İslami inanç ve Müslüman toplumlar, politik ve finans çevrelerince eğilip bükülmekte, kapitalizmin istediği kıvama getirilmektedirler!

DİN
0,0
29.01.2013 21:03:27
A+ A-

 

İslam inancının Hristiyan inancı karşısında, Tanrı ve onun elçisi peygamberler, müminler, sevgi konusunda pek aykırı, birbirlerini reddeden 'dini' anlamda aralarında açık ara bir durum yoktur. Musevi, Hristiyan, İslam inancının oluşum ve gelişim seyirleri birbirlerine yakındır. Bu üç 'ana' dinin ayrıştığı nokta yayılma ve egemenlik alanlarıdır. Feodalizmle birlikte tek tanrılı dinlerin belirleyici olduğu inanç dünyasında (Roma ve Osmanlı) bu kapışma günümüze kadar gelmiş, kapitalizmin Hristiyan inancının yaygın ve baskın olduğu batı toplumlarında yeşermesi ve kök salması ile 'din devletleri' yerlerini 'ulus devletler'e bırakmışlardır. Hristiyan inancının açık ara önde olduğu durum bu gerçekliktir. Dünya ekonomisine, siyasi yapılanmasına yön veren emperyalist/kapitalist blok ülkeleri bizim %99 Müslüman olmamız gibi onlarda %99 Hristiyan'dırlar. Yaklaşık 1500 yıllarda başlayıp 1800 sonları 1900 başlarında evrimini tamamlayan kapitalizm bu tarihlerden sonra iki dünya savaşı ile emperyalizm karakterini öne çıkarmıştır. Savaşmadığı halde son savaşın galibi ABD'nin Japon emperyalizmini atom bombası atarak can evinden vurması ile dünya sisteminin tartışmasız lideri oluvermiştir. İşte bu güç bugün Ortadoğu'da güçler dengesini yeniden kendi lehine çevirmek için İslami ideolojik grup ve Müslüman toplumunu istediği biçimde eğip bükerek bir önceki siyasi dikta erklerini tek tek yerlerinden zorla alıp yerlerine kendi ikamesini geçirmektedir.

 
'Sorun' İslami ve yeşil sermayenin (MÜSİAD), TÜSİAD karşısında kazanacağı mevzii ve adım adım lokal ağırlıklı, yerli işbirlikçi sermayenin (ab yanlısı) yerini alma mücadelesidir! Bu mevzi savaşında için İslami inanç fiziki direniş gösteriyor. Görüntüsü için de olsa da ekonomik reformları kendi içinde gerçekleştirmektedir. İslami kesimin tüketiciler arasında yaptığı Umre çekilişleri, abdest bozmayan oje, kadın takı ve ziynet, tesettür giyim alanlarında etkinlikleri incelenmelidir.

Bunu öncelikle medya ve basın TV'lerde görmekteyiz.(ideolojik bombardıman) ikinci önemli adım Türkiye gibi ülkelerin ekonomik lokomotifi olan tüketim/inşaat sektöründe bayrağı kapmış durumdadırlar. Yaşam biçimleri oldukça değişen, tesettür ve İslami giyim, kuşam anlamında bir 'sektör' haline gelmeleri yadsınamaz. Kadın takılarında, altın işletmeciliği, işlemeciliği, ziynet alanında İslami grup ve markaların yükselişi her geçen gün daha bir hız kazanmaktadır. Basında çıkan bir haberde kadın kozmetik sanayi işletmelerinden birisi İslam Prof. görüşler doğrultusunda abdest bozmayan oje üretmiştir. İnternet ortamı ile arkadaşlık siteleri ve cep telefonu, sosyal medya sayfaları ile İslam inançlı insanların çabucak bu tür yerlerde yerlerini almalarını sağlamıştır. Gerçi Suudi krallık ve bu gibi yerlerde büyük sıkıntı gözükmesine rağmen fazla bir baskı yoktur. Ezan zamanlarını bildiren, namaz kılmayı öğreten bilgisayar programlarının ve aletlerinin yaygınlaşmasının yanında İslami işletmelerin kendi alanlarında Müslüman tüketici pastasından pay almak için bankaların para/puan sistemlerine benzer alışveriş/umre reklamasyonunun yapılması İslam'ın ne denli kapitalizm tarafından eğilip büküldüğünün göstergesidir.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.