İslamofobik olma hakkı

İslamofobik olma hakkı DİN
3,3
24.09.2013 05:04:58
A+ A-

 

“İslamofobi kelimesi anlam olarak "İslam [e:korku]su ([s:fobi]si)" demektir. Terim olarak [e:İslam]'dan ve Müslümanlardan korkma, çekinme iç güdüsünü ifade eder.”

Yukarıdaki gibi tanımlıyor sözlükler İslamofobiyi. Türkçeleştirirsek de zaten ‘İslam korkusu’ olarak adlandırırız. İslam'dan korkma hali ve bu korku nedeniyle ona karşı olma durumu.

İslamofobiye karşı büyük bir fobi besleyen ve buna karşı mücadele edilmesi gerektiğini ifade eden egemen akıl, tıpkı bir zamanların ‘Komünizmle mücadele Dernekleri’ gibi organizasyonlar ve oluşumlar yaratmanın derdinde. Bununla da kalmıyor egemen akıl, islamofobiyi suç sayarak yasaklıyor. (Tıpkı bir zamanlar 'komünist parti' kumayı suç sayıp yasakladığı gibi)

Bir şeyden korkmanın suç sayılmasının abesliğini anlamaya çalışmak sıradan bir zekâya sahip insanlar için zor olsa gerek. Şayet gereksizse bir şeyden korkmanın abesliği anlaşılırdır ama korkmanın suç sayılması, sevmenin suç sayıldığı ortaçağ gaddar feodalliklerine özgü bir durumun ikiz kardeşi gibidir.

Korku, sevgi, nefret vb. gibi insanın duyusal salınımları neden gösterilerek, insana yaptırımda bulunmak, onu eleştirmek ya da cezalandırmak, ırkçılıkla aynı paradigma üzerine filizlenmiş bir mantığın ürünüdür. Zira insanın elinde olmayan belirlenimleri nedeniyle insana değer biçmek ya da onu bu parametreden alarak eleştirmek, yok saymak, ötekileştirmek; ırkçılığın temel mantık yatağıdır. İnsanı, kendi belirlenim ağı içinde olmayan nitelikleri; ten rengi, doğduğu ülke, konuştuğu dil, ırk aidiyeti vb. üzerinden değerlendirmeye tabi tutmak ırkçılığın temel yöntemidir. Aynı şekilde insanın kendi inisiyatifi dışındaki duyusal salınımları; korku, nefret, sevgi, aşk vb. üzerinden değerlendirmeye tabi tutmak da ırkçılıkla aynı yöntem kapısından zihin dünyamıza girer.

Buradan alarak diyorum ki; İslam’dan korkan insanların, bu korkuları nedeniyle cezai bir yaptırıma çarptırılması ya da bunun istenmesi ırkçılığın bir başka türevidir. İslam’dan korkmayı da bu çerçeveden değerlendirmek gerekir. İslamofobik kişinin düşüncesini(korku, korkulan ‘şey’e dair sistemli bir düşünce doğurabilir) yasaklamak, ırkçı bir yaklaşımdan başka hiçbir anlam ifade etmez.

İnsanların kendisininki dışında herhangi bir dine, inanışa, ideolojiye, düşünceye vb. saygı duyması gerektiği yönündeki uydurma retoriği bir kenara koyarsak; bir inanış, din, ideoloji ya da düşünce zaten başka düşünceleri saygı duyulacak kadar değerli bulmadığı için vardır. Yani her fikriyat, kendisi gibi olmayan diğer tüm fikriyatlara karşıdır ve ontolojisi gereği onlara saygı duymaz. Ortaya çıkışı da, onlara karşı olmak üzerinden mümkündür.

Mesela İslam dininin kendisi, diğer tüm inanç ve dinlerin saygınlığını yitirdiğini düşündüğü için toplumlar tarihinde yerini almıştır. Bu anlamıyla İslamın varlık nedeni diğer dinlere karşı olmak ve onlarla amansız bir mücadele yürütmektir. Genelde tüm insanlık tarihi özelde ise İslam tarihinde görülen savaşların tamamı, karşı tarafı(kendisi gibi olmayan düşünceyi) yok etmek üzerine örgülenmiştir. Cihat, ganimet, mücahit, intifada gibi kavramlar, İslam'da kendi gibi olmayana karşı beslenen kinin toplumsal şiddete dönüşmüş halinin göstergeleridir.

