İslamiyet?in ve Müslüman toplumların politik ve finans çevrelerince kapitalizme eklemlenmesi

DİN
0,0
29.01.2013 21:05:02
A+ A-

 

11 Eylül olaylarından sonra emperyalist/kapitalist sistemin İslam ve müslüman toplumlar üzerindeki ideolojik/hegomonik yaptırımları ağırlık kazanmıştır!


11 Eylül olaylarının arkasından başlayan 'haçlı seferleri' sonucu emperyalist politikaların özellikle İslam ve Müslüman toplumlar üzerine ideolojik/hegemonik yaptırımları ağırlık kazanmıştır. Ilımlı İslam adı altında, İslami ideolojik yapılanmaları ehlileştirme yönünde belirginleşen 'burjuva ideolojisi' saldırıları hegemonik baskılarla 'lokal işgallere (Mısır, Irak, Suriye, Libya) ve girişimlere dönüşmüştür. Türkiye’de ise bu durum 'AKP İKTİDARI'nın demokrasi kılıfı içine gizlenerek 'İslami ideolojik' cephenin yeniden restorasyonuna gidilmiş Erbakan ve taifesinin 'milli görüş' efsanesi tasfiye edilerek, Erdoğan ve takımı monte edilmiştir. Avrupa Birliği’nin ağırlıkla iç içe olduğu yerli işbirlikçi sermaye ile yeşil sermayenin kapışması söz konusudur (Erdoğan’ın AB’ci tutumunun ortadan kalkması) 
 

Kapitalizmle çok geç tanışan İslam inancı ve Müslüman toplumlar, üstyapı ve altyapı kurumlarının çözülmemesi sonucu emperyalist/kapitalist sistemle üstyapı kurumları(sultan/diktatör)ile ilişki kurmuşlardır. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu batı karşısında(kapitalizm)tuz buz olması sonucu Ortadoğu çok parçalı ülkelere bölünmüştür. Ağırlıkla Suudi krallığının emperyalist/kapitalist sistemle bağları oldukça güçlüdür. Yarı krallık veya dikta ile yönetilen ülkelerde ise (Mısır/Libya/Suriye/Irak vs.) SSCB'nin dağılmasının hemen arkasından emperyalizmin Ortadoğu stratejisi ters yüz olmuş BOB olarak bilinen ve şu anda uygulanan 'lokal işgal'ler gündeme gelmiştir. Suudi, Mısır ile sınırlı kalan emperyalist hegemonya, Filistin sorunu, Libya, Irak ve en son Suriye üzerinde netlik kazanma mücadelesi verilmektedir. Son kale İran’dır!

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.