İntihar, Cinayettir

İntihar, Cinayettir DİN
0,0
19.03.2013 20:25:07
A+ A-

 

Çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi birkaç tanıdığım var. Belki senede birkaç kere konuşup görüşme imkânımız olur. Ancak her ne zaman görüşsek, her biri ayrı ayrı moralinin bozuk olduğunu, bulunduğu üniversitede yine bir öğrencinin hayatına kıydığını söyler oldu. İlk örneğini bile duyduğumda kanım donmuştu ki, rutin olarak aynı cümleleri duymak dehşet verici! Bir de söyleyiş üsluplarını duysanız kanınız daha da donar. Artık onlar için o kadar sıradan bir konu haline gelmiş ki bu, öyle bir söylüyorlar ki, sanki bugün yine yağmur yağdı der gibi.

Geçen hafta da Sabancı Üniversitesi öğrencilerinden birinin intihar haberini aldım. Ölmeden birkaç dakika evvel ilgili mekânda fotoğrafını çekmiş, “son sahne” notuyla bu resmini facebook’ta paylaşmasının hemen ardından intihar ettiğini öğrendim. Adeta korku filmi gibi, cehennem gibi…

Dünyaya neden gelmiş, ona neden can verilmiş haberi yok, daha doğrusu hiç düşünmemiş ve öğretilmemiş. Bir amacı yok. Yaşamasının onun için hiçbir anlamı yok. Ne kendisine değer veriyor, ne arkasından bıraktıklarına…

Halbuki insan hayatı çok değerlidir. Dünyaya bir kere geliyoruz, Allah bize bir kereliğine can veriyor. Bu canı en güzel şekilde taşımak, kendimize iyi bakmak bizim sorumluluğumuz ki Allah yolunda aşkla şevkle çaba harcayalım, gayret edelim, Allah’ı razı edelim. Bir insanın hayatına son vermek, ki bu ister kendi canı ister başkasının canı olsun fark etmez, cinayettir.

Dünya, eksiklikleriyle birlikte çok güzel. Allah’ın sayısız nimetleri var. Ne güzel Allah’ın kuluyuz. Ne güzel imtihan oluyoruz. Ne güzel Rabbimiz müminlere, dünyada yapıp ettiklerine, gösterdikleri güzel ahlak, sabırlarına mükafat olarak Cennet’i yaratmış, ne güzel sonsuz hayat var orada.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi dünya bir imtihan yeri, imtihan olduğunu bilen insan neşe içinde olur. Karşılaştığı her zorluğun, sıkıntının sonucunun ne kadar güzel olacağını düşünür, sevinç içinde olur. Kolaylıkla elde edilen hangi şey sizi mutlu etmiştir ki? Zorluklarla, emekle elde edilmiş güzellikler ne kadar hoşumuza gider, ne kadar zevk alırız onlardan.

Bakın, 10 Eylül tüm dünyada "intiharı önleme günü" olarak anılıyor. Artık bu dehşetli soruna, sorunun büyük olmasından ve oranlarının yüksek olmasından dolayı bir anma günü ithaf edilmiş. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her 40 saniyede bir intihar, her 3 saniyede ise bir intihar girişiminde bulunuluyor, son 45 yılda intiharların yüzde 60 civarında arttığını ve intiharın tüm dünyada ilk 10 ölüm nedeni arasında yer aldığını öğrendim.

Düşünebiliyor musunuz bu verilere göre her gün 3 bin kişi intihar ediyor, her 30 saniyede bir kişi hayatına son veriyor.

Şimdi bu kızcağızın kendini neden öldürdüğünü, sebeplerini uzun uzun irdeleyebiliriz. Aile içi etkileşimler, toplumsal dayanışma azlığı, sosyo-ekonomik etmenler, vs. vs. çok uzun örnekler verebiliriz. Ancak dünyanın her neresinde olursa ve ne tür sorunları olursa olsun, insanların içine düştükleri tüm sıkıntıların tek bir sebebi vardır. O da iman zafiyetidir. Eğer Allah’ı tanımazsa, yalnızca imanla kazanabileceği tüm nimetlerden mahrum kalır insan.

Allah'a iman etmedikleri, Allah'tan korkmadıkları ve iman ahlakını yaşamadıkları sürece, insanların gerçek anlamda mutlu ve huzurlu olabilmeleri, karşılaştıkları sorunlarla akılcı ve sağlıklı bir şekilde mücadele edebilmeleri, mutlak anlamda dengeli bir kişiliğe sahip olabilmeleri mümkün değil.

İman eden bir kimse, dünya hayatında maddi manevi ne tür problemlerle karşılaşırsa karşılaşsın, bunların hepsini iman gözüyle değerlendirmenin huzuru içerisinde olur. İnsanın hiç aklına gelmeyecek kadar hayret verici ve zor durumlar oluşsa da, mümin için sonuç fark etmez. Müslüman, tüm bunların Allah'ın kontrolüyle yaratıldığını, kendisi için çok hayırlar ve hikmetler içerdiğini ve Allah'a tevekkül eden bir insan için her şeyin mutlaka en güzel şekilde sonuçlanacağını bilir. Bu yüzden de keder, üzüntü, ümitsizlik, stres, çözümsüzlük gibi çarpık ruh hallerine girmez.

İmanı yaşamayan insanlar için ise, dünyadaki en sıradan olay bile intihar sebebi olabilir. Bir kimseden duydukları tek bir olumsuz söz, kendilerine yapılan basit bir eleştiri, olağan bir konuda başarısız olmaları dahi onları böyle bir sona itebilir. Daha büyük sorunlarla karşılaştıklarında ise, büyük çoğunluğu ciddi bunalımlar yaşar ve çoğu zaman da intihara yönelirler. 

Bu intiharların, bunalımların son bulması için tek çözüm, bu insanların Yüce Allah'ı tanıması, Rabbimiz'in üstün ahlakını, kullarına olan sevgisini, rahmetini, lütfunu, nimetini takdir edebilmesi; kaderin mükemmelliğine, Allah'tan gelen her şeyin hayrına ve hikmetine, insanların ahirette en mükemmel karşılığı alacaklarına inandırılması, anlatılması gerekir. Bunun için vicdan sahibi insanların tüm imkânlarını kullanarak, genç, yaşlı, çoluk çocuk, ırk, din ayırt etmeden herkese Allah’ın varlığının delillerini ve dünyada varoluş amacını anlatmamız gerekir.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.