Uyur-gezerler

Uyur-gezerler DİN
4,5
18.03.2014 11:49:51
A+ A-

Günümüzde kimilerinde ve özellikle kimi grup veya cemaat mensubu olmakla karakterize dindar insanlarda âdeta bir standard Müslüman/dindar anlayışı var. Standardizasyona uğra(tıl)mışlık hissiyle konuşuyorlar. Kendilerini çağın elverişli Müslümanı / dindarı gibi görüyorlar. Liderlerini yüceltiyorlar, ona toz kondurmuyorlar. Hep onun kitapları ellerinde. Hep ona referans veriyorlar. Sıkıntılardan, kaygılardan kurtulmuşlar gibi bir ruh hâlini yansıtıyorlar. Başkalarına da kendi gruplarına dahil olmak suretiyle kurtulmalarını öneriyorlar.

Genel hatlarıyla ve öz bir biçimde, izlenim olarak belirtmeye çalıştığım bu tablo ülkemizde kimi gruplar için bir gerçek. Bu grupların mensupları, kendilerine ne türlü ve içerikte eleştiri yöneltirseniz yöneltin, cevap verirler ve siz  o cevaplardan kesinlikle tatmin olmadığınız gibi, ilk paragrafta belirtmeye çalıştığım izlenimi edinirsiniz mutlaka. Asrın Müslümanı gibi görürler kendilerini. İslâmî anlayış ve hizmet nasıl olur, bunu bilirler(!) ve örneği kendileridir.

Hemen her fırsatta liderlerinden söz ederler. Bütün tılsım, bereket ondadır; onun her dediği doğrudur(!) ve onu bulmakla hayatları değişmiştir çoklarının. Böyle düşünürler.

Böylesi gruplarda genel kabul görmüş yüksek seviyede sanatçılar, yazarlar, şairler, düşünürler yoktur. Neden acaba? Şöyle de sorabilirim: Olmaması, bu grupların belirtmeye çalıştığım özellikleriyle çelişir mi? Ne münasebet! Elbette çelişmez. Yani aralarında o düzeylerde ve niteliklerde insanların bulunmaması, tutarlı (insicamlı) olduklarını gösterir.

Kalabalık olmaları, her yerde temsilcilerinin olması başarılı olmalarının bir alâmeti gibi gösterilir kendilerince. Böyleleri arasında muhafazakâr tarafı ağır basan gruplar olduğu gibi modernist yanları dikkat çeken gruplar da vardır.  Modernist eğilimli olanlarında, İslâm'a hizmet için genelde uzak durulan ünvanları, ilişkileri, açıklamaları vs. mübah görenler vardır.

Siyasette ve devlet bürokrasisinde temsil edilmeyi, kadrolaşmayı olumlu görenler ve bunun için çaba sarfedenler olduğu gibi, bunlardan uzak duranlar ve uzak durmakta hassasiyet gösterenler vardır.

Beni böylesi gruplardaki insanların en fazla düşündüren tarafları kendilerine aşırı güvenmeleri yani tâbir câizse standard duruma geldiklerini sanmalarıdır. Bu izlenimi vermeleri, İslâmî bakış ve anlayışlarının sağlam, değişmez, ölçüt olarak alınabilir olduğuna dair inançlarıyla, kanaatleriyle ilgilidir.

Soyut olarak söz ettiğim ve örnekleri olduğunu bildiğim böylesi gruplara mensup insanların kendilerine özgü düşünceleri, görüşleri olabilir mi? Sanmıyorum. Ayrı gruplardan ve grup insanı olmayanlardan bir araya getirilerek bir konuyu müzakere edecek bir kurul oluşturulsa, bu kurulun başarılı bir müzakere yapması ve iyi bir sonuca varması mümkün olabilir mi? Yine cevabım aynı: sanmıyorum.

 

 

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.