İstanbul'a dikilen bayraklar Hz. Mehdi'nin çıkış alameti mi? 2

İstanbul'a dikilen bayraklar Hz. Mehdi'nin çıkış alameti mi? 2 DİN
0,0
11.03.2014 23:49:51
A+ A-

 

Konunun ehemmiyeti ve Hz. Mehdi’nin İstanbul’dan çıkıp İstanbul’u fethedecek olmasına dair işaretlerin ve hadislerin çok olması nedeniyle yazıma ikinci bölümde devam ediyorum. Evet, İstanbul’un dört bir yanına dikilen ihtişamlı Türk bayrakları Hz. Mehdi’nin İstanbul’da olduğunu ve İstanbul’u manen fethetmeye hazır olduğunu müjdeliyor. Kaderde belirlenen an geldiğinde Hz. Mehdi tüm ihtişamıyla zuhur edecek, peygamberimizin hırkasını giyip, kılıcını kuşanacaktır.

Hz. Mehdi’nin İstanbul’un manen fethedeceğini ve Hz. Mehdi’nin çıkışının gerçekleştiğini müjdeleyecek başka alametler de vardır. Bunlardan biri de Hz. Mehdi’nin İstanbul’a bayrağını dikecek olmasıdır.

Hz. Mehdi Bayrağını İstanbul’a Dikecektir:

Peygamberimiz bir hadisinde Hz. Mehdi'nin bayrağını, Konstantiniyye yani İstanbul'a dikeceğini şöyle haber vermiştir:

"Konstantiniyye'nin fethi sırasında, sabah namazı için abdest alırken bir bayrak dikecek, deniz ikiye ayrılarak su kendiliğinden uzaklaşacak ve açılan yolu takibeden Hz. Mehdi, karşı kıyıya geçecektir. Sonra bir bayrak daha dikecek ve diyecek ki "Ey insanlar, ibret alınız. Deniz ben-i İsrail'e nasıl yol verdiyse, bize de öylece yol verdi" ondan sonra, hepsi tekrar, tekrar tekbir getirecek ve 12 tekbirle, şehrin 12 burcu da düşecektir."("El-Kavlü'l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar", s. 57)

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in bu hadisi, içinde yaşadığımız dönemde önemli bir konuyu vurgulamaktadır. Kuran-ı Kerim’de ve Peygamberimiz’in hadislerinde ahir zaman ve ahir zaman şahısları ile ilgili işari manada birçok müjde bulunmaktadır. Bu nedenle bu hadisi de işari anlamda değerlendirdiğimizde önemli bir müjdeyle karşılaşılmaktadır.

Bugün İstanbul’un dört bir yanına baktığımızda halihazırda dikilmiş olan Türk bayraklarının mevcut olduğunu görürüz. İstanbul’da dikilmiş olan bu bayraklar, hadisin işari manadaki bir karşılığı olabilir. Tabii en doğrusunu Allah bilir. Hz. Mehdi’nin geliş alametlerinin büyük çoğunluğunun gerçekleştiği ve bu kutlu şahsın zuhurunun Allah’ın izniyle yaklaştığı içinde yaşadığımız ahir zamanda, bu hadisin de işari manada gerçekleşmiş olması kuvvetle muhtemeldir.

Peygamberimiz dünyanın son günü de kalsa da Hz. Mehdi’nin zuhur edeceğini şöyle bildirir:

"...Dünyanın ömründen sadece bir gün kalsa bile, Allah benim Ehl-i Beytim'den bir adam gönderecektir. O dünyayı (daha önce) zulümle olduğu gibi adaletle dolduracaktır."(Sünen Ebu Davud, Cilt 14 s. 402)

Peygamber Efendimiz’in verdiği bu haber, iman edenlerin şevk ve heyecanını artıran çok büyük bir müjdedir. İslam dünyası yüzyıllardır; insanların hidayetine vesile olacak, İslam ahlakını yeniden ihya edecek, İslam âleminin üzerindeki karanlıkları dağıtarak Müslümanları bir araya getirecek olan kutlu şahıs Hz. Mehdi’yi beklemektedir. Gerek geçmiş âlimlerin gerekse günümüzde ve yakın geçmişte yaşayan İslam âlim ve mütefekkirlerinin açıklamalarından ve tariflerinden bu kutlu şahsın zuhurunun içinde bulunduğumuz döneme denk geldiği anlaşılmaktadır.

