İnsan olmayı önemsemek- önemsememek

İnsan olmayı önemsemek- önemsememek DİN
4,7
20.02.2014 15:14:08
A+ A-

Kur'an'da "İnsan çok nankördür." cümlesine rastladıklarında insanların etkilenme durumlarını merak ederim.  Son cümlesi olduğu âyetin(El-İsrâ / 67) tamamının Türkçe anlamını aktarırsam bağlam da anlaşılmış olur: "Denizde bir sıkıntıyla / tehlikeyle karşı karşıya kaldığınız zaman Allah'tan başka taptıklarınız kaybolur. Yalnız O'na dua edersiniz. Fakat O sizi kurtarıp karaya çıkarınca da yine yüz çevirirsiniz.  İnsan çok nankördür."(Yararlanılan Kur'an mealleri: Kur'ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm, Balıkesirli Hasan Basri Çantay, Naşiri: Mürşid Çantay); Kur'an-Kerim ve İzahlı meali(Türkçe Anlamı),  Ahmed Davudoğlu, Çelik Yayınevi)

Günümüzde insanların Allah'tan başka taptıkları, yani gözlerinde büyüttükleri, bir şeyler umdukları- bekledikleri, başarılarını-yeteneklerini- zenginliklerini önemsedikleri, makamlarına-şöhretlerine imrendikleri, bütün bunlardan dolayı kendilerini onlara muhtaç hissettikleri, onlardan gerektiğinde yardım almanın ne kadar büyük bir şans olduğunu düşündükleri kimseler... Ya da 'güvence' veya 'sigorta' deniliyor ya, sosyal güvence, ekonomik güvence, sağlık  sigortası vs., bunlarsız olmanın ne kadar yoksunluk(mahrumluk), bunlara sahip olmanın ne kadar güven duygusu verdiğini insana... Bunları düşünürsek anlarız ne durumda olduğumuzu: Allah'a mı bağlıyız, güveniyoruz, yoksa bağlı olduklarımız, güvendiklerimiz farklı mı, Allah'tan başka mı?

İslâm dinlerden bir din değildir. Müslüman olmak, günümüzde, Hristiyan, Musevî, Budist, Marksist, varoluşçu, faşist, liberal, ateist vs. olmanın alternatifi değildir. Allah birdir, dolayısıyla İslâm da birdir, Müslüman olmak da birdir. Müslüman olmanın şakası yoktur. Allah'ın(c.c.) şakası yoktur, Hz. Muhammed'in(s.a.s) şakası yoktur çünkü. Allah(c.c.) ve Hz. Muhammed(s.a.s.) hiç yanlış bir şey söylememişlerdir, insanları hiç aldatmamışlardır. Müslümanım diyen insanların da ciddî, güvenilir, kendisini ve başkalarını yanıltmaz, fakirliği(muhtaçlığı) şiâr(ayırıcı işâret) edinen yani Allah'a(c.c) muhtaçlığı temel özelliklerinden biri sayan, zenginliği Allah'a(c.c.) mahsus(özgü) kabul eden, kibirden uzak olan, kimsesizleri- yoksulları-yolda kalmışları görüp-gözeten, âdil olan, îtidalden uzaklaşmayan, fitneden-fesattan-oyundan-tuzaktan-komplodan uzak duran, haksız yere kimseyi öldürmeyen, kimseye eza-cefa çektirmeyen insanlar olması gerekir. Bunlardan ve sayamadığım diğer özelliklerden uzak insanlar şeklen ve görünüş itibariyle Müslüman olabilirler, Müslüman olduklarını söyleyebilirler; nasıl yaşarlarsa karşılığını, kendilerine en ufak ölçüde bir haksızlık yapılmadan göreceklerdir öte dünyada. Kimileri işledikleri suçlar, haramlar, günahlar yüzünden, Allah dilediğinde, bu dünyada da helak olmuşlardır, oluyorlar, olacaklardır; öte dünyada görecekleri azaptan ayrı olarak. Kur'an bunları bildiriyor bize.

İnsan olarak doğuyoruz ama bebeklik ve çocukluktan sonra, tabir câizse, insan adayı durumuna geçiyoruz. İnsan olma potansiyeli taşıyoruz; insan olabiliriz de, olamayabiliriz de. İslâm, insan olmak için seçilmiş bir îman(inanç, aşk) yolu; Allah'a kulluk, O'na yaklaşma-yakınlaşma yoludur. Geniş bir yoldur bu. Ana yoldur. İçinde ikinci dereceden yollar da olabilir, olmuştur. Ama İslâmın ana yolu ile çelişmemek ve ana yola alternatif olmamak, onu esas almak şartıyla o yolların varlığı meşrudur. İnsan adayı olmaktan insan olmaya doğru Allah'a kulluk yolculuğu, insanın hamlıktan olgunluğa(kemâle) doğru, diğer bir deyişle Allah'a yaklaşması- yakınlaşması yolculuğudur. Bu yolculukta 'insan adayı' ölünceye dek ne kadar başarılı olursa o kadar 'insan' olur. Belirleyici ve değerlendirici elbette Allah'tır(c.c.). Bunun için de, en başta, insan olmayı önemsemek gerekir. İnsan olmayı başka türlü anlayanlar ya da görünürde İslâm çerçevesi içinde anladığı anlaşılan ama ana yolun 'olmazsa olmazları'na riâyet  etmeyen, kayıtsız kalan kimseler insan olmayı Allah'a kulluk anlamında önemsemeyenlerdir.

Bu anlamda bu çetin yolculuğa tâlip olanlar, Dücane Cündioğlu'nun bir kitabına verdiği adın("Hz. İnsan") çağrıştırdığı kemâle erme yolundaki insan olmayı amaçlarlar.

Muhiddin İbn Arabî'nin, yaşamımızda etkileyici olmasını ve bize insan olmayı önemsetmesini dilediğim şu vecîz sözüyle(aforizmasıyla) bitireyim yazımı: "Allah'tan çekinmenin dışında övünülecek bir özellik yok !  O'ndan çekinmek ve takva sahibi olmak  Allah'ın  kullarıyla arasındaki bağdır."  (Fütûhât-ı Mekkiyye- 18, İbn Arabî, Çeviri: Ekrem Demirli, Litera Yayıncılık)

Not: "c.c"(celle celâluhu:"O'nun şânını, yüceliğini, büyüklüğünü  içtenlikle dile getirmek amacıyla,  Allah için kullanılan saygı sözleri); "s.a.s"(sallallâhu aleyhi ve sellem: "Allah'ın salâtı ve selâmı Peygamber Efendimiz üzerine olsun" anlamında dua. "Salât"ın bir anlamı namaz, diğer anlamı Peygamberimizin değeri ve saygınlığı ile ilgili övücü söz ve dua. "Selâm"  barış,esenlik, selâmet, gelip geçici olmama, sonu hayra çıkma anlamlarında.

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.