İslam-Özgürlük Paradoksu

İslam-Özgürlük Paradoksu DİN
0,0
17.12.2015 20:11:47
A+ A-

Özgürlük nedir? İnsan nereye kadar özgür olmalıdır? Belli referans ve çıkış noktaları olmayan bir insan, herşeyi sorgulayarak ve irdeleyerek nasıl bir hayat şekillendirebilir?

Bugün özgürlük kavramı alabildiğine suistimale açık bir konudur. Sokakta öpüşmek isteyen insan da özgürdür, onları orada döven insanlarda! Sokak hayvanlarına yemek veren insanda özgürdür, onları zehirleyip öldüren insanda! Bu işin gidişatında bir problem olduğu çok açık. Belli referans değerlerimiz olmadan (din, diyalektik materyalizm, marksizm, ülkücülük vs. ) zararlı olabilecek özgürlük alanlarını belirleyemiyoruz. Herkesin herşeyi yapmakta özgür olduğu bir toplum ön görülemez. Hangi amaçla olursa olsun, ne kadar masumane dahi olsa diğer insanlar nezdinde ki yansımalarını bilemeyiz. Bundan geçmiş tecrübelerimizle çıkarımlarda bulunabiliriz ancak bu da birileri tarafından bize dayatılan, kendi tecrübemiz dışında bir varsayımsal yaklaşım olabilir.

Peki bu süren paradoksun içinden çıkış nasıl olacak?

Birçok insanın kendini ait hissettiği bir ideoloji, din ya da akım mevcuttur. Toplumuz genelinde bakıldığı zamanengenel ifadeyle, birçok kişiyi bu alana sıkıştırabileceğimiz şey İslamdır. İslamla özgürlük kavramı günümüzde birbirine çok uzak düşmüş kavramlardır. Gerek İslami terör örgütleri, gerek diğer cemaat ve tarikatları düşman belleyip tek hakikatin kendilerinde saklı olduğunu düşünen yapıların zihniyetleri bu durumu bu noktaya taşımıştır. Bunlara tepki olarak ortaya çıkan özgürlükçü İslami düşünce akımları da İslamın süre gelen alışkanlıklarına külli bir savaş açmış, naslarla sabit hakikatleri bile kendi dünya görüşlerine uygun hale getirmek adına revize etme yoluna gitmiştir. Bu saldırgan ve diğerlerini aptal yerine koyan bu zihniyet, revize edebileceği alanlara bile faydasız kalmıştır. Diğer gruplar tarafından yaftalanarak etkisiz kılınmış ve sosyal pratiği olamayanm, teorik bilgi yığınları olarak kalmaya mahkum olmuştur. Bu düşünce akımlarında görülen en büyük problem ise özgürlük-islam ilişkisini kavrayamayarak arada kalmışlıktır. Vicdanına yatıramadığı önerileri aklen kabullenmek zorunda kalmış ve İslam'ın kuralları olabileceği fikrinden uzaklaşarak, savunduğu değerlerinde anti-özgürlükçü gruplarca yozlaştırılmasına seyirci kalmıştır, bu alanda hiç kimseye derdini anlatma fırsatı bulamamıştır. Halk tarafından itibar edilmeyen bu teorik bilgi yığınları da insanların elinde oyuncak olmuş ve sosyal dönüşümü gerçekleştirebilecek fikirlerin itibarsızlaştırılmasına fırsat tanımıştır.

Yapılması gereken aslında saldırmak, bozmak ve yıkmak yerine, olanı revize etmek olmalıdır. Bu daha çetin ve suistimale açık bir yoldur. Ancak insanlara etki etmeyecek, halk bazında bir karşılığı olmayacak teorik bilginin İslama faydası ya olmayacak yada gecikmeli olacaktır. Özgürlük kavramı gibi ucu açık ve birçok bakış açısıyla yorumlanabilip çok değişik yorumlara müsait kavramlarında Kur'an referans alarak yeniden düzenlenmesi ve tanımlaması yapılmalıdır. Kuran'ın dünya ve ahiret hayatını düzenleyen yaptırımlarının olduğunun idrakiyle hareket edilmeli, Kuran'ın özgürlüklere açıklama aracı olarak değil özgürlük kavramının sınırlarını çizecek bir referans noktası olduğunun bilinciyle hareket edilmesi gerekir.

Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar. (Ali İmran-103)



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.