Yani diğer dinlere ve özellikle de dinsizlere, ateistlere karşı mücadele etme amacı olan İslam dini ve onun savunucuları kendilerine böylesi bir yetki tanırken, İslama karşı olan anlayışlara ve kişilere neden bu hakkı tanımazlar? İşte İslaofobiyi meşru kılacak nedenlerden biri de tam olarak budur zaten. Kendi gibi olmayana yaşam hakkı tanımayan bir düşünce(islam) korkutucu bir muhtevaya sahip demektir.  Bu nedene dayalı bir korkuya sahip özneyi, kendisine karşı olduğu gerekçesiyle yargılamak, bu yargılamayı yapan fikriyatın kendi varlık nedeniyle de çelişmektedir. Şu durumda bir düşünceye karşı olan her düşüncenin yargılanması gerekir ki; bu İslam’ın da yargılanması anlamına gelir. Ancak karşıtlık zemininde aynı niteliklere sahip olmalarına rağmen İslam’ı yargılamıyor da, İslam karşıtı olanı yargılıyorsa bir akıl, bu tam da bu aklın(İslam aklı) karşısında olmak için çok yeterli bir neden değil midir?

Kaldı ki İslamofobik birinin İslam’dan korkması ve ona karşı olması için böylesine bir teorik nedene ihtiyacı da yoktur. ‘Kadının saçının görünmesinin dahi, erkeği tahrik edeceği’ni düşünen bir anlayıştan korkmak, oldukça mantıklı görünmektedir. İnsanların kafalarını bıçakla gövdesinden ayırarak öldüren bir anlayıştan korkmak suç sayılabilir mi mesela? Ya da kadını yarıya kadar toprağa gömüp, kafasını taşlarla ezerek öldüren akıldan korkmak ve buna karşı mücadele etmek suç olabilir mi? Bir alışveriş merkezine girip; kadın, erkek, çoluk-çocuk, yaşlı, genç demeden 68 kişiyi öldüren bir mantaliteden korkmak ve ona karşı olmak, yasaklanması gereken bir şey midir? Bir erkeğin 4 tane kadınla evlenebilitesine vurgu yapan bir anlayış, bir kadın için korkutucu olamaz mı? Bir kardeşi, Madımak’ta-otel odasında, namazdan çıkıp, ‘’Allahu Ekber’’ nidaları atan grup tarafından cayır cayır yakılarak öldürülmüş bir insanın, namazdan çıkan insanları her gördüğündeki korkusu yasaklanabilir mi? Ramazan'da oruç tutmadığı için üniversite kantininde bıçaklanarak öldürülmüş bir insanın annesinin, her Ramazan Ayı'nda oruç tutan insanlardan korkması kaçınılmaz değil midir? Bir ateistin günde beş kere ezan sesiyle rahatsız edilmesi, ateistin, ‘ezan olmazsa olmaz’ diyen bu dine karşı olması için bile yeterli bir neden değil midir?

Sorular ve örnekler binlerce yeni kombinasyonla çoğaltılabilir, yüzlerce ansiklopedik cilt kitap çıkarılabilecek kadar uzatılabilir. Biz burada sadece birkaçını öne çıkararak, kulaklara kar suyu kaçırmaya çabaladık. İslam’ın varlık nedeni kendi düşüncesini tüm insanlığa yaymak ve bunu yaparken de başta dinsizler-ateistler, ‘münafıklar’, İslam karşıtları ve başka dinler ve düşünceler vb. ile mücadele etmek ise ateist ve İslam karşıtlarının da İslamla ya da herhangi bir karşıt düşünceyle mücadele etmesi çok doğal karşılanması gereken bir şey değil midir?

Serhat Halis

Not: Tüm Müslümanlardan ve diğer tüm yoksul(islam) ülke insanlarından nefret etme üzerine kurgulanmış, Batı merkezli ırkçı-oryantalist bakış açısının benimsemiş olduğu 'İslamofobi' tanımı, bu yazının referans aldığı bir tanım değildir. Bu yazının referans aldığı tanım, bireyleri ya da durumları değil(ancak birey ya da durumla örneklendirme yaparak), olgunun-kavramın kendisini tartışmayı doğru bulan bir muhtevaya sahiptir.

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.