Hadislerde Hz. Mehdi'nin çıkış alameti olarak bildirilen olayların pek çoğunun hicri 1400. yıl olan 1979-1980 yıllarından itibaren aynen ve kısa aralıklarla art arda gerçekleşmesi, bu büyük şahsın vazifeye başlamış olduğunun ve beklenen zuhurunun açık bir göstergesidir.

Her zaman söylediğim gibi Müslümanların önemli bir sorumluluğu da, İslam dininin bidatlardan arınarak aslına dönmesine ve Kuran ahlakının yeryüzüne hakim olmasına vesile olacak Hz Mehdi’yi şevkle beklemektir. Ayrıca Müslümanlar arasında büyük bir birlik sağlayacak böylesine kutlu bir zata zemin hazırlamak ve ona yardımcı olmak için gayret etmektir.

Peygamberimiz, Hz. Mehdi’nin, insanların dünyada ve ahiretteki kurtuluşlarına vesile olacak çok kıymetli bir kimse olduğunu ve ortaya çıktığında, insanların “kar üzerinde sürünerek de olsa ona uymalarını” şu şekilde bildirmiştir:

"İbni Ebi Şeybe ve Naim b. Hammad Fiten isimli eserde, İbni Mace ve Ebu Naim ise İbni Mes’ud’dan tahric ettiler. O dedi ki: ... O (Mehdi) arza sahib olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı adaletle doldurur. Sizden O’na kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa gelsin, O’na katılsın. Zira O Mehdi’dir."(Ahir zaman Mehdisinin alametleri, Celalettin Suyuti, sf. 14)

Bediüzzaman Said Nursi Hz. Mehdi’nin Çıkacağı Şehirle İlgili Rivayetlerin Farklı Olmasına Açıklık Getirmiştir:

Bediüzzaman, son saltanat ve Halifeliğin merkezi İstanbul'da olduğu için Hz. Mehdi ile ilgili olayların da bu şehirde gerçekleşeceğini bildirmiştir. Bu konudaki farklı görüşleri de Risale-i Nur’da şöyle açıklamıştır:

“Şimdi, Hz. Mehdi gibi eşhasın (şahısların) hakkındaki rivayatın (rivayetlerin) ihtilafatı (farklılıkları) ve sırrı şudur ki: Ehadisi tefsir edenler (hadisleri açıklayanlar), metn-i ehadisi tefsirlerine (hadis metinlerindeki açıklamalarına) ve istinbatlarına (gizli manaları meydana çıkarmalarına) tatbik etmişler (uygulamışlar). Mesela: MERKEZ-İ SALTANAT o vakit Şam'da veya Medine'de olduğundan, vukuat-ı Hz. Mehdiyye veya Süfyaniyye'yi (Hz. Mehdi ve Süfyan ile ilgili olayları) MERKEZ-İ SALTANAT civarında olan Basra, Kufe, Şam gibi yerlerde tasavvur (düşünerek) ederek öyle tefsir etmişler (açıklamışlar).”(Sözler, s. 359)

Peygamberimiz'in hadislerini açıklayan İslam alimleri, o dönemlerde saltanatın merkezi Basra, Şam, Kufe gibi yerlerde olduğu için Hz. Mehdi ile ilgili olayların bu civarlarda gerçekleşeceğini düşünmüşlerdir. Ancak Bediüzzaman, son saltanat ve Halifeliğin merkezi İstanbul'da olduğu için Hz. Mehdi ile ilgili olayların da bu şehirde gerçekleşeceğini bildirmiştir. Değerli İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi bu ifadelerle, ahir zaman ile ilgili rivayet ve açıklamaların daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır.

Kaynak: http://hzmehdigelisalametleri.blogspot.com/

Blog sayfam: http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar

Video sayfam: http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.