olan hikmet istiyoruz, olayların gerçek yüzünü görmek istiyoruz, hakkı hak, batılı batıl görmek istiyoruz, bu öyle bir şey ki insan tüm malını verse yine çok fedakarlık yapmış olur mu bilmiyorum, düşünün biri çıkmış size gelecek 10 yıl içinde durumunuzun ne olacağını söyleyecek, sizden kucak dolusu fedakarlık isteyecek, bu tahminleri yüzde yüz tutan biri ise çekinmez verirsiniz. Üstelik bahsettiğim şeyler sadece geleceği hissetme değil geleceği şekillendirme şartlarını içeriyor.

KUR’AN FENERİ

Hepimizin hayatında bir Yusuf vardır ama biz göremeyiz çünkü olayların hep kur’an-ı bir yönü olduğunu düşünmeyiz.

Hayatımızda inişler çıkışlar vardır, işte bizim de Hz. Yusuf’un kuyuya atılması bizim de ölümün eşiğinden döndüğümüz andır, hayatımızda sıkıntılara sabretmemiz, zindan hayatı ve olgunluk dönemidir, sonrasında padişahlıkta hadise ve olayları olduğu gibi görmek gibi bir zirve insanı haline gelmemizdir.

İnsan Kur’an-ı okudukça hayatından kesitler buluyor böylelikle daha temkinli hareket ediyor, hayatımızdan kesitleri bulmamız bizi yaratana karşı şükran hissiyle içimizin dolmasını sağlar ve yüzümüzü yüce Halik’ın divanına çevirir. Dünyada cennet yamaçlarında yürüyormuşuz gibi gelir. Artık bizi hayat aldatmaz, çünkü hayatımızı Kur’an feneri ile ışıklandırmışız, sevincimizi ve üzüntümüzü Kur’an süzgecinden geçirerek olaylara bakmışızdır.

Niyet çok önemli eğer niyetimizi sağlam tutmaz isek, Kur’an bize sırlarını açmaz, devamlı içten gelerek Kur’an sayfalarını açalım saygıda kusur etmeyelim.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.