İstediğin gerçekten böyle bir hayat yaşamak mı?

İstediğin gerçekten böyle bir hayat yaşamak mı? DİN
0,0
29.01.2013 10:25:04
A+ A-

Eğer bir insan cennetten bu dünyaya gelmişse, gözleri o muhteşem güzelliklere, göz kamaştıran insanlara, harika köşklere, muhteşem akan baldan ve sütten ırmaklara, o sevgi dolu bakışlara alışmışsa bu dünya ona nasıl gelir biliyor musun? Eğer bir insanın kalbi Allah aşkıyla doluysa ve etrafında Allah'tan bahseden tek bir insan yoksa o zaman nasıl kalabalıkların içinde aslında bambaşka bir hayat yaşar biliyor musun? İnsanlar tam anlamıyla gaflet içinde dalmış oyalanırken sürekli onları çekip çıkarmaya çalışmak, bu uğurda tüm ömrünü vefa etmek, hem de hiç tanımadığın insanlar için bunu yapmak nasıl bir duygu biliyor musun, yalnızca Allah için yaşamak nasıl şerefli bir hayat demek düşünebiliyor musun? 

Böyle bir hayat yaşarken gözlerini hırs bürümüş bir şekilde hayata sarılmış, bu çirkin dünyaya iyice bağlanmış insanlarla dolu etrafım. Dışarı çıktığımda içinden geçtiğim sokaklara bakıyorum, köhne binalara, eskilikten iyice kirlenmiş binalara. Sonra insanların yüzlerine bakıyorum, sapsarı, mutsuz, telaşlı yüzler, hüzünlü ve sıkıntılı bakışlar. Bir lokma ekmek için gün boyunca koşturan, çaresizlik içinde yaşam mücadelesi veren insanlar bunlar. Dolmuş kuyruklarında, emekli maaş kuyruklarında geçen koskoca bir ömür. Kapalı alışveriş merkezlerinde ceplerinde para olmadan gezen, sigara dumanı içinde oturup, kuru bir sandviç yiyen ve böyle bir hayatı güzel zanneden insanlar bunlar. Gerçek sevgiyi, aşkı, tutkuyu bilmeyen, sürekli rol yapan, yalan söyleyen, arkadan vuran, para için arkadaşını satan insanlar bunlar. Nerden kötülük geleceğini bilmediği için korku içinde yaşarken mutluluk taklidi yapan insanlar bunlar. Her türlü kötülüğün, pisliğin, kokuşmuşluğun içine batmışken böylesine boş ve amaçsız bir hayatı güzel zanneden insanlar bunlar. 

Peki neden böylesine korkunç ve zorlu hayatı güzel görüyorlar, neden pis caddelerde neşe içinde dolaşıp, küçük menfaatlerle mutlu olmaya çalışıyorlar biliyor musun? Cenneti hiç bilmiyorlar da ondan. Hayatı sadece böyle bir yaşamdan ibaret zannediyorlar da ondan. Bu dünyanın geçici bir imtihan yeri olduğunu, cennet ve cehennem için bir geçiş yeri olduğunu bilmiyorlar. Cenneti bir saniye görse dünyadan kaçmak istemeyecek tek bir insan var mı bu dünyada? Cennet sofralarında altın tepsilerde sunulan nimetlerden sadece birini yese, oradaki güzelliği bir kere görse, kadınların ve erkeklerin anlamlı bakışlarını, Allah aşkıyla nasıl muhteşem bir hayat sürdüklerini bir kere görse bu dünyaya dönmek isteyecek tek bir insan var mı bu dünyada? Cennet köşklerinden birine girse, cennet giysilerinden birini giyse gözleri kamaşmayacak, mutluluktan yüreği delicesine coşmayacak tek bir insan var mı bu dünyada? 

İşte bu güzellikleri bilmeyen, sonsuza kadar sürecek derin mutluluğu ruhunda hissedemeyen ve yalnızca bu dünyayı var zanneden insanlar böylesine kötü bir hayata ölesiye bağlanıyorlar. Oysa bu hayat yalnızca Allah için yaşanırsa güzel, yalnızca cennet umut edilirse güzel. Her güzellikten küçük bir parça görse cennetin bir ışıltısını görmüş gibi hissetmek güzel. Her kötülükte ve çirkinlikte cehennemin bir adım ilerde ve tüm uğultusuyla, azabıyla beklediğini bilmek, akıllı ve şuurlu bir hayat yaşamak güzel. Böyle kısacık bir hayatın sonunda aşkla yanıp tutuştuğum Allah'a kavuşmak ise hepsinden güzel. Yaşarken kaderimi yaşadığımı, Allah'ın hep dostum olarak yanımda olduğunu bilmek güzel. Küçük maddi zevklerden arınmış, derin manevi zevkleri tatmış bir ruhla yaşamak güzel. Yoksa böylesine boş ve amaçsız bir hayatı güzel zannedip bomboş bir hayat geçirmek, Allah'ı unutmak, böylesine kirli bir dünyaya tutkuyla bağlanmak yaşarken ölmek demek, farkında bile olmadan cehennemin kapısına doğru adım adım yaklaşmak demek. 

Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır, orada altın bileziklerle süslenirler, hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup-dayanırlar. (Bu, ) Ne güzel sevap ve ne güzel destek. (Kehf Suresi, 31)

Allah, kimi hidayete erdirirse, işte o, hidayet bulmuştur, kimi saptırırsa onlar için O'nun dışında asla veliler bulamazsın. Kıyamet günü, Biz onları yüzükoyun körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi sükun buldukça, çılgın alevini onlara arttırırız. (İsra Suresi, 97)



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.