İYYAKE...

İYYAKE... DİN
5,0
05.08.2013 22:14:16
A+ A-

 

 

"İyyake ne'budu ve iyyake nesteîn"

Her gün defalarca huzurunda söz veriyoruz, Rahman'ın bize Fatiha'da  öğrettiği şekilde.

İyyake na'budu( yalnız sana ibadet ederiz).

Ve iyyake nestein (yalnız senden yardım bekleriz)...

Bu özet ve namazı namaz eden mübarek surede  "iyyake." lafz-ı şerifine birkaç dakikamızı ayırmak istiyorum ben. .

Bu sığınışta ruhumuz  O'nun varlığına   "iyyake"  ile direk irtibatlandırılır.

Kelimede iyya (yalnızca)' ya bağlanan ke(sana) zamiri ile direk Rabbimiz kendisiyle konuşmamızın yollarını açmıştır bize.

Fatiha suresinin birden çok anlamlarından birisi, "kapıları açan" dır.Sığınışların en dolaysız olan kelimesini lutfetmiştir bizlere Rahman ki o tokmakla  kapıları çalıp duralım.

İyyake , iyyake.

 Her hakkıyla okuyuşta birbirinden farklı halimizin renkleriyle süsler, olgunlaştırır, demlendirir, şifa verir Fatiha.

Bitmeyen bir mürekkepten durmadan ve her okuyuşta kalbimize akan her bir damlasıyla O' na sığınmak için direk, doğrudan bir sığınışın istikametini hatırlatır "iyyake."

"Sadece sana ibadet eder ve sadece senden yardım dileriz."

Bu nasıl bir damla ki her defasında denizindeki kulluğa ait iksirlerinden şifalar damlatıyor kalplerimize.

 İçimize sığdırmaya çalışıp yüzümüze gözümüze bulaştırdığımız dünyayı siliyor,  temizliyor herşeyden önce.

Şirkten arındırıyor iyyake.

Gecenin sessizliğinde kalkıp kendisine fısıldadığımız derdimizi, kulluğumuzu  rekâatın her birinde yeniden sarsıyor bizi. Farketmeden nefsimizin içimize çektiği dünyayı "iyyake ..iyyake." tekrarlarıyla yeniden  kusturuyor bize. İçimizden çekip gitmesi dünyanın , "iyake" lafzının tüm içtenliği ile hissedilmesiyle alâkadar zira.

Şeytan kaçacak delik arar gibi.  Köşeye sıkışmış gibi.  Gün boyu  dünya hayâliyle aldattıktan sonra, bir Müminin tüm içtenliğiyle "iyyake." lerini zikrederken yorgun düşüp pes etmesi kaçınılmaz artık...

Şöhret, şan, para ve pul mu? Tüm bu putcuklar  "iyyake.."  sığınışıyla küçülüp yalan ve geçici oldukları koltuklarında kayboluveriyorlar.  Eşyanın yerli yerince görüntüsünü akıllara yansıtması,  yine " iyyake " samimiyetiyle paralel.

Bir şeye aitiz biz. Bir tek varlığa.

O'na. Bir olan Allah'a. Belki daha çok bu yüzden seviyoruz iyyake kelimesindeki samimiyeti..

İyyake'lerimiz bu yüzden daha bir gerçek, daha bir berrak ışıldamalı kalplerimizde, her bir zikredişimizle.

Bunca dağınıklığı kaldıramadık asırlardır. Zira bir varlığa aitiz tüm ruhumuzla. Kendisine sığınmamız için verdiği duygu yoğunluğumuzu tümüyle israf ettğimiz, dağıttığımız, serpiştirdiğimiz, işimiz,  gücümüz, evimiz, barkımız, eşimiz dostumuzdan çekip alarak " İyyake" lerimizi Rahman olana arzederek sükunet  buluyoruz.

Ne güzeldir son nefeste tüm samimiyetle "iyyake nabudu ve iyyake nestein" i tüm kalbimizle söyleyebilmek.

Samimi her duayı kabul edendir elbette Rahman, çünkü Sadiku'l Va'dil Haktır Allah.

Resulullah'ın (sas); "Nasıl yaşıyorsanız öyle ölürsünüz ve nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz" Hadis-i Şerif'indeki hakikati de hatırlayarak duamızı her tekrarlayışımızda "iyyake." lerimize samimiyet katmanın tam da vaktindeyiz.

Zira İmtihan mahallindeyiz...

 Öyleyse" iyyake"samimiyeti ve  istikameti içerisinde şaşırmadan, yalpalamadan bu sığınışın cennetî müjdeleri fısıldayan güzelliğine ihtiyacı olan ruhumuza hissettirmeliyiz.

Selametle kalınız.